Header Ads

CHP 17 Aralık Tapelerinin İmhasına Karşı TBMM'ye Dilekçe Verdi: 'İmha Suçtur'


Eski bakanları Yüce Divan’a göndermeyerek yargılanmalarını engelleyen Meclis Soruşturma Komisyonu’nun Başkanı Hakkı Köylü ve AKP'li üyeler, yasal tapeleri imha etmekte ısrarlı. Muhalefet ise Genel Kurul son kararını vermeden bunun yapılamayacağını vurguluyor. CHP'nin Meclis Soruşturma Komisyonu üyeleri İzmir Milletvekili Rıza Türmen, İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü ve İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, TBMM Meclis Başkanlığı ile Komisyon Başkanlığı'na tapelerin silinmemesi için dilekçe verdi. Komisyonun bu iletişim tespit tutanaklarını imha ile görevli bir meWcii olmadığı belirtildi ve infazın durdurulması istendi. İmhanın yapılmasının suç olacağı vurgulandı.

TBMM 05.05.2014 tarihli 84. Birleşiminde "Ekonomi Eski Bakanı Mehmet Zafer Çağlayan, İçişleri Eski Bakanı Muammer Güler, Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen Bağış ile Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar Hakkında Kurulan Meclis Soruşturması Komisyonu (9/8)"nun kurulduğu ve ve bu komisyonun 09.07.2014 tarihinde çalışmaya başladığının anlatıldığı dilekçedeki detaylar şöyle:

"Söz konusu komisyonun 05.01.2015 tarihli toplantısı sonrası Komisyon Başkanı Hakkı Köylü, soruşturma evrakları içerisindeki tapelerin imha edileceğini açıklamıştır. Bu kararını ise tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasındaki iletişimin kayda alınamayacağına dair CMK’nun 135(3). maddesine dayandırmıştır. Komisyon üyeleri de benzer açıklamalar yapmışlardır. Her şeyden önce Soruşturma Komisyonunun raporu soruşturmayı sonlandıran bir işlem değildir. Nihai kararı verecek olan TBMM Genel Kuruludur. Genel Kurul kararını verirken delillerin hukukiliğini de değerlendirecektir. Komisyon ancak görüşünü kaleme alırken söz konusu tapelerin CMK 135’e aykırı olduğunu raporuna yazabilir. Bu nedenle rapor Genel Kurulda görüşülmeden tapelerin imhası, Türk Ceza Kanununda üst sınırı 7,5 yıl hapis cezası olarak yaptırıma bağlanan, Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281. Madde) suçunu oluşturacaktır.

Ayrıca, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun artık istikrar kazanan görüşüne göre, tanıklıktan çekinme hakkı olanlar arasındaki konuşmalar, her ikisi de suç şüphesi altında ise delil olarak kullanılabilecektir. Olayımızda da hem bakanlar hem de çocukları suç şüphesi altında olup sıfatları şüphelidir. Nitekim tüm soruşturma ve kovuşturma süreçlerini bağlayan YCGK, 03.06.2014 tarihli, E:2013/10-62, K:2014/302 ve 19.02.2013 tarihli, E:2011/5-137, K:2013/58 no lu kararlarında, ilgili değerlendirmelerini '…Aksi halde; tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişilerin, aynı suçu birlikte işlemelerinin kanun koyucu tarafından himaye edildiği sonucuna ulaşılır ki bunun kabulü de mümkün değildir…' cümlesi ile bitirmiştir.

Bu vesile ile bilinmelidir ki, haklarında soruşturma komisyonu kurulan bakanlar hakkında Genel Kurul, Yüce Divan’a sevk kararı vermese ya da Yüce Divan’da yapılacak yargılama sonucu beraat etseler bile bu imha işlemine karar verenler için TCK 281.maddedeki Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu varlığını koruyacaktır. Tapelerin hukuk dışı bir dinleme sonucu yapıldığı kabul edilse bile, bu işlemi gerçekleştirenler hakkında yapılacak bir soruşturmada kullanılacak delillerin de ortadan kaldırılması söz konusudur. Kaldı ki, bu tip derhal imha işlemleri kolluğa yüklenmiş bir görevdir. Yani kolluğun anlık bir imhası söz konusu olmalıdır. Oysa olayımızda uzunca bir süre geçmiştir, tüm geçirilen aşamalarda imha işlemi yapılmamıştır. Zira her iki tarafta şüpheli konumundadır. Ki bu şüphelilik konusu, genel kurulun soruşturmaya izin kararıyla da teşvik edilmiştir.

Öte yandan henüz hazırlık soruşturması aşaması tamamlanmamıştır. Bu aşamada delillerin yok edilmesi hali ortaya çıkacaktır. Komisyon bu iletişim tespit tutanaklarını imha ile görevli bir mercii de değildir. İlgili kararın infazından vazgeçilmesini bir kez daha hatırlatıyoruz."

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.