Avrupa Basınında Bugün (24 Nisan 2014)
İngiltere Basını
Erdoğan'ın 1915 olaylarını "gayr-ı insani sonuçlar doğuran hadise" olarak nitelediğini hatırlatan Guardian'ın haberinde, "Erdoğan uzlaşmacı tonuna karşın, o dönemde yaşananların bugün Türkiye'ye karşı düşmanlık için kullanılmasını 'kabul edilemez' bulduğunu söyledi" ifadesi de yer aldı.
Erdoğan, Ermenice dahil dokuz dilde yapılan yazılı açıklamada, "20. yüzyılın başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz" demişti.
Guardian'a konuşan 2007'de suikast sonucu öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink, Erdoğan'ın mesajının "memnuniyet verici" olduğunu söylemiş. Orhan Dink, "Taziye mesajı çok önemli bir adım. Eğer Türkiye'de demokrasi inşa edilecekse bu konu en önemli mihenk taşlarından birisidir" demiş.
Erdoğan'ın mesajını geç kalınmış bir açıklama olarak yorumlayanların olabileceğini söyleyen Orhan Dink, "Önemli olan ilk adımın atılmış olması. Bu adım her iki toplumu da normalleşmeye götürecektir" diye de eklemiş.
Guardian ise haberinde, ABD'deki Ermeni diasporasının taziye mesajını 'duygusuz ve alaycı bulduğunu' da aktarmış.
Haberde Amerikan Ermeni Ulusal Komitesi'nin (ANCA), Türkiye'nin 1915 olayları ile ilgili tezini savunurken giderek yalnızlaştığına vurgu yapması da yer alıyor.
Komitenin açıklamasında, "Ankara sadece soykırım inkarını yeniden paketliyor. Türkiye gerçeği inkar etmeye devam ediyor ve Ermeni soykırımı konusunda adaletin yerine gelmesini engelliyor" ifadelerine yer verilmişti.
"Suriye istihbaratı El Kaide'ye sızdı"
Times gazetesindeki bir özel haberde ise Suriye istihbaratının Devlet Başkanı Beşar Esad'ın 'muhalifleri böl ve yönet' stretijisi kapsamında El Kaide'ye sızdıkları belirtiliyor.
Gazete, Şam rejiminin Irak ve Şam İslam Devleti (IŞID) militanlarına sahte kimlik verdiği ve onların gizlice Suriye'ye girebilmelerini sağladığı iddia ediliyor. Haberde ayrıca rejimin, İslami militanların savaştığı yerleri hedef almadığı vurgulanıyor.
Haberde, Esad'ın 'radikal İslamcılarla savaştığı' izlenimi oluşturabileceği belirtiliyor ve bunun İngiltere ve müttefiklerine sorun yaratabileceğinin altı çiziliyor.
Muhaliflera ait bir internet sitesinde yayımlanan Suriye Hükümeti'ne ait resmi bir belgeden bahsediliyor. Belgede rejimin Iraklı Şii militanlara sahte kimlik verdiği ve militanların da Suriye'ye girerek Irak ve Şam İslam Devleti'ne katıldığı kaydediliyor.
Şu anda Türkiye'de bulunan, Özgür Suriye Ordusu'nun üst düzey üyelerinden Samir Muhammed'in konuyla ilgili görüşlerine de yer verilmiş. Muhammed, "Bence rejim IŞID'i kontrol ediyor. Esad Batı'ya 'Suriye'de teröristlerle savaşıyorum' mesajını vermek istiyor" demiş.
Gazeteye konuşan Oklahoma Üniversitesi'nden Joshua Landis ise Esad'ın IŞID'ı yönettiğine inanmadığını söylüyor. Landis, muhalif gruplar arasındaki çatışmanın, son birkaç ay içinde Esad'ın başına gelen en güzel şey olduğunu belirtiyor.
'Bütün vücudunda delikler vardı'
Independent gazetesi ise Ukrayna'daki son gelişmelere sayfalarında geniş yer vermiş. Gazete, işkence yapılarak öldürülen Vladimir Rybak'ın eşi Elena Rybak'ın yaşadıklarına aktarıyor.
Gazetenin Donetsk muhabiri, Elena Rybak'ın kaybettiği eşiyle ilgili söylediklerini aktarmış:
"Ona yapılanlarla ilgili detaylara girmek istemiyorum. Ona bakınca ilk gördüğüm, vücudunda çok fazla delik olduğuydu."
"Öldüğünü öğrendikten sonra bile bir gün boyunca beklemem gerekti. Ortalık güvenli değildi. Sonra cesedi teşhis etmeye gittim. Yolda silahlı, sakallı adamlarla buluştuk. Sanırım Çeçenlerdi. 8-9 kontrol noktasından aranarak geçtik."
Elena Rybak'ın, 25 yaşındaki oğluna ne olduğunu söylediği ancak 13 yaşındaki kızının henüz bir şeyden haberinin olmadığı yazıyor.
Haberde, Rybak'ın birilerini suçlamaktan kaçındığı gözlemi yer alıyor. Eşinin yolsuzluğa karşı duran dürüst bir adam olduğunu söyleyen Rybak, sözlerine şöyle devam ediyor:
"Bu planlanmış bir şeydi. Son dakikada yapılan bir şeye benzemiyordu. Peki neden? Biriyle tartışmak böyle sonuçlanmaz. Neden olduğunu anlamak çok zor."
Rybak'ın ölü olarak bulunmasının ardından, Ukrayna'nın Geçici Devlet Başkanı Turçinov'un "Donetsk'i işgal eden teröristler çok ileri gittiler. Bu suçlar Rusya'nın desteğiyle işleniyor" dediği belirtiliyor.
Katalonya bağımsızlık referandumunda kararlı
Financial Times'da İspanya'nın özerk bölgelerinden Katalonya'nın bağımsızlık referandumu talebine ilişkin bir haber yer alıyor. Gazete, Katalonya Başkanı Artur Mas'ın, Katalanların kendi geleceklerini tayin edebilmelerine vurgu yaptığını belirtiyor.
Katalonya Başkanı'nın Kasım'da bağımsızlık referandumu için çağrı yapacağı belirtiliyor. Başkan Mas'ın bu çağrıdan vazgeçmeyeceği ifade ediliyor. Mas'ın şu ifadelerine yer verilmiş:
"Bu süreci durdurmayacağız. Eğer durdurursak ve bir seçenek sunmazsak, gerilim bölgeye hakim olacaktır."
Gazete, Katalonya Başkanı'nın İspanya ile uzlaşmaya açık olduğunu yazıyor. Ancak Başkan Mas'a göre, Madrid'deki yönetim neredeyse her taleplerini reddediyor.
İspanya hükümeti, Katalonya bağımsızlık talebinin Anayasa'nın 'devletin bölünmezliği' hükmünü ihlal ettiğini savunuyor. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un bu hafta Artur Mas'ı 'referandum planlarından vazgeçmesi' konusunda uyardığı bildiriliyor. Uyarıda, bağımsız Katalonya'nın Avrupa Birliği dışında kalacağı ve uluslararası kamuoyu tarafrından dışlanacağı belirtiliyor.
Uzmanlar, bağımsızlık referandumu yönünde bir girişimin mahkeme kararıyla engelleneceği yorumunu yapıyor.
Almanya BasınıNeues Deutschland gazetesi, Filistin'de rakip gruplar El Fetih ve Hamas'ın birlik hükümeti kurma kararı ışığında Filistin'de birlik beklentilerini ele alıyor:
“Filistin birliği hayali, Filistinlilerin kendi devletlerini kurmak için verdikleri mücadele kadar eski. Ama her ne kadar gelmiş geçmiş tüm Filistin liderleri birliğin gerekliliğinden dem vursa da, bu birliği kurmayı başaramadılar. Temel hedeflerine hâlâ ulaşamamış olmalarının önemli bir nedeni de bu. Ancak tek neden bu değil. Birlik gerçekten de görünüşte kolay, ama uygulamada zor ulaşılabilecek birşey… Arap liderler Filistin davasını hep en büyük öncelikleri olarak ilan etse de, bu davayı hep siyasî bir oyun hamuru gibi kullandılar. AB ve ABD de istenmeyen adam Hamas'a göz kırptığı an El Fetih'e sırt çevirdi, para musluğunu kapattı. İsrail de aynı nedenle tehditler yağdırıyor. Abbas, Haniye ve diğerlerinin bir kez daha fiyaskoya uğramamak dışında bir seçenekleri var mı?”
Magdeburg'dan Volksstimme gazetesi ise Ukrayna krizinin ardından AB ve doğulu partnerleri arasındaki ilişkileri irdeliyor:
“Almanya ve Fransa'nın dışişleri bakanları birlikte partner ülkeler Moldova ve Gürcistan'a gittiklerinde bu misyonun değeri daha da artıyor. Bu ortak ziyaretin bir zararı olmaz. AB ile ortaklık anlaşmasının Ukrayna'yı bir varlık krizine sürüklemesinin ardından eski Sovyet bölgelerinde Avrupa'ya yakınlaşmak daha da zorlaştı. Örneğin doğrudan AB'ye komşu olan Moldova'da durum zorlaşıyor. Sadece Rusya'nın himayesindeki Transdinyester nedeniyle değil. Ülke topraklarının geri kalan kısmı da hiçbir şekilde homojen değil. Gagavuz azınlık, kendi bölgesinde şubat ayında bir referandum düzenleyerek, ezici çoğunlukla Rusya ile bir gümrük birliği oluşturulması kararı aldı. Diğer Moldovalıların da Avrupa ile çok fazla yakınlaşma konusunda çekinceleri var. Şarap ve diğer yerel ürünlerin rekabet gücü yok. Dolayısıyla şimdi önemli olan, öncelikle küçük formatta bir başka Ukrayna krizi çıkmasını önlemek.”
Frankfurter Rundschau gazetesi ise Avrupa İstatistik Dairesi Eurostat'ın Euro Bölgesi'ndeki ekonomik duruma dair açıkladığı verileri analiz ediyor:
“Avrupalı politikacılar kutlama havasında. Euro Bölgesi malî yatırımcıların gözünde yeniden kredibiliteye kavuştu. Portekiz ve Yunanistan piyasalardan yeniden para çekebiliyor, faizler düşüyor. Peki herşey toz pembe mi oldu? Pek değil. Yatırımcıların kriz ülkelerine yeniden kredi vermesi, acil durumda Euro kurtarma şemsiyesi ya da Avrupa Merkez Bankası'nın devreye gireceğine duyulan güvene dayanıyor olsa gerek. Eğer bu tez doğruysa şu soru sorulabilir. Bu güvenlik mekanizmaları daha başından var olsaydı ne olurdu? Yanıtı kestirmek güç değil. O zaman Euro krizi bu boyutlara ulaşmazdı.”
Fransa BasınıLe Monde gazetesi Başbakan Erdoğan'ın önceki dönemlere göre daha uzlaşmacı bir tavır sergilediğini vurgulayarak, "Erdoğan ilk kez bu kadar açık bir şekilde bu dram hakkında konuştu" ifadesini kullandı.
OpinionWay araştırma şirketi tarafından Le Figaro için yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre eğer bugün cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılsa, Hollande ilk turu geçemeyecek. İlk turda Nicolas Sarkozy yüzde 29 oy alarak birinci, Marine Le Pen yüzde 25’le ikinci olacak. Cumhurbaşkanı Hollande ise sadece yüzde 19’luk bir oyla üçüncü sırada kalacak. Araştırmayı yapan şirketin uzmanları “İlk defa bir cumhurbaşkanı, anketlerde bu kadar zor durumda görülüyor ve Ulusal Cephe’ye bu kadar yüksek oy çıkıyor” yorumunu yaptı.Araştırma şirketinin ikinci turla ilgili senaryoları ise birden fazla. Eğer ikinci tura François Hollande ve Marine Le Pen kalırsa, oy oranları sırasıyla yüzde 54 ve yüzde 46 şeklinde olacak. Hollande yerine Sarkozy ikinci turda Marine Le Pen’le yarışırsa, bu durumda Sarkozy’nin oy oranı yüzde 67, Marine Le Pen’in ise yüzde 33 olacak. Son senaryo ise Hollande-Sarkozy karşılaşması. Bu durumda Sarkozy ikinci turda Hollande’ı yüzde 39’a yüzde 61 oyla ezip geçecek.
Yunanistan BasınıKathimerini gazetesine göre, Başbakan Antonis Samaras 2015'ten itibaren Yunanistan'ın borcunun geri ödemesini dışarıdan ekstra bir borçlanmaya gerek kalmadan yapabileceği mesajını verdi. Başbakan Samaras “2015'te sadece faiz dışı bütçe fazlamız olmayacak, bütçemizde finansal fazla da olacak. Bu, yeni borç almadan eski borçlarımızı kendi kendimize ödeyebileceğimiz anlamına geliyor. Bugün bunu yapabilen çok az Avrupa ülkesi var.” diye konuştu. Hükümetin hesaplamalarına göre, 2015'teki faiz dışı bütçe fazlası 5,9 milyar euro olacak. Borçların faizleri için yapılacak ödemeler ise azami 5,8 milyar euro civarında olacak.

YORUM YAZIN