Cumartesi Anneleri'nin 439. Buluşması: "Tüm Katliam Kurbanları İçin Ağladığınızda İnsan Olabilirsiniz"
Cumartesi Anneleri 439. kez Galatasaray Meydanı'nda buluştu. Bu haftaki eylemde 6 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır'ın Kulp İlçesi Çağlayan Köyü Deveboyu Mezrası'na düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Selim, Hasan ve Cezayir Örhan'ın kaybedilmesi ile ilgili dosya açıldı.
Eylemde ilk sözü 1994 yılında Mardin'de gözaltına alınarak kaybedilen Vecdi Avcıl'ın ağabeyi Behçet Avcıl aldı. Behçet Avcıl, Rojava'da yaşanan katliama dikkat çekti, "Rojava'daki 7'den 70'e herkesin benim için Vecdi'dir" dedi. Rojava'daki katliamda Türk devletinin parmağı olduğunu ifade eden Behçet Avcıl, Rojava'daki çeteleri Başbakan Tayyip Erdoğan'ın oraya yerleştirdiğini söyledi.
19 yıldır Vecdi Avcıl'ın cenazesinin peşinde olduklarını söyleyen Behçet Avcıl, 2 yıl önce kemiklere ulaştıklarını söyledi. Devletin kemiklerden ne istediğini soran Behçet Avcıl, "Bu yapılanlar hangi kitapta yazıyor. Allah 'Çocukları öldür' demiyor" dedi.
'CENAZELERİMİZİ VERMEYEN TERÖRİSTTİR'
Ardından sözü alan Cemil Kırbayır'ın ablası Fatma Kırbayır, Başbakan Erdoğan'ın televizyonda Mısırlılar için ağlamasını değerlendirerek, Başbakan'ın kendileri için de ağlamasını istedi. Kardeşi için Başbakan'dan iç hukuku işletmesini isteyen Fatma Kırbayır, "Cenazelerimizi vermeyenler teröristtir. Evren gibi olma" dedi.
Ardından Mehmet Selim Örhan'ın oğlu Adnan Örhan bir konuşma yaptı. Örhan, son 30 yılda bu ülkede yaşanan adaletsizliğin hiçbir haddi hesabı olmadığını söyledi.
Selim, Hasan ve Cezayir Örhan'ın 1994 yılında askerler tarafından gözaltına alınıp, kurşuna dizildikten sonra cesetlerinin yakıldığını ve 8 insan ile beraber toplu bir çukura gömüldüğü söyleyen Adnan Örhan, bu çukurdaki kemiklerin yıllar sonra bir çobanın tanıklığı ile ortaya çıktığını söyledi.
Çukurdan çıkan kemiklere DNA testi yapıldığını ve kemikleri almak istediklerini ifade eden Adnan Örhan, “Bir mezarımızın olmasını isterken, bize, kemiklerin kaybedildiği söylendi” dedi.
2 yıl boyunca bu sefer de kemikleri aramaya başladıklarını belirten Adnan Örhan, "Türk devleti bizden kemikleri sakladı" dedi. Adnan Örhan, daha sonra kemiklerin bir torbaya konularak, kimsesizler mezarlığına defnedildiğini öğrendiklerini söyledi.
KEMİKLER AYNI TORBAYA KONULDU
Adnan Örhan'ın ardından bu haftaki basın açıklamasını Nimet Tanrıkulu okudu.
Selim, Hasan ve Cezayin Örhan'ın 6 Mayıs 1994 günü Bolu Komando Tugayı tarafından Diyarbakır'ın Kulp İlçesi Çağlayan Köyü Deveboyu Mezrası'na baskın düzenleyerek gözaltına alındıklarını kaydetti.
Yaşanan gözaltı sonrası yapılan tüm girişimlere rağmen Selim, Hasan ve Cezayin Örhan'a ulaşılamadığını ifade eden Tanrıkulu, 2003 yılında Diyarbakır'ın Kulp İlçesi Bağcılar Köyü yakınlarında toplu mezar tespit edildiğini, İHD ve Örhan ailesinin başvurusu üzerine Savcılık tarafından 8 kişiye ait kemiklerin bulunduğu toplu mezar açıldığını söyledi.
Kimlikleştirme çalışması sırasında tüm kemiklerin Adlı Tıp Kurumu'nda bir torbaya konularak Kulp Savcılığı'na gönderilerek kaybedildiğini belirten Tanrıkulu, kaybolan kemiklerin Kulp'ta yine bir toplu mezara gömüldüğü ortaya çıktığını ifade etti.
'KATLİAM KURBANLARI İÇİN AĞLADIĞINIZDA İNSAN OLABİLİRSİNİZ'
Cezayir Örhan'ın Mısır'da katledilen 17 yaşındaki Esma ile aynı yaşta kaybedildiğini vurgulayan Tanrıkulu, "Onu katledenler bugün itibariyle devlet görevlileri olarak biliniyor ve cezasızlık zırhı ile korunuyor" dedi.
Tanrıkulu, "Unutmayın yalnız Esma için değil, tüm katliam kurbanları için ağladığınızda insan olabilirsiniz" diyerek sözlerini sonlandırdı. (etha)

YORUM YAZIN