Davutpaşa Davası 6. Yılında: "Adalet İstiyoruz"
31 Ocak 2008'de Zeytinburnu Davutpaşa'da bir maytap atölyesinde meydana gelen patlamada 21 işçi hayatını kaybetmişti. İşçi yakınları Bakırköy Adalet Sarayı’nda görülen 18. duruşması öncesinde biraya gelerek basın açıklaması yaptı. Aileler, adalet istediklerini ve sorumluların yargılanması gerektiğini belirtti.
Adalet arayan işçi aileleri, Bakırköy Adalet Sarayı önünde basın açıklaması düzenledi. Aileler; Davutpaşa’yı unutmadık, unutturmayacağız’, ‘Sorumlular yargılansın’, ‘Adalet istiyoruz’ dövizleri ve pankartları açtı. Grup ‘İş kazası değil bu bir cinayet’, ‘Davutpaşa’yı unutma, unutturma’, ‘Bütün sorumlular yargılansın adalet istiyoruz’ şeklinde slogan attı.
Adalet isteyen aileler adına açıklama yapan ve kazada eşini kaybeden Arzu Cesur, 6 yıldır ve 17 duruşmadır, adil bir yargılamanın gerçekleşmesi ve bütün sorumluların yargılanabilmesi için çabaladıklarını söyledi.
Cesur, “Patlamanın meydana gelmesinde, bina sahibinden, BEDAŞ’a, İSKİ’ye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, Zeytinburnu Belediyesi’nden, İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Valiliği’ne, Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan, işverene kadar hepsi birinci dereceden sorumludur. Eksiksiz bütün sorumlular yargılansın diye buradayız.” ifadelerini kullandı.
Adalet isteklerinin bir arada olunduğu sürece güçleneceğini belirten Cesur, “Sorumluların hepsinin yargılanmadığı ve gerekli caydırıcılıkla cezalandırılmadığı her dava, kamuoyu tarafından binlerle, milyonlarla, vicdan ayaklanmasıyla taraf olunmayan her dava , iş cinayetlerinde sorumluluğu olanların fütursuzluğunu teşviktir. Biliyoruz ki sesimiz güçlendikçe duyulur, görülür olacağız. Biliyoruz ki suskunlaşmış vicdanlara sesimiz güçlendikçe ulaşacağız. Biliyoruz ki adalet isteğimiz sen de yanımızda olduğun sürece güçlenecek.” dedi.
Grup, yapılan basın açıklamasının ardından Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 18. duruşmasına girdi.
MAHKEME İTİRAZLARA RAĞMEN BİLİRKİŞİ RAPORUNU KABUL ETTİDuruşmada söz alan avukatlar, bilirkişi raporuna itirazlarını sundu. Ailelerin avukatları adına Av. Güldem Demir, yazılı dilekçe sunarken, ayrıca söz alarak, yeni bir bilirkişi heyeti atanarak yeni bir rapor hazırlanmasını istedi. İdare mahkemelerinde açılan davalarda Zeytinburnu Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, BEDAŞ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın sorumluluklarının tespit edildiğini hatırlatan Av. Demir, Danıştay kararında bu kurumların görevini savsakladığının belirtildiğini kaydetti.
Av. Azmi Doğan ise bilirkişi raporunun mevzuat dikkate alınmadan hazırlandığını, mevzuattan kaynaklı sorumlulukların tespit edilmediğini belirtti. Doğan, kamu kurum temsilcilerinin raporda aklandığını söyledi.
Av. Gökhan Küçük de raporda kamu kurumu yetkililerinin denetim yükümlülüğünün görülmediğine işaret ederek, "Müfettişler gitseydi o iş yerine mühür vuracaktı" dedi. Küçük, raporda kusuru olmadığı iddia edilen kamu görevlilerinin neden sorumlu olmadıklarının hukuksal olarak açıklanmadığını dile getirdi.
Raporu sanıklar ve avukatları da kabul etmezken, Cumhuriyet Savcısı Tarık Fırat rapora itirazının olmadığını söyledi.
Tüm itirazlara rağmen mahkeme heyeti raporu oy birliği ile kabul etti.
'CEZALANDIRILMAZSA İŞ CİNAYETLERİ DEVAM EDECEK'Ardından esasa ilişkin beyanlar alındı. Her iki tarafın avukatları süre talep ederken, söz alan aileler tüm sorumluların cezalandırılmasını istedi. İdris Çabuk, "6 yıl geçti, iş kazaları kurumlar işini yapmadığı için devam ediyor. Daha dün 3 vatandaşımızı kaybettik. Gerekli cezaları vermezsek görevi ihmalden dolayı daha çok insanımızı kaybedeceğiz" diye konuştu. Ailelerin beyanlarının ardından savcı mütalaasını sundu.
Zeytinburnu Belediyesi'ni 3/10, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, BEDAŞ ve Çalışma Bakanlığı'nı 1/10 kusurlu bulan ilk bilirkişi raporunu dikkate almayan savcının mütalaasını, ailelerin kabul etmediği ikinci bilirkişi raporunu esas alarak hazırladığı görüldü.
BELEDİYE GÖREVLİLERİNE 15 YILA KADAR HAPİS İSTEMİBuna göre, savcı Tarık Fırat, Zeytinburnu Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü'nde görevli sanıklar Feruz Kutsal, Rüstem Tekin, Şevket Yıldırım, Hatice Küçükakyüz ve Şevket Kırna'nın mevzuattan kaynaklı gerekli işlemleri ve denetimleri yapmadıklarını belirterek, "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek"ten ayrı ayrı cezalandırılmalarını istedi. Savcı aynı zamanda TCK'nı "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır" hükmünü düzenleyen 44/1 ve "Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise kişi üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünü düzenleyen TCK''nın 85/2 maddelerinin işletilmesini istedi.
Savcı Fırat, bina sahipleri Remzi Koçyiğit ve Resul Koçyiğit'in de binadaki noksanlıkların patlamanın boyutunu arttırdığı ve kiracılarının yaptığı işleri denetlemediği gerekçesiyle yine "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek"ten ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti.
BELEDİYE BAŞKANI'NIN DENETİM GÖREVİ YOK!Patlamanın yaşandığı iş yerinde işçi olarak çalışan sanık Hasan Altay'ın beraatini talep eden savcı, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul eski Bölge Müdürü Atakan Tanış için de beraat talep etti. Savcı Fırat, 30 Mart seçimlerinde yeniden Zeytinburnu Belediye Başkanlığına seçilen Aydın'la ilgili, ikinci bilirkişi raporuna atıf yaptı. Savcı, ruhsat ve denetim işleri için ilgili memurları görevlendirdiği gerekçesiyle Belediye Başkanı'na "denetim eksikliği"nden dolayı kusur bulunamayacağını savundu.
Duruşma esasa ilişkin beyanların ve savunmaların alınması ve mahkeme heyetinin karar vermesi için 14 Temmuz 2014 tarihine ertelendi.
(etha/cihan)

YORUM YAZIN