Header Ads

CHP'den "Sığınma Evi Kadınları" Raporu: "Ayaklarına Zincir Taktı, Ölesiye Dövüp Her Gün İşkence Yaptı"


CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu, Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki sığınma evlerini ziyaret ederek, sığınma evlerinin fiziki özellikleri, kadın ve çocukların durumuyla ilgili yazılı bir rapor hazırladı. Türkiye’nin dört bir yanındaki sığınma evlerinde yaşayan 23 kadınla yapılan görüşmeler ve incelemeler sonucunda hazırlanan raporda; ayaklarına zincir takılan, kıskançlıktan camlarına duvar örülen, ‘kapıyı geç açtığı’ için ölesiye dövülen, burunları kesilen kadınların hikâyeleri aktarıldı.

CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, İstanbul Milletvekili Ayşe Eser Danışoğlu, Balıkesir Milletvekili Nedret Akova ve PM Üyesi Gül Çiftçi’nin yer aldığı ziyaretlerde yapılan incelemeler sonucu, ortaya ürkütücü sonuçlar çıktı.

Raporda kadınların ekonomik bağımsızlıklarını elde edememesi ve eğitim olanaklarından yararlanamamasının şiddeti doğurduğu belirtiliyor. Ayrıca sığınma evinde kalan kadınların genel durumuna bakıldığına kadına yönelik şiddetin yaşının olmadığı görülüyor. Görücü usulüyle, kaçarak ya da küçük yaşta evlendirilen kadınlar daha çok şiddet görüyor.

Dayağa bahane çok
28 yaşında. 9 yıldır evli. 1 aydır sığınma evinde kalıyor. 7 yaşında bir oğlu var. Eşi çalışmıyor. Şiddet 4 aylık hamileyken başlamış ve devam etmiş. “Kapıyı neden geç açtın? Senin yüzünden işten çıkarıldım!” gibi bahanelerle eşinin şiddet uyguladığını belirtiyor. Devlet tarafından koruma kararı çıkarıldı. Boşanmak istiyor.

Anne babasıyla görüşmüyor
15 yaşından beri haftada 3 kez diyalize giriyor. Bekar. Hiç evlenmedi. 4 aydır sığınma evinde kalıyor. 6 kardeşi var. Annesiyle babası kendisine ve 9 yaşındaki kız kardeşine sürekli şiddet uyguluyordu. Polise şikayet edince daha çok şiddet görmeye başladılar. Ailesi ile görüşmek istemiyor.

Ayaklarına zincir taktı
37 yaşında, 11 senelik evli. Eşinin uyguladığı şiddet ilk olarak kıskançlık nedeniyle başladı. Öyle ki eşi, karısının ayağına zincir taktı ve zinciri sadece tuvalete gitmesi için açtı. Kıskançlıktan camlara duvar ördü. Kadın 6 aydır sığınma evinde. Boşanmak istiyor.

Üç kız kardeş birlikte sığındı
Üç kız kardeş birlikte sığınma evinde kalıyorlar. Anne, baba ve ağabeyi tarafından şiddet gördükleri için buraya başvurmuşlar. Anneleri kızlara hakaret edince kavga çıkmış ve üniversiteye giden kızını boğmaya kalkmış. Kız kardeşler, jandarmayı arayıp sığınma evinde kalmaya başlamış. Şikâyeti geri almaları için aileleri birkaç kez aramış ancak kızlar şikâyeti geri çekmek istemiyorlar.

İşkenceden hapiste
24 yaşında. Evli ve 3 çocuklu. 2 aydır sığınma evinde. 6 yıldır evli. İnşaat işçisi olan eşi ile görücü usulü evlendirildi. Eşi hemen her gün şiddet uyguladı. Burnuna ve gözüne şiş sokarak işkence yaptı. Bıçakla, burnunu kesip, ellerinin ayaklarını bağlayıp işkence yaptığı için 2 aydır cezaevinde. Ailesi genç kadına destek oluyor.

Sonuç bölümü
CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu, raporun sonuç bölümünde şiddete uğrayan kadınların ortak bir profilini çizdi:

- Ekonomik bağımsızlığını elde edemeyen kadınlar, bağımlılık ilişkisi nedeniyle aile içi şiddetten uzaklaşamamaktadır.

- Kadınların eğitim olanaklarından yararlanamaması, şiddeti doğurmaktadır.

Sığınma evinde kadınların genel durumuna bakıldığında şiddetin yaşının olmadığı görülmektedir. 15 yaşında ya da 60 yaşında kadınlar şiddet görmektedir.

- Aile zoruyla evlendirilen, çocuk veya genç yaşta evlendirilen, ya da ailenin izni olmadan kaçarak evlenen kadınlar şiddet görmektedir.

- Ailenin, ‘girdiğin yerden kefeninle çıkarsın’ anlayışı, kadının gidecek bir yeri olmayışı, ailenin şiddet gören kadına kol kanat germemesi şiddeti doğurmaktadır.

- Ülkemizin kanayan en büyük toplumsal yarası olan çocuk gelinlerin olması şiddet ortamına zemin hazırlamaktadır.

- Evliliği, yaşam döngüsünün ana unsuru gören zihniyet, dini gelenekler ve tabulaştırılmış cinsellik, ahlak ve namus anlayışı, eğitim alanında kadın, erkek ayrımı anlayışında; şiddeti, tacizi meşru kılan, cezasını kalıplar nedeniyle hafifleten yargıçlar, aile bütünlüğünü korumayı görev edinen adli kolluk, yaş büyütmeye muvafakat eden aile, yargıç ve noterler, resmi nik?hsız imam nik?hı kıyan, fetvalar veren din görevlileri, rızası vardır diyen bilirkişiler, ruh sağlığı yerindedir raporu veren adli tıp görevlileri, kamu görevlilerinin tümünün, bakış açısını geliştirecek, insan(kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı, LGBT, engelli, farklı kimlik) hakları konusunda ayrımcılık yapmayan zihinsel dönüşüm ve aşama getirecek anlayışın yerleşmesini sağlayacak programlar yapılması, ilköğretim çağlarından itibaren de bu anlayışı yerleştirecek eğitimlerin müfredata konması en köklü çözüm olacaktır.

(dha/taraf)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.