Header Ads

DİSK: "Yolsuzluğa Batmış İşçi Düşmanı AKP'ye Oy Yok"


"Yolsuzluğa batmış işçi düşmanı AKP'ye oy yok" diyen DİSK Genel Başkanı Kani Beko, oylarını emek ve demokrasiden yana adaylara vereceklerini duyurdu. Beko, "Kamucu, toplumcu, demokratik, katılımcı, halkçı, emekten yana bir yerel yönetim istiyoruz" dedi.

DİSK Yönetim Kurulu ve Başkanlar Kurulu, AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan'ın yolsuzluk ve rüşvet skandalları, yerel seçimler ve "DİSK Örgütlenme Seferberliği" konusunda basın toplantısı düzenledi.

DİSK Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan Genel Başkan Kani Beko, seçimlerin AKP'nin planladığı gibi sonuçlanmasının "gerici, baskıcı, otoriter, sermaye yanlısı, emek düşmanı politikaların şiddetlenmesi" anlamına geleceğine işaret etti.

YAPTIKLARI YAPACAKLARININ TEMİNATI
AKP'nin yaptıklarının yapacaklarının teminatı olduğunu söyleyen Beko, şöyle devam etti: "Siyasi iktidar ne zaman bir 'ekonomik paket', 'istihdam paketi' açsa sermaye için yağma, işçi sınıfı için daha fazla işsizlik, açlık ve yoksulluk getirmiştir. Siyasi iktidar ne zaman 'işçilere müjde' dese aslında sermayeye müjde vermiş kıdem tazminatını ortadan kaldırma girişiminde bulunmuş, taşeron zulmünü ve kölece çalıştırmayı yasallaştırmanın hesaplarını yapmıştır. Siyasi iktidar ne zaman kadınlardan bahsetse, bu ilköğretim çağındaki çocukların okullarından alınıp çocuk gelin yapılması, kadınların toplumsal yaşamdan tecrit edilmesi, çalışan kadınların eve hapsedilmesi ve emek sömürüsünün artırılması anlamına gelmiştir. Siyasi iktidar ne zaman 'demokrasi paketi' açsa hapishaneler dolmuş, sansür yaygınlaşmış, gençlerimizin sokak ortasında işkenceyle katledildiği devlet terörü destan olarak anılmıştır. Siyasi iktidar ne zaman 'barış' dese 'Kürt sorununun demokratik çözümü'nü kastetmemiş, aksine yeni savaş yöntemleri geliştirilmiş, halklar arasında yeni karakollar ve duvarlar örülmüş, savaş uçaklarıyla bu ülkenin çocukları katledilmiş, silah yüklü tırlarla komşu ülke halklarına ölüm taşınmıştır."

BELEDİYECİLİK PİYASAYA AÇILDI, HALKA KAPATILDI
AKP'nin yerel yönetim anlayışının ise "kentsel rantı ve kamu kaynaklarını sermayeye dağıtmak, kamu hizmetlerini piyasalaştırmak ve piyasalaşan hizmetleri taşeron şirketler aracılığı ile sunmak" olduğunu ifade eden Beko, ekledi: "Piyasaya açılan belediyecilik halka kapatılmıştır."

YOLSUZLUK SKANDALLARI GÖSTERDİ Kİ...
Beko, "Son günlerde ortaya çıkan yolsuzluk skandalları da göstermektedir ki tüm büyükşehirler başta olmak üzere yerel yönetimleri ve rant akışını tek merkezden kontrol altında tutan, bu sayede dolar milyarderliğine terfi eden kişi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi.

İŞÇİ SINIFININ AKP'YE VERECEK OYU YOK
DİSK Genel Başkanı Beko, AKP'ye neden oy vermeyeceklerini şöyle açıkladı:

"AKP'ye oy vermek demek, yerel yönetimlerdeki 450 bin taşeron işçisinin asgari ücretli köleliğinin sürmesi, halkın kaynaklarının yandaş taşeron firmalara aktarılması demektir. AKP'ye oy vermek demek, 'kentsel dönüşüm' adı altında işçilerin yaşadıkları ortamlardan uzaklaştırılması, kendi ellerimizle yarattığımız yaşam alanlarının sermaye için konut, iş merkezi, AVM olarak pazarlanması demektir. AKP'ye oy vermek demek, haklarımızdan vazgeçip bir paket makarnaya, bir çuval kömüre razı olmak demektir. AKP'ye oy vermek, daha çok kar etme mantığı ile sunulan kamu hizmetlerinin daha pahalı, niteliksiz ve erişilmez olması demektir.

AKP'ye oy vermek demek, hizmetlerin siyasi görüş, etnik köken, mezhepsel farklılık, inanç ayrımı gözetilerek sunulması, yani halkın bölünmesi demektir. AKP'ye atılan her oy kadınların, engellilerin ve yaşlıların kent yaşamına katılabilmesi için atılabilecek adımların piyasa yasalarına, kar-zarar hesaplarına kurban verilmesidir. AKP'ye oy vermek demek, su havzalarına, ormanlara, parklara tüm doğal kaynaklara ve ortak alanlara dikilen inşaatlar demektir; yani temiz havamızın, güneşimizin ve suyumuzun çalınmasıdır. AKP'ye oy vermek demek, bu yolsuzluk, yoksulluk ve zulüm düzenine onay vermek demektir."

'SİGORTAMIZ SOKAKLAR'
Yerel seçimleri iktidardan hesap sorulmasının bir vesilesi olarak gören Beko, ancak AKP'den sadece sandıkta hesap sormanın yetersiz olacağını dile getirdi. Beko, ekledi: "Sermayenin yağma ve talan politikalarına, bu yolsuzluk düzenine karşı en sağlam sigortamız Türkiye halklarının sokaklardan yükselen itirazlarıdır."

Beko, yerel yönetimler ekseninde sürdürecekleri mücadele başlıklarını açıkladı. Buna göre, DİSK'in gündeminde tüm belediyelerde taşeronlaştırmaya son verilmesi, işçilere kölece çalışmayı dayatan yasal düzenlemelerin ortadan kaldırılması, belediye çalışanlarının sendikal hakları, elektrik, su, doğalgaz kullanımının asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olması, işe ve okula geliş gidiş saatlerinde ulaşımın parasız olması, kentsel dönüşüm projeleri adı altında işçilerin kent dışına sürülmesine son verilmesi, halkın onaylamadığı projelerin durdurulması, kadınların çalışma yaşamına katılımı ve kreş, bakımevleri gibi olanaklardan faydalandırılması, ev işlerinin toplumsallaştırılması, su kaynaklarının korunması ve temiz içme suyu, suyun ticarileştirilmesine son verilmesi, yeşil alanların arttırılması, tarım arazilerinin imara açılmasının yasaklanması, halkın yönetime katılması gibi talepler bulunuyor.

Kani Beko, "Yolsuzluğa batmış işçi düşmanı iktidar partisine asla oy verilmemelidir. Emeğin talep ve beklentilerini benimseyen, demokrasiden yana, toplumsal eşitlik, dayanışma ve barış yanlısı adaylara destek verilmelidir" diye konuştu.

DİSK ÖRGÜTLENME SEFERBERLİĞİ BAŞLATIYOR
Beko, DİSK'in bu talepler için sokakta mücadeleye devam edeceğini bildirirken, aynı zamanda bu süreci bir örgütlenme seferberliği süreci olarak yaşayacaklarını duyurdu. Beko, şu bilgileri verdi: "Bir yandan 'AKP'ye oy yok' çağrımızı tüm işyerlerinde yaygınlaştıracağız; bir yandan da örgütlenmemizi büyütmek için adımlar atacağız. Bu hedef doğrultusunda semtler, duraklar, pazar yerleri, sokaklar, meydanlar ve tabi ki işyerleri 'Sendikalı ol, DİSK'li ol' çağrısıyla yankılanacaktır. Bölge temsilciliklerimizin sayısı artırılacak ve çeşitli pilot bölgelere yönelik yoğun bir seferberlik başlatılacaktır. 19 işkolunda faaliyet gösteren 20 sendikanın çatısı olan konfederasyonumuzun örgütlü olmadığı 2 işkolunda da örgütlenmesi temel hedeflerimizden biridir."

'TURBUN BÜYÜĞÜ BAŞBAKAN'IN HEYBESİNDEYMİŞ'
DİSK Genel Başkanı Beko, aynı zamanda Türkiye halklarının saray kavgalarında ve çete savaşlarında yönetilmek istenmediğini belirterek, "Her gün ortaya çıkan yeni deliller açıkça gösteriyor: Bir avuç azınlık Türkiye işçi sınıfı tarafından yaratılan değerler üzerinde tepiniyor. Ve bu azınlık bizi kirli savaşlarının seyircisi ve figüranı yapmak istiyor. Artık yeter! Bizim ekmeğimizin, bizim alınterimizin, bizim geleceğimizin, bizim haklarımızın üzerinde tepişmelerine seyirci kalamayız" dedi.

1 milyon TL'den "3-5 kuruş" diye bahsedenlerin; 30 milyon Euro'ya "küçük bir miktar" diyenlerin, asgari ücretliye simit hesabı yaptığını hatırlatan Kani Beko, "Dün Bakanların oğlunun bir ayakkabı kutusundan çıkan 10 bin asgari ücrete öfkelenmiştik; oysa turbun büyüğü Bakanların değil Başbakan'ın heybesindeymiş. 2 milyon 800 bin asgari ücretlinin bir aylık maaşını bir günde sıfırlamaya çalışan, bunun için devletin kriptolu telefonlarını kullanan bir Başbakan tarafından yönetilmek istemiyoruz" dedi.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.