Selahattin Demirtaş: "Derdi Paralel Yapıyı Tasfiye Etmek Değil, Yolsuzluk Operasyonunun Önüne Geçmek"
Barış ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, grup toplantısında yaptığı konuşmada, "İktidara gelmemizi istemiyorlar. Bugünlerde bazı siyasi partilerin seçim bürosu önünde yaşanan tartışmaların partimiz ile ilişkilendirilmesinin nedeni budur" dedi.
Demokratik bir seçim istediklerini söyleyen Demirtaş, "Hiçbir partiye hiçbir adaya karşı kirli bir tezgahın içinde olmadık olmayız. Biz ucuz bir parti değiliz. Ne geçmişte ne de gelecekte kendimizi kulllandırtmadık, kullandırtmayız. Parti gençliğimiz de son derece bilinçli, örgütlüdür" diye konuştu.
MHP DİKKATLİ OLMALIBDP Eş Başkanı provokasyon uyarısı yaptı, "MHP'nin de dikkatli olması lazım. Bilsinler ki BDP'nin bu kirli taraklarda bezi yoktur. Bu şekilde davranarak asıl faillerin de üzerine örtüyorlar" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ifadelerini de eleştiren Demirtaş, "Dikkat edin hükümet sözcüsü dahil olmak üzere tüm bu dolaylı provokasyonları partimizle ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Birileri sosyal medyadan parti teşkilatlarımıza saldırı hazırlığı yapıyor" diye konuştu
Bu hafta kitlesel ölümlere neden olan trafik kazalarını hatırlatan Demirtaş, AKP Hükümeti'nin ulaşım politikasını eleştirdi. Demirtaş, yolcu taşımacılığının yüzde 98'nin karayoluyla yapıldığını belirterek, cumhuriyetin kuruluşunda yapılan 12 bin kilometrelik demiryoluna neredeyse bir kilometre bile eklenmediğini kaydetti. Demiryolcu taşımacılığının Avrupa'da Türkiye'ye göre yüzde 500-600 daha fazla olduğunu söyleyen Demirtaş, diğer pek çok ülkede daha güvenli ve daha ucuz olduğu için demiryolunun tercih edildiğini kaydetti. Demirtaş, Başbakan'ın "şu kadar araba sattık" diye övündüğü karayoluyla ulaşım politikasının ölümlerde payı olduğunu dile getirdi.
DEMİRYOLU DAHA UCUZ VE DAHA GÜVENLİAKP'nin yaptığı duble yollar ve otobanların yarı fiyatına demiryolu döşenebileceğini, ayrıca böylece 22 kat daha güvenli seyahat edilebileceğini ifade eden Demirtaş, demiryolunda kaza oranının çok daha düşük olduğuna dikkat çekti.
DEVLETİN HAZİNESİ KARAYOLU ULAŞIMINDAN DOLUYORDemirtaş, "Bütün taşımacılık sistemi ve ulaşım stratejisi devletin kazancı üzerine inşa edilmiştir" dedi, AKP iktidara geldiği 2002 yılından bu yana benzinde yüzde 350, motorinde yüzde 420 artış yaşandığını hatırlattı. Sadece 2002'den bu yıla kadar akaryakıttan gelen vergi oranlarının yüzde 65 ile 42 arasında olduğunu da ekleyen Demirtaş, "Devletin hazinesi seyahat ettiğimiz otomobillerin yaktığı yakıt üzerinden zenginleşiyor" dedi, hükümetin bu vergi gelirini kaybetmemek için karayolu taşımacılığını teşvik ettiğini ekledi.
TRAKTÖR KASALARINA BİLAL BİNMİYORDemiryolu ulaşımının teşvik edilmesi durumunda halkın daha güvenli olan bu yolu tercih edeceğini söyleyen Demirtaş, kazalarda suçun sadece şoföre atılamayacağını belirtti. Demirtaş, yolcular karayoluna mahkum eden anlayış değişmediği sürece kazaların devam edeceği uyarısında bulundu. "Kendileri otobüsle seyahat etmiyor" diyen Demirtaş, otobüse yoksul emekçilerin bindiğini, mevsimlik tarım işçilerinin ise traktör kasalarında yolculuk ettiğini ifade etti. Demirtaş, "Traktör kasalarına Bilal binmiyor, halkın oğlu kızı biniyor" dedi.
KAZA, KADER DEĞİL CİNAYETTrafik kazalarını "trafik cinayetleri" olarak tanımlayan BDP Eş Genel Başkanı, bu cinayetlerin sorumlusunun hükümet olduğuna işaret etti, "Ulaştırma Bakanlığı'nın işi sadece duble yol yapmak değildir, kazaları önlemektir" dedi.
Yolcu ve yük taşımacılığının demiryolu ile yapılması durumunda ulaşım maliyetinin yüzde 50'ye kadar düşeceğini belirten Selahattin Demirtaş, "Sadece kaderle, lastikle, şoför uyudu kaza oldu meselesi değil. Hazineyi dolduruyorsunuz diğer taraftan kutularla, kasalarla boşaltıyorsunuz. 30 Mart'ta inşallah bizler Türkiye'de alternatif, emekçilerden yoksuldan yana bir iktidar alternatifi oluşturacağız" diye konuştu.
KARAYOLU TAŞIMACILIĞI İLE RANT YARATILIYORAKP Hükümeti'nin karayolu taşımacılığı ile rant alanı yarattığını, zengin müteahitlerin zenginlemesini sağladığını ifade eden BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, duble yolların kalitesiz yapıldığına da dikkat çekti. Demirtaş, "Yolu çürük yap ki 6 ayda bir yandaş müteahitlere ihale verilsin, geçici istihdam yaratsın" dedi.
Demirtaş, kazalarda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar ve ailelere başsağlığı diledi.
TAMAMINDAN HESAP SORULMASI GEREKİYORDemirtaş, yolsuzluk operasyonuna da değindi. Türkiye siyasetinin dibe doğru battığı bir süreç yaşandığını söyleyen Demirtaş, rüşvet, hırsızlık ve yolsuzlukların, paralel yapıların üzeri örtülerek demokrasi ve barışın inşa edilemeyeceğini kaydetti. 17 Aralık operasyonları başladığı günden bu yana "pisliğe bulaşmış, ahlaki olarak çöküntü yaşayan hiçbir yapı asla savunulamaz" ilkesini benimsediklerini anlatan Demirtaş, "Bunun adı cemaat, paralel devlet, AKP olabilir. Bunun ismi önemli değil. Tamamından hesap sorulması gerektiğini ifade ettik" dedi.
POLİS SİZE İYİLİK YAPMIŞAKP iktidarının paralel yapılara göz yumduğunu işaret eden Demirtaş, AKP'lilerin 17 Aralık'tan önceki açıklamalarını hatırlattı. Yolsuzluk operasyonlarından sonra ise hiç haberleri yokmuş gibi açıklamalar yaptıklarını, 17 Aralık'tan sonra bütün tablonun değiştiğini belirten Demirtaş, Gezi direnişi sırasında "kahramanlık destanı yazdı" dediği polisleri görevden aldığına işaret etti. Demirtaş, bir polis amirinin bacak baca üstüne atarak tespih salmasına ilişkin tartışmaları da anımsatarak, "Size iyilik yapmışlar, bizde 100'den aşağı polisle basmıyorlar. Helikopterle, panzerle basıyorlar. Postallarıyla eve girip bütün eşyaları dağıtmamışlar, çoluk çocuğu yere yatırıp işkenceleri size yapmamışlar" dedi.
Başbakan'ın yargı konusundaki açıklamalarının da 17 Aralık'tan sonra değiştiğine işaret ederek, KCK operasyonlarını aynı yargıya kendi talimatlarıyla yaptırdığını söyledi. Demirtaş, şöyle devam etti: "SDP'lileri, ESP'lileri tutuklatan yine bu Başbakan. Uyduruk iddianamelerle Devrimci Karargah operasyonunu yaptıran yine bu Başbakan, bu yargı ittifakıydı. Bunların hepsi kirli işbirliği içindeki paralel yapılardır. Onların sorumlusu AKP diyorduk, bugün de aynı şeyi söylüyoruz."
AKP ve cemaate işaret ederek, "Bu ülkedeki bütün hukuksuzluklarda ortaklıkları eşit. Biri paralel yapıyla mücadele gerekçesiyle tasfiye ediyor, öbürü de paralel devleti kurtarabilmek için yolsuzlukları siyasi şantaj olarak kullanıyor" diyen Demirtaş, vicdanını kaybetmemiş savcı ve yargıçlara 81 ildeki yolsuzlukları ortaya çıkarma çağrısı yaptı. Demirtaş, "Paralel devlet ve hırsızlık tartışmalarının birbirine karşı şantaj unsuru olmasından rahatsız değil misiniz" diye seslendi. Demirtaş, yolsuzluklara sessiz kalanların suça ortak olduğunu dile getirdi.
'SADECE SİZİN ÇOCUKLARINIZA DOKUNMASINLAR DİYE Mİ HESAP SORACAKSINIZ?'Demirtaş, şöyle devam etti: "Başbakan paralel yapılarla mücadele adına görevden alma gerçekleştiriyor. Cemaatten talimat alan bir kişiyi TMŞ ve organize şubeden alınıp trafik şubeye verdiğinizde ilişkisi kesilmiş mi oluyor? Paralel yapı olmaktan çıkıyor mu? Bunları itiraf etmeniz mi? Hani bunların evrakı, işledikleri suçlar ne olacak? Sadece yer değiştirerek mi hesap sormuş olacaksınız? Bunların yıllardır halka karşı işledikleri suçlardan hesap sorulmayacak mı? Boş yere tutuklayıp içeri attıkları insanların hesabını sormayacak mısınız? Sadece çocuklarınıza dokunmasınlar diye mi hesap soracaksınız? Paralel yapı anayasal suçtur. İtiraf ettiğiniz kişileri neden belgesiyle bilgisiyle yargıya teslim etmiyorsunuz? Neden sadece yer değiştirme yapıyorsunuz? Bunların derdi paralel yapıyı tasfiye etmek değil, yolsuzluk operasyonunun önüne geçmek. Öbürünün derdi de yolsuzlukları ortaya çıkarmak değil paralel yapısını koruyabilmektir. İki tehlikeli siyasi çizgi arasında Türkiye toplumu neden tercih yapmak zorunda kalsın. Neden taraf olmak zorunda kalsın. HDP-BDP alternatifi, tam da bu noktada kritik bir görev ve sorumlulukla karşı karşıyadır. Türkiye toplumu gözünü bize dikmiş, gerçek bir demokratik halk iktidarının kurulması için bekliyor. Bizler de bu sorumlulukla çalışacağız. Umut HDP-BDP'de diyenlerin umudunu büyütmek bizim görevimizdir. Çünkü gittiğimiz her yerde şunu görüyoruz; Türkiye 90 yıldır ülkeyi yöneten bu belalardan kurtulmak istiyor, halk iktidara gelsin istiyorlar.
TÜRKİYE'Yİ BİR KADIN BİR ERKEK BAŞBAKAN YÖNETECEKBiz söylediğimiz gibi iktidara gelirsek -inşallah geleceğiz- o zaman zaten bir tane Başbakan olmayacak. Bir kadın biri erkek iki başbakan olacak, eşbaşbakanlık sistemi ile Türkiye'yi yöneteceğiz. Biz iktidara geldiğimizde devleti küçülteceğiz, halkı büyüteceğiz. Yetkiyi yerellere vereceğiz. HDP-BDP iktidarında güçlü bir demokrasi inşa edilecek. Bugün Başbakan'ın yaptığı gibi yargıyı, üniversiteyi, polisi, orduyu kendimize bağlayalım derdi içinde olmayacağız. Yetkileri yerel yönetimlere devredeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kendi tarihinin en az yetkili başbakanlarına tanıklık edecek. Her şey bizim iki dudağımızın arasında olmayacak. Nerede bir heykel mi yapılacak, stadyum mu, alışveriş merkezi mi, park mı yapılacak, bir yerde ağaç mı sökülecek, bir başbakan buna karar vermeyecek. Türkiye'de artık halk bulunduğu yerde kendini yönetecek. Biz partimizi büyütmek için değil, yetkilerini küçültmek için iktidara geliyoruz. 30 Mart yerel seçimleri bunun bir ön denemesi olacak. Genel seçimlerde güçlü bir halk iktidarı yürüyüşü gerçekleştireceğiz. Bizi durdurmak istemelerinin altında yatan temel neden budur."

YORUM YAZIN