Header Ads

Herkesin Bolivar'ı Kendine..

- YAZI: TURGUT TELLİ -
Birkaç ülkenin devlet başkanlığını yapmış, bir ülkeye adını vermiş (Bolivya), anayasalar hazırlamış, ulusların kaderine yön vermiş, sayısız savaşa girmiş, İspanyolların belası olmuş, günümüzde artık kült haline gelmiş bir özgürlük savaşçısı Simon Bolivar...

Norbert Rehrmann’ın ‘Simon Bolivar’ biyografisi, Güney Amerika’yı İspanyol egemenliğinden kurtararak Libertador (Kurtarıcı) unvanı almasına rağmen hayattayken kıtanın büyük kısmında bir diktatör olarak görülen ve her zaman kuşkulu gözlerle izlenen, her bakımdan ‘enteresan adam’ın yaşam öyküsüne farklı pencerelerden bakmamızı sağlıyor. Bolivar’ın “ancak dünyaya gözlerini kapadıktan sonra tarih sahnesinde parlayan, sıklıkla doğaüstü güçlere sahip, bir yıldıza” dönüştüğünün altını çizen Rehrmann, “Latin Amerika’nın kurtarıcısı”nı her bakımdan insani bir düzleme indirerek, içinde bulunduğu sosyal, politik, kültürel ortamı da oldukça başarılı bir şekilde yansıtarak işliyor.

Rehrmann, çok zengin bir Kreol aileye mensup -tam adıyla- Simon Jose Antonio de la Santisima Trinidad de Bolivar y Palacios’un, anne-babasını çocukken kaybetmesinin ruhunda yarattığı tahribattan başlayarak Avrupa’da geçirdiği günlere ve Napoleon hayranlığına kadar Bolivar’ı şekillendiren koşullara etraflı bir bakış sunuyor. Kadınlarla ve dönemin siyasetçileriyle ilişkileri, hiçbir zaman paraya tamah etmeyen kişilik yapısı yanında Bolivar’ın özellikle kitaplarla kurduğu ilişkiye vurgu yapıyor Rehrmann. Zira küçük yaştan itibaren büyük bir hevesle kitap okumaya kendisini kaptıran Bolivar’ın hiçbir zaman kaybetmediği bu alışkanlığı, çağdaşı tüm ‘büyük adamlar’dan daha farklı bir noktaya gelmesinde de temel etken.

Özellikle Aydınlanma filozoflarını iyi bilen Bolivar, bu fikirleri güçlü hitabetiyle aktarırken Güney Amerika’nın özgün koşullarına ‘uyarlamalar’ yapıyor. Bu çerçevede kimileri tarafından ‘liberal’ olarak değerlendirilirken, kimileri tarafından diktatörlük heveslisi biri olarak görülüyor. Aslına bakılırsa Rehrmann’ın kitabında en dikkat çekici noktalardan biri de işte bu, sistemli bir fikriyata sahip olduğu pek söylenemeyecek Bolivar’ın neredeyse her yöne çekilebilecek, her çevre tarafından kendilerinden birisi olarak görülmesini sağlayacak eklektik, pragmatik hareket tarzı.

Güney Amerika düşü
Bolivar’ın tüm yaşamı boyunca karakterinin ayrılmaz parçası olduğu anlaşılan ‘çelik iradesi’nin açık yansıması da yine daha gençlik yıllarından itibaren ortaya çıkıyor. Özellikle 1805 yılında yaptığı İtalya gezisinde, henüz 22 yaşındayken Monte Sacro’da ettiği yemine sadakatten asla taviz vermediği anlaşılıyor: “... atalarımın tanrısının, şerefimin, vatanımın üzerine ant içiyorum ki, İspanyol muktedirlerin bizi boyunduruk altında tutmak için kullandıkları zincirleri kırana dek bedenimin ve ruhumun huzura kavuşmasına izin vermeyeceğim.” Nitekim bu yeminden sekiz yıl sonra, 1813’te Venezüella’dan İspanyolları kovmasıyla “Libertador” olarak anılmaya başlanan Bolivar ömrünün sonuna kadar büyük düşü “birleşik bir Güney Amerika devleti kurma” yolunda mücadele edip duruyor. O ülkeden bu ülkeye, elinde kılıçla tüm Latin Amerika’yı dolaşan Bolivar’ın uğradığı hayal kırıklıkları, yaptığı stratejik hatalar, kimi konulara dair esas olarak sınıfsal kökeninden kaynaklanan çarpık bakışı, bitmez tükenmez biçimde şan ve şöhret peşinde koşması kitap boyunca son derece iyi şekilde işlenen konular.

Muhafazakârlardan sosyalistlere, liberallerden dindarlara, antiemperyalistlerden demokratlara ve otorite yanlılarına kadar herkesin farklı farklı şekillerde sahiplendiği Bolivar’ı, biyografisini okuyan okur da kendi meşrebince değerlendirecektir. Zira “Latin Amerika’yı Özgürlüğüne Kavuşturan Adamın Hayat Hikâyesi” askerî dehasından siyasi tavırlarına, insani özelliklerinden bir âşık olarak neredeyse Kazanova’yla yarışacak hal ve tavırlarına değişik okumalara son derece açık. Her durumda, Rehrmann’ın yazdığı biyografi İspanyollara karşı verdiği yıllarca süren mücadele sonunda Güney Amerika’yı sömürge olmaktan çıkararak dünyanın gidişatını değiştirdiği söylenebilecek Simon Bolivar’ı bütün yönleriyle ortaya koyan bir çalışma.

SIMON BOLIVAR
Norbert Rehrmann
Çeviren: Hulki Demirel
İletişim Yayınları
280 sayfa
19. 5 TL.


*ilk olarak Radikal Kitap'ta yayımlanmıştır.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.