DİSK, KESK, TTB ve TMMOB Yarın İş Bırakacak
DİSK, KESK, TTB ve TMMOB, Soma'daki katliamın sorumlularından hesap sormak için yarın iş bırakacak.
Konuya ilişkin yapılan açıklamada, "İşçi sağlığı ve güvenliğinin tamamen bir maliyet unsuru olarak görüldüğü ve maksimum karı elde etmek için en acımasız üretim süreçlerinde çalışmak zorunda bırakılan Soma'daki yüzlerce işçi kardeşimiz başından beri ölüme terk edilmişlerdir. Özelleştirme, taşeronlaştırma politikalarını sürdürenler, maliyet düşürmek için işçilerin hayatına kast edenler, onlara cesaret verenler, daha önceki madenci katliamlarını sözleriyle ve icraatlarıyla aklayanlar, iş güvenliği yasasıyla iş yerlerindeki denetimleri bile özelleştirenler Soma katliamının failidir ve hesap vermelidir" dedi.
Bugünkü eylemlere kitlesel olarak katılacaklarını açıklayan 4 örgüt, yarın saat 09.00'da tüm iş yerlerinde 3 dakikalık saygı duruşunda bulunduktan sonra iş bırakılacağını, ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müdürlükleri'ne yürüyeceklerini duyurdu.
Ayrıca yarın tüm halk siyah giyinmeye, siyan kurdele takmaya, evinin, iş yerinin balkonuna, aracına siyah bezler asmaya davet edildi.
"FAİL HÜKÜMET"Soma katliamı ile ilgili açıklama yapan DİSK, "Katliamın faili, daha önce madenlerde yaşanan iş cinayetleri sonrası, 'Güzel öldüler', "Bu mesleğin fıtratında ölüm vardır' diyerek yeni katliamları meşrulaştıran AKP hükümetidir" dedi.
Soma katliamının faillerinin özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarını hayata geçirenler olduğuna dikkat çeken DİSK, "Yıllarca kamu eliyle üretimin yapıldığı bu sahalar özel sektöre devredildikten sonra iş kazalarında patlama yaşanmıştır. 2002 yılından 2011 yılına kadar kömür madenlerindeki iş cinayetlerini yüzde 40 artış göstermenin nedeni özelleştirme, taşeronlaştırma sonucu TTK bünyesinde çalışan işçi sayısının üçte bir oranında azalmasıdır" diye belirtti.
DİSK'in açıklaması şöyle:
"Katliamın faili, çalışan işçi sayısını bilmeyen ancak 'İşletmede her türlü önlem alınmıştı' diye açıklama yapan zihniyettir.
Katliamın faili 15 yaşında çocuğun ölüm haberinin geldiği madenle ilgili 'mevzuata aykırı durum' olmadığını açıklayan Çalışma Bakanlığı'dır.
Katliamın faili, yapılan uyarılara rağmen Soma’da bu tür iş kazalarından kurtarılan işçilerin tedavisine dönük devlet tarafından yapılmış özel bir sağlık birimi kurmayanlar, hastanelerde yanık ünitesi açmayı 'maliyet' olarak görenlerdir.
Katliamın faili, iş sağlığı ve güvenliği yasasıyla bu alanı da özelleştiren, tüm uyarılarımıza rağmen bu alandaki denetim yetkisini bağımsız emek ve meslek örgütlerine vermeyi reddeden hükümettir.
Katliamın faili, daha önce madenlerde yaşanan iş cinayetleri sonrası, 'Güzel öldüler', 'Bu mesleğin fıtratında ölüm vardır' diyerek yeni katliamları meşrulaştıran AKP hükümetidir.
Katliamın faili, Soma'daki madenlerdeki iş cinayetlerinin araştırılması ile ilgili önergeyi 6 ay boyunca gündeme almayanlardır. Geçtiğimiz sene 9 iş cinayetinin yaşandığı Soma madenleriyle ilgili önergeyi 2 hafta önce reddeden AKP'li vekillerdir.
Katliamın faili, kömürün tonunun maliyetini 130 dolardan 23 dolara indirdiklerini övünerek anlatan işverendir. 130-140 dolardan 28 dolara indirilmiş maliyetin tamamı iş güvenliğine ilişkindir ve kömürün maliyeti işçi canıyla düşürülmüştür.
Taşeron çalıştırmayı yasaklamayan, madenleri yeniden kamulaştırmayan, iş güvenliği yasasını çöpe atıp tüm denetim yetkisini emek ve meslek örgütlerine vermeyenler, yeni katliamlar için yola devam ettiklerini ilan etmiş olacaktır.
DİSK ve DİSK’e bağlı sendikalar, işçi katillerini affetmemek, unutmamak ve hesap sormak için mücadeleyi yükselteceklerdir."
ENERJİ BAKANININ EMEKÇİLERDEN TANE DİYE SÖZ ETMESİTürk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu yazılı bir açıklama yaparak Soma’da meydana gelen olayı kınadı. Açıklamada, “Soma Maden Ocakları 2005 yılında rödovans karşılığı özelleştirilen maden ocaklarından biridir. Şirketin iş güvenliğine titizlikle uyan bir madencilik şirketi olduğu iddia edilmektedir. Madende o gün kaç işçinin çalıştığını bilemeyen, ocaktaki gaz oranını izleyemeyen, kamuoyuyla hiçbir bilgi paylaşamayan bu şirketin, teknolojiyi iyi kullanamadığı ve iş güvenliğini de uygulamadığı facianın sonuçlarından ortaya çıkmaktadır. Trafonun patlaması bile gerekli bakımın, testlerin, denetimin yapılmadığının ipuçlarını bizlere vermektedir. Çünkü yeraltında trafo patlaması sonucu meydana gelen yangınların ortama sızdırmayacak standartlara sahip olması gerekmektedir. Sadece bu bile ortada ciddi bir ihmalin olduğunu göstermektedir. Taşeron işçi çalıştırma yaygınlaşmış, bunun üzerine taşeronun taşeronu işçiler çalıştırılmış, iş güvenliği eğitimi bile almadan işçiler madenlere indirilmiş, sendikalı işçi sayısı azalmıştır. Madende yaşamını yitirenler arasında 15 yaşında bir çocuğun olması da; kaçak çocuk işçi çalıştırılması da bu denetimsizliğin en basit göstergesidir.” denildi.
Açıklamada hukukun yerini keyfiyetin aldığı, kişiye özel hukukun geliştirildiği, devletin istediği zaman denetim dışına çıktığı ancak hesap vermediği bir duruma geldiğine dikkat çekilerek şöyle denildi: “Kent topraklarının, suyunun, orman arazilerinin; madenlerinin, fabrikalarının satılıp kalkınma modeli olarak yutturulduğu bu son on iki yılda; hükümetin kalkınma modelinin sadece zenginler için ya da iktidara yakın yeni zenginler yaratılması için yapıldığı, bu modelde; emekçiye, yurttaşa, doğaya yer olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu ülkede insanın hiçbir değerinin olmadığı, enerji bakanının, yaşamını yitiren emekçilerden “tane” diye söz etmesiyle bir kez daha ortaya çıkmıştır. Demokratik ülkelerde böylesi olaylarda hükümetler düşer. Ama bizim gibi ülkelerde bakanların istifasını istemek bile yanlış bulunur. Biz yine de Çalışma Bakanı ve Enerji Bakanı sorumluluklarının gereğini yapmayarak böyle bir faciaya davetiye çıkardıklarından dolayı istifaya davet ediyoruz. Maden sahibi başta olmak üzere gerekli önlemleri almayan, görevini ihmal ederek bu faciaya yol açanların mutlaka yargılanmasını istiyoruz. Yargılanmalıdır ki; bir daha hiç kimse kar için insan hayatıyla oynamasın.”

YORUM YAZIN