Cumartesi Anneleri'nin 403. Buluşması: Çeteler Korundukça Gerçek Adalete Ulaşılamaz
Cumartesi Anneleri, 403. kez Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Ahmet Kalpar'ın dosyasını açıklayan kayıp yakınları, Urfa Siverek'te yaşanan katliamların Bucak Aşireti, jandarma, valilik, emniyet ve savcıların işbirliğinde gerçekleştirildiğini belirtti, sorumluların yargılanmasını istedi.
Oturma eyleminde ilk sözü, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun aldı. Tosun, "Artık hikayemizi anlatmak istemiyorum, duymayan kalmadı. Tek duymayan siyasi iktidarlardır" dedi.
10-17 Aralık'ın İnsan Hakları Haftası olduğunu hatırlatan Tosun, haftaya gözaltı ve tutuklamalarla girildiğini söyledi. Kayıplarını bulana, sorumluları yargılayana kadar Galatasaray Meydanı'nda oturmaya devam edeceklerini vurgulayan Tosun, herkesi, kardeşlik, barış ve insan hakları için mücadele etmeye, Galatasaray Meydanı'na çağırdı.
"Biz mezarlarımızı, kayıplarımızı, kemiklerimizi arıyoruz" diyen Nihat Aydoğan'ın eşi Halime Aydoğan, eşinin, isimlerin de verdiği korucular tarafından vurulduğunu söyledi. Katliamın, dönemin Midyat Jandarma Karakolu Komutanı'nın gözleri önünde yapıldığını kaydeden Aydoğan, "Eşimi öldürdükten sonra götürüp gömdüler, halen bize yerini dahi söylemediler" dedi. Aydoğan, koruculara seslendi: "Bari eşimin kemiklerinin yerini açıklayın."
Şimdi bu görevi AKP'nin devraldığını kaydeden Ocak, şöyle devam etti: "Şimdi de AKP'nin yalan ve hileleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Geçen hafta Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'na ifade veren Mehmet Ağar, 'kurduğumuz muhteşem bir sistem var ve hale sürüyor' dedi. Evet geçmişteki faili meçhullerden, gözaltında kayıplardan, gözaltında işkence ve tecavüzlerden sorumlu olanlar, yargılananların hepsi bir bir aklandı, terfi edildi. Bölgede yaşanan savaşın yanı sıra, sınır boylarında da gizli açık çete üyelerinin eliyle savaş kışkırtılıyor. Patriotlar için NATO askerleri, yabancı askerler Türkiye'ye getiriliyor. AKP iktidarı eliyle yeni savaşlar, yeni katliamlar ve acılar üretiliyor."
Kalpar'dan bir daha haber alınamadığını, ailenin yaptığı başvurulara ise "böyle biri gözaltında yok" yanıtının verildiğini söyleyen Şahin, Kalpar'ın, Bucak Aşireti, jandarma, valilik, emniyet ve savcılık işbirliğinde kaybedildiğini kaydetti.
Urfa Siverek'teki tüm kayıplardan Bucak Aşireti'nin sorumluğu olduğunu ifade eden Şahin, Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından 13 Ağustos 1997'de hazırlanan Susurluk Raporu'nda Bucak Aşireti ile devlet ilişkilerinin belgelendiğini söyledi.
Devlet raporlarıyla da belgelenen bu suç örgütlerinin üzerindeki "yargılanamaz, cezalandırılamaz" hükmü devam ettikçe, gerçek adalete ulaşılamayacağına dikkat çeken Şahin, Kalper'in kaybedilmesinden, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar başta olmak üzere dönemin tüm yetkililerinin sorumlu olduğunu kaydetti.
Şahin, tüm illegal yapılanmalar açığa çıkartılıp yargılanıncaya kadar Galatasaray Meydanı'nda oturmaya devam edeceklerini söyledi.
Cumartesi Anneleri, 404. hafta aynı yerde buluşmak üzere eylemlerini sona erdirdi. (etha)
Oturma eyleminde ilk sözü, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun aldı. Tosun, "Artık hikayemizi anlatmak istemiyorum, duymayan kalmadı. Tek duymayan siyasi iktidarlardır" dedi.
10-17 Aralık'ın İnsan Hakları Haftası olduğunu hatırlatan Tosun, haftaya gözaltı ve tutuklamalarla girildiğini söyledi. Kayıplarını bulana, sorumluları yargılayana kadar Galatasaray Meydanı'nda oturmaya devam edeceklerini vurgulayan Tosun, herkesi, kardeşlik, barış ve insan hakları için mücadele etmeye, Galatasaray Meydanı'na çağırdı.
"Biz mezarlarımızı, kayıplarımızı, kemiklerimizi arıyoruz" diyen Nihat Aydoğan'ın eşi Halime Aydoğan, eşinin, isimlerin de verdiği korucular tarafından vurulduğunu söyledi. Katliamın, dönemin Midyat Jandarma Karakolu Komutanı'nın gözleri önünde yapıldığını kaydeden Aydoğan, "Eşimi öldürdükten sonra götürüp gömdüler, halen bize yerini dahi söylemediler" dedi. Aydoğan, koruculara seslendi: "Bari eşimin kemiklerinin yerini açıklayın."
'AKP, YENİ SAVAŞLAR, ACILAR VE KATLİAMLAR ÜRETİYOR'Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak, yıllardır Galatasaray Meydanı'ndan yükselttikleri adalet talebinin gelen geçen iktidarlar tarafından şiddet ve baskı ile bastırılmaya çalışıldığını söyledi.
Şimdi bu görevi AKP'nin devraldığını kaydeden Ocak, şöyle devam etti: "Şimdi de AKP'nin yalan ve hileleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Geçen hafta Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'na ifade veren Mehmet Ağar, 'kurduğumuz muhteşem bir sistem var ve hale sürüyor' dedi. Evet geçmişteki faili meçhullerden, gözaltında kayıplardan, gözaltında işkence ve tecavüzlerden sorumlu olanlar, yargılananların hepsi bir bir aklandı, terfi edildi. Bölgede yaşanan savaşın yanı sıra, sınır boylarında da gizli açık çete üyelerinin eliyle savaş kışkırtılıyor. Patriotlar için NATO askerleri, yabancı askerler Türkiye'ye getiriliyor. AKP iktidarı eliyle yeni savaşlar, yeni katliamlar ve acılar üretiliyor."
TÜM İLLEGAL YAPILAR AÇIĞA ÇIKARILIP, YARGILANINCAYA KADARHaftanın açıklamasını Meral Şahin yaptı. DEP Siverek İlçe Örgütü üyesi olan Ahmet Kalpar'ın, 7 Aralık 1993 tarihinde, Bucak Aşireti mensubu Osman Kaçak ve yanındaki silahlı, yüzü maskeli iki kişi tarafından "Sedat Ağa seni çağırıyor" denilerek kaçırıldığını hatırlattı.
Kalpar'dan bir daha haber alınamadığını, ailenin yaptığı başvurulara ise "böyle biri gözaltında yok" yanıtının verildiğini söyleyen Şahin, Kalpar'ın, Bucak Aşireti, jandarma, valilik, emniyet ve savcılık işbirliğinde kaybedildiğini kaydetti.
Urfa Siverek'teki tüm kayıplardan Bucak Aşireti'nin sorumluğu olduğunu ifade eden Şahin, Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından 13 Ağustos 1997'de hazırlanan Susurluk Raporu'nda Bucak Aşireti ile devlet ilişkilerinin belgelendiğini söyledi.
Devlet raporlarıyla da belgelenen bu suç örgütlerinin üzerindeki "yargılanamaz, cezalandırılamaz" hükmü devam ettikçe, gerçek adalete ulaşılamayacağına dikkat çeken Şahin, Kalper'in kaybedilmesinden, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar başta olmak üzere dönemin tüm yetkililerinin sorumlu olduğunu kaydetti.
Şahin, tüm illegal yapılanmalar açığa çıkartılıp yargılanıncaya kadar Galatasaray Meydanı'nda oturmaya devam edeceklerini söyledi.
Cumartesi Anneleri, 404. hafta aynı yerde buluşmak üzere eylemlerini sona erdirdi. (etha)
YORUM YAZIN