Cumartesi Anneleri'nin 515. Buluşması: 'Sevdiklerimizin Kemiklerini İstiyoruz'
Kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, 515. haftada Galatasaray'da bir araya geldi. Bu haftaki eylemde İstanbul Küçükbakkalköy'de gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Maksut Tepeli'nin akıbeti soruldu.
NE OLMUŞTU?
25 yaşındaki Maksut Tepeli 2 Şubat 1984 tarihinde İstanbul Küçükbakkalköy'de bir arkadaşının evine gitti. Tepeli, polisin evde karakol kurduğunu fark edip uzaklaşmaya çalışırken, polis tarafından vuruldu ve gözaltına alındı. Hastaneye götürülmek yerine önce evde, sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. Şubede işkenceli sorguya tabi tutuldu. Gördüğü ağır işkence sonucu koma halinde hastaneye kaldırılan Tepeli, yaşamını yitirdi. Tepeli'nin bedeni kaybedildi, ailesinin bilgisi dışında nüfus kütüğüne "öldü" kaydı düşüldü.
Eylemde ilk sözü alan Av. Ercan Kanar, Salı günü TBMM'ye getirilecek olan "İç Güvenlik Yasa Tasarısı"na dikkat çekti. Kanar "Daha hesabı verilmemiş, akıbeti açıklanmamış kayıplar dururken bu yasa tasarısıyla yeni yargısız infazların önü açılmak isteniyor. Bu bir savaş tasarısıdır" şeklinde konuştu.
AKP'nin kendi güvenliğini sağlamak için böyle bir yasa tasarısını getirdiğini kaydeden Kanar, "Bu yasa tasarısının amacı insanların ifade, örgütlenme özgürlüğünü, muhaliflerin yaşama hakkını ortadan kaldırmaktır" dedi.
Tasarının onaylanmaması için siyasi parti, sendika ve meslek odalarına çağrı yapan Kanar, "Bu yasa tasarısıyla Kürt sorununda kolektif ve bireysel hakları ortadan kaldırmak istiyorlar. Mutlaka engel olmalıyız" dedi.
'HER BİR KEMİK BİR DELİL OLACAKTIR'
Eylemde, Maksut Tepeli'nin eşi Şehriban Tepeli Erdoğan'ın, Cumartesi Anneleri'ne gönderdiği mektup okundu.
Aile olarak 31 yıldır Maksut'u aradıklarını belirten Şehriban Tepeli, "Şimdi ise zaman aşımından dolayı davanın düşürüldüğünü öğrendik. Bu nasıl adalettir? İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçun zaman aşımı olur mu?" diye sordu.
Kayıp yakınlarının acılarının zamanla bitmediğini söyleyen Şehriban Tepeli, "Acımız daha da katmerleşti. Ceset olmayınca yas bitmiyor. Biz devlet yöneticilerinden sevdiklerimizin kemiklerini istiyoruz. Ama sizler o kemiklerden bile korkuyorsunuz. Çünkü onların her bir parçası belki o karanlık hücrelerde onlara yaptığınızı insanlığa gösterecekler, her bir kemik bir delil olacaktır" ifadelerini kullandı.
'DOSYA, CEZASIZLIK ZIRHIYLA BEKLETİLİYOR'
İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına açıklama yapan Sevil Turgut da, ailenin ve İHD avukatlarının ısrarlı takibi ile 2003 yılında Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı'nın yeniden soruşturma başlatıldığını belirtti.
Uzun uğraşlar sonucu Tepeli'nin ölümü ile ilgili düzenlenen belgelere ulaşıldığını kaydeden Turgut, "Maksut’u işkenceyle öldüren polislerin kimliklerinin tespit edildiği ama sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın polisler hakkında takipsizlik kararı verdiği de açığa çıktı" dedi.
Hukukun işletilmediğini ifade eden Turgut, "31 yıldır Maksut'un mezarı gizleniyor. 31 yıldır Maksut’u kaybedenler korunuyor. 31 yıldır Maksut Tepeli dosyası cezasızlık zırhıyla arşivde bekletiliyor" dedi.
(etha)
foto: yarın

YORUM YAZIN