Çemişgezek'teki Toplu Mezar Kazıları Devam Etmeli
Çemişgezek'teki toplu mezardan çıkartılan Ali Yıldız'ın cenazesi, 25 Şubat'ta İstanbul'da toprağa verilecek. Yıldız ailesi, avukatları ve adli tıp uzmanları, kazı çalışmasının devam ettirilmesini istiyor. Ayrıca, ölümün nasıl gerçekleştiği konusunda Adli Tıp Kurumu'nu açıklama yapmaya davet ediyor.
Çağdaş Hukukçular Derneği ve Adli Tıp Uzmanları Derneği, PKK'lı Ali Yıldız ve Neşirvan Yasinoğlu'nun cenazelerinin bulunduğu Dersim'in Çemişgezek ilçesindeki toplu mezarın açılma süreci hakkında açıklama yaptı.
İstanbul Barosu'ndaki basın toplantısına 66 gün ölüm orucu yaparak mezarın açılmasını sağlayan Ali Yıldız'ın ağabeyi Hüsnü Yıldız, Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik, TAYAD'dan Mehmet Güvel, ÇHD İstanbul Şube Başkanı Avukat Taylan Tanay, Adli Tıp Uzmanları Derneği'nden Dr. Ümit Üniver ve bağımsız bilirkişi heyetinde yer alan Dr. Mehmet Ali Malkoç katıldı.
İki dernek adına açıklama yapan Avukat Tanay, süreç hakkında bilgi verdi, "12/13 Ağustos 2011 tarihinde Çemişgezek'de yapılan toplu mezar kazılarında 15 insan kalıntısına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu 14 insanımızın kimliklendirme çalışmasını tamamladı. DNA eşleştirmesi için yapılan 5 başvuru sonucunda toplu mezardan çıkarılan iki insanımızın Ali Yıldız ve Neşirvan Yasinoğlu olduğu tespit edildi" dedi.
'ÖLÜM NASIL GERÇEKLEŞTİ?'
Toplu mezarın başta Hüsnü Yıldız tarafından sürdürülen 66 günlük ölüm orucu eylemi olmak üzere oluşturulan demokratik kamuoyu baskısı ile açıldığını belirten Avukat Tanay, şunları söyledi: "Ailelerimiz tam 15 yıl önce yitirdikleri yakınlarının cenazelerine kavuştular. Ancak yalnızca DNA karşılaştırması yeterli görülerek saptanan diğer bulguların paylaşılmaması, DNA sonuçlarını bildiren bir evrakla ölünün yakınlarına teslimi ile yetinen bir çalışmanın, toplu mezarların açılması ve bu toplu ölümlerdeki devlet sorumluluğunun kamuoyu önünde tartışılıp yargısal makamlar önünde soruşturulması ve kovuşturulması, toplu mezarları yaratanlardan hesap sorulması gibi temel amaçlarımızı gerçekleştirmekten uzak olduğu bilinmelidir"
TOPLU MEZARLAR İÇİN ÖNERİLER
Çemişgezek'te kazı çalışmasının devam etmesini ve ölüm işleminin nasıl gerçekleştiğine dair Adli Tıp Kurumu'nun bir çalışma yapmasını isteyen Avukat Tanay, toplu mezarlara ilişkin şu önerilerde bulundu:
"Ülkemizde geniş bir coğrafyaya yayılmış olan toplu mezarların ortaya çıkarılabilmesi için adli ve idari yetkililer konuya hassasiyetle yaklaşmalı, toplu mezar ihbarında bulunan kayıp yakınları ve görgü tanıklarına herhangi bir baskıya maruz kalmayacakları güvencesi verilmeli. Toplu mezar iddiası bulunan yerler mezarlar açılıncaya kadar korumaya alınmalı. Toplu mezar açma, kanıt toplama, kimliklendirme gibi bütün süreçler başta kayıp yakınları ve insan hakları örgütleri olmak üzere ilgili kişi ve kurumların denetim ve gözetimine açık olmalıdır. Mezar açma işlemlerinde BM tarafından kabul edilmiş olan Minnoseta Otopsi Protokolü'nün öngördüğü kurallar uygulanmalıdır. Açılan toplu mezarlardan çıkarılan cesetler sadece kimliklendirme için değil insan hakları ihlalleri açısından da yeniden değerlendirilmelidir."
MİNNESOTA UYGULANSIN
Basın toplantısına katılan adli tıp uzmanları doktorlar Mehmet Ali Malkoç ve Ümit Üniver de, Çemişgezek'teki toplu mezar çalışmasının usulüne uygun bir şekilde gerçekleştiğini ancak diğer toplu mezar süreçlerinde gerekli hassasiyetin gösterilmediğini belirtti. Adli Tıp uzmanları, toplu mezar açılmasında Minnesoto Protokolü'ne uygun davranılmasını istedi.
'BURUK BİR SEVİNÇ'
Ali Yıldız'ın ağabeyi Hüsnü Yıldız, mezarın açılmasına katkısı olan başta TAYAD'lı aileler ve Dersim halkı olmak üzere herkese teşekkür etti. Buruk bir sevinci yaşadığını söyleyen Yıldız, "Kardeşimden geriye kemikler kalsa da, mezarı orada kalmadı" dedi.
'CENAZELERİMİZİ ONLARA BIRAKMADIK'
TAYAD'dan Mehmet Gürel de, toplu mezarda yaşananları "faşizm" uygulamaları olarak tanımladı, "Bu süreç, mücadele edilmeden bir şeyin kazanılmadığını gösterdi. Bedel ödeyerek, mücadele ettik ve cenazelerimizi onların elinden aldık" diye konuştu.
Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik de, kayıp yakınlarını, cenazelerine ulaşıncaya kadar kaybettiklerine dair "acaba yaşıyor mu?" duygusunu hep taşıdığını hatırlattı, "Ali Yıldız, aile için şimdi yaşamını yitirdi. Bu nedenle o bulduğumuz için buruk bir sevinç yaşıyoruz" dedi.
Tekstil işçisi Tekin Yıldız'ın aranması sürecini hatırlatan Avukat timtik, "O zaman da savcılar harekete geçmedi. TAYAD'lı aileler, kendilerini gerekli araçları kazı alanına götürüp savcıyı çağırmıştı. Bugün de ailelerin mücadelesi ile bu mezar açıldı. Ancak daha o mezarlarda, ailelerine kavuşmayı bekleyenler var. Onlar için de gereken mücadeleyi sürdüreceğiz" diye konuştu.
haber: etha
Çağdaş Hukukçular Derneği ve Adli Tıp Uzmanları Derneği, PKK'lı Ali Yıldız ve Neşirvan Yasinoğlu'nun cenazelerinin bulunduğu Dersim'in Çemişgezek ilçesindeki toplu mezarın açılma süreci hakkında açıklama yaptı.
İstanbul Barosu'ndaki basın toplantısına 66 gün ölüm orucu yaparak mezarın açılmasını sağlayan Ali Yıldız'ın ağabeyi Hüsnü Yıldız, Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik, TAYAD'dan Mehmet Güvel, ÇHD İstanbul Şube Başkanı Avukat Taylan Tanay, Adli Tıp Uzmanları Derneği'nden Dr. Ümit Üniver ve bağımsız bilirkişi heyetinde yer alan Dr. Mehmet Ali Malkoç katıldı.
İki dernek adına açıklama yapan Avukat Tanay, süreç hakkında bilgi verdi, "12/13 Ağustos 2011 tarihinde Çemişgezek'de yapılan toplu mezar kazılarında 15 insan kalıntısına ulaşıldı. Adli Tıp Kurumu 14 insanımızın kimliklendirme çalışmasını tamamladı. DNA eşleştirmesi için yapılan 5 başvuru sonucunda toplu mezardan çıkarılan iki insanımızın Ali Yıldız ve Neşirvan Yasinoğlu olduğu tespit edildi" dedi.
'ÖLÜM NASIL GERÇEKLEŞTİ?'
Toplu mezarın başta Hüsnü Yıldız tarafından sürdürülen 66 günlük ölüm orucu eylemi olmak üzere oluşturulan demokratik kamuoyu baskısı ile açıldığını belirten Avukat Tanay, şunları söyledi: "Ailelerimiz tam 15 yıl önce yitirdikleri yakınlarının cenazelerine kavuştular. Ancak yalnızca DNA karşılaştırması yeterli görülerek saptanan diğer bulguların paylaşılmaması, DNA sonuçlarını bildiren bir evrakla ölünün yakınlarına teslimi ile yetinen bir çalışmanın, toplu mezarların açılması ve bu toplu ölümlerdeki devlet sorumluluğunun kamuoyu önünde tartışılıp yargısal makamlar önünde soruşturulması ve kovuşturulması, toplu mezarları yaratanlardan hesap sorulması gibi temel amaçlarımızı gerçekleştirmekten uzak olduğu bilinmelidir"
TOPLU MEZARLAR İÇİN ÖNERİLER
Çemişgezek'te kazı çalışmasının devam etmesini ve ölüm işleminin nasıl gerçekleştiğine dair Adli Tıp Kurumu'nun bir çalışma yapmasını isteyen Avukat Tanay, toplu mezarlara ilişkin şu önerilerde bulundu:
"Ülkemizde geniş bir coğrafyaya yayılmış olan toplu mezarların ortaya çıkarılabilmesi için adli ve idari yetkililer konuya hassasiyetle yaklaşmalı, toplu mezar ihbarında bulunan kayıp yakınları ve görgü tanıklarına herhangi bir baskıya maruz kalmayacakları güvencesi verilmeli. Toplu mezar iddiası bulunan yerler mezarlar açılıncaya kadar korumaya alınmalı. Toplu mezar açma, kanıt toplama, kimliklendirme gibi bütün süreçler başta kayıp yakınları ve insan hakları örgütleri olmak üzere ilgili kişi ve kurumların denetim ve gözetimine açık olmalıdır. Mezar açma işlemlerinde BM tarafından kabul edilmiş olan Minnoseta Otopsi Protokolü'nün öngördüğü kurallar uygulanmalıdır. Açılan toplu mezarlardan çıkarılan cesetler sadece kimliklendirme için değil insan hakları ihlalleri açısından da yeniden değerlendirilmelidir."
MİNNESOTA UYGULANSIN
Basın toplantısına katılan adli tıp uzmanları doktorlar Mehmet Ali Malkoç ve Ümit Üniver de, Çemişgezek'teki toplu mezar çalışmasının usulüne uygun bir şekilde gerçekleştiğini ancak diğer toplu mezar süreçlerinde gerekli hassasiyetin gösterilmediğini belirtti. Adli Tıp uzmanları, toplu mezar açılmasında Minnesoto Protokolü'ne uygun davranılmasını istedi.
'BURUK BİR SEVİNÇ'
Ali Yıldız'ın ağabeyi Hüsnü Yıldız, mezarın açılmasına katkısı olan başta TAYAD'lı aileler ve Dersim halkı olmak üzere herkese teşekkür etti. Buruk bir sevinci yaşadığını söyleyen Yıldız, "Kardeşimden geriye kemikler kalsa da, mezarı orada kalmadı" dedi.
'CENAZELERİMİZİ ONLARA BIRAKMADIK'
TAYAD'dan Mehmet Gürel de, toplu mezarda yaşananları "faşizm" uygulamaları olarak tanımladı, "Bu süreç, mücadele edilmeden bir şeyin kazanılmadığını gösterdi. Bedel ödeyerek, mücadele ettik ve cenazelerimizi onların elinden aldık" diye konuştu.
Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik de, kayıp yakınlarını, cenazelerine ulaşıncaya kadar kaybettiklerine dair "acaba yaşıyor mu?" duygusunu hep taşıdığını hatırlattı, "Ali Yıldız, aile için şimdi yaşamını yitirdi. Bu nedenle o bulduğumuz için buruk bir sevinç yaşıyoruz" dedi.
Tekstil işçisi Tekin Yıldız'ın aranması sürecini hatırlatan Avukat timtik, "O zaman da savcılar harekete geçmedi. TAYAD'lı aileler, kendilerini gerekli araçları kazı alanına götürüp savcıyı çağırmıştı. Bugün de ailelerin mücadelesi ile bu mezar açıldı. Ancak daha o mezarlarda, ailelerine kavuşmayı bekleyenler var. Onlar için de gereken mücadeleyi sürdüreceğiz" diye konuştu.
haber: etha

YORUM YAZIN