Af Örgütü: 'Erdoğan'a Hakaret Gerekçesiyle Tutuklanan Onur Kılıç Derhal Serbest Bırakılmalı'
Aktivist Onur Kılıç, Ocak ayındaki bir eylem sırasında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ ettiği gerekçesiyle 13 Şubat’ta tutuklandı. Kovuşturma devam eder ve suçlu bulunursa dört yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir.
Siyasi aktivist Onur Kılıç 11 Ocak’ta, okullardaki zorunlu dini eğitim derslerine karşı bir eyleme katıldı. Eylem sırasında ‘hırsız katil Erdoğan’ sloganı attığı iddiasıyla 12 Şubat’ta gözaltına alındı ve 13 Şubat’ta tutuklandı. Onur, ‘cumhurbaşkanına hakaret’i dört yıla kadar hapisle cezalandıran Türk Ceza Kanunu’nun 299. Maddesi uyarınca kovuşturmayla karşı karşıya. Madde, kovuşturmanın devam edebilmesi için Adalet Bakanı’nın iznini gerektiriyor. Uluslararası Af Örgütü’ne konuşan Onur Kılıç’ın avukatı, 17 Şubat’ta tutuklama kararına itirazda bulunacağını açıkladı.
Uluslararası Af Örgütü, 299. Madde altındaki kovuşturmaların, Türkiye’nin de taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 19. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi tarafından koruma altına alınan ifade özgürlüğü hakkını ihlal ettiğine inanmaktadır. Uluslararası Af Örgütü, bu madde çerçevesindeki tüm kovuşturmaların düşürülmesi ve maddenin yürürlükten kaldırılması çağrısında bulunmaktadır.
Onur Kılıç’ın gözaltına alınmasından bu yana, en az iki kişinin daha, Edirne ilinden Kadir Yavaş ve Manisa ilinden Şafak Kurt’un da 299. Madde gereğince tutuklandığı belirtilmiştir. Onur Kılıç’ın gözaltına alınmasını protesto etmek üzere eylemlere katılan Kadir Yavaş ve Şafak Kurt’un aynı sloganı attığı iddia edilmiştir. Uluslararası Af Örgütü, Kadir Yavaş’ın 16 Şubat’ta serbest bırakıldığını öğrenmiştir.
Yetkilileri Onur Kılıç’ı derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakmaya çağırıyoruz ve Adalet Bakanı’ndan Onur Kılıç’ın kovuşturmasına onay vermemesini talep ediyoruz. Bireylerin fikirlerini barışçıl bir şekilde ifade edebilmesi için 299. Madde altındaki tüm tutuklamaların ve kovuşturmaların sona erdirilmesi çağrısında bulunuyoruz.
Dilekçemizi imzalayarak destek verebilirsiniz.
EK BİLGİ:
İfade özgürlüğü hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi ve Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 19. Maddesi ile güvence altına alınmıştır. Türkiye her iki sözleşmeye de taraftır. Uluslararası insan hakları hukuku uyarınca ifade özgürlüğüne getirilebilecek sınırlamalar üç aşamalı katı gerekliliklere uymalıdır: yasalarda öngörülmüş olmalı; ulusal güvenlik, kamu düzeni veya başkalarının hakları veya itibarına saygı gibi belirli amaçlarla sınırlı olmalı; ve bu amaçlardan birinin gerçekleştirilmesi için gerekli ve orantılı olmalıdır.
Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin uygulanmasını izleyen BM İnsan Hakları Komitesi, 34 numaralı Genel Yorum’unda “devlet ve hükümet başkanları gibi en üst siyasal konumda bulunanlar dâhil olmak üzere kamuda tanınan herkesin meşru olarak eleştiriye ve siyasal muhalefete tabi olması gerekir. Dolayısıyla, Komite, bu tür konularda getirilen lese majeste , desacado, yetkili makama saygısızlık, bayrak ve sembollere saygısızlık, devlet başkanına hakaret ve kamu görevlilerinin onurunun korunması gibi yasal düzenlemeler konusundaki kaygılarını dile getirirken, yasaların salt eleştiriye konu olan kişilerin kimlikleri nedeniyle daha ağır cezalar içermemesi gerektiğini belirtir. Taraf Devletler ayrıca ordu veya idare gibi kurumların eleştirilmesine de yasak getirmemelidir” diye belirtmiştir.
http://www.acileylem.org.tr/eylem-detay.php?q=215#sthash.o0Bbzd2B.dpuf

YORUM YAZIN