Header Ads

Ekşi Sözlük'te Geçen Hafta En Çok Beğenilen 5 Entry


kızını amerika'ya gönderecek genişlikte olmak
var böyle insanlar. kızlarını batının ahlaksızlığının göbeğine okumaya, yaşamaya yolluyorlar. hiç onu bunu savunmayın siz bir gün anne-baba olsanız gönderir misiniz? gönderiyorsanız hayırlı olsun.

benim muhafazakar demokrat yapım şahsen bunu kabul etmez.

stratejisizsiniz

eve getirilecek kızı gazete kağıdına sarmak
muhafazakar ve demokrat yanlara yan basmamak için yeni geliştirip dün akşam itibarı ile uygulamaya koyduğum süper eylem, neme lazım gören duyan olur komşum şikayet eder hiç gerek yok.

siyah poşete koy diyen arkadaşlara peşinen söyleyeyim birden fazla kız koyunca şıngırtı yapıyor daha çok merak uyandırıyor.

stunky

başbakana itiraf
sayın başbakanım.

7 yıl üniversite okudum. yok aptal olduğumdan değil, bölüm falan değiştirdim. öyle bir durum oldu.

bu 7 yılın ilk 2 yılını kyk'nın karma yurdunda geçirdim. hatta öyle bir karma yurttu ki erkek başına 3 kız düşüyordu. kantinden kız blokları önüne kadar el ele yürüyüp bir yurt klişesi olan "kız teslim töreni" yapmak dışında bir icraat olmadı yurdun içinde.

2 yıl sonunda, 4 kafadar eve çıktık. merkezi bir yerdeki bu evi, 2 kez hacca gitmiş ve ilin tanınır esnaflarından bir hacı amcadan kiraladık. bizden önce cemaat eviymiş sanırım. aydınlatma anahtarlarında, dolap kapaklarında, hatta tuvaletin kapısında bile dua asılıydı. insan sıçmaya giderken niye dua okur ben hala anlamamışımdır.

karşı komşumuz olan teyzeyi, bu 5 yıl boyunca toplasanız 6-7 kez gördüm. biz 500 lira kira öderken, teyze 350 lira kira ödüyordu aynı hacı amcaya. bunun dışında apartmanımızda 1 öğrenci evi daha vardı. sonra üst kata da kızlar taşındı. derken alt kat komşu vefat etti, cemaatçiler taşındı. gecenin köründe ezan dahi okudular evde bağıra bağıra. "komşudur, olur arada böyle şeyler" deyip şikayet etmedik.

2 yıl sonra 1 arkadaşımız mezun oldu, kiraya destek de olması amacıyla; bizden 2 yaş büyük bir kadın arkadaşımız evimize taşındı. derken ev arkadaşlarıyla kavga eden bir arkadaş daha bize geldi. olduk evde 5 kişi.

kadına açtık, hormonlarımızın en oynak olduğu dönemdeydik. kusura bakmayın da mühendis adayıydık ve abazandık yani daha açık nasıl anlatayım. nadir olarak kadın arkadaşlarımız gelirdi eve. dönem dönem sevgililerimiz olsa da; o evde bahsettiğim "kadın" arkadaş 3 yıl boyunca bizimle yaşadı. bizi çekip çevirdi, ablalık yaptı.

biz o evde yılbaşı partisi de verdik, yüksek sesle müzik de dinledik. ama nasıl başardıysak, 1 kez olsun komşular şikayete gelmedi. hatta hacı amca bir gün eve baskın yaptı, bu kadın arkadaş da evdeyken. başta gergin başlayan sohbet, kadın ev arkadaşımızın ikram ettiği kekler ve hoş sohbetle; amcanın önyargılarının yıkılmasıyla son buldu. abartmıyorum, o yıl mutlaka zam yapması gerekiyordu kiraya; yapmadı.

diyeceğim şu. kadın erkek aynı evde, seks olmadan yaşar mı? yaşar. biz yaşadık. 1 gün olsun yan gözle bakmadık. birimizin bile aklından böyle bir şey geçmedi. birbirimize karşı sınırlarımızı asla aşmadık evcek. gördüğümüz aile terbiyesi, bize bunu yaptırdı ve zerre rahatsız da olmadık bunu yapmaktan.

şimdi siz beni, bizi suçluyorsunuz ya "o evlerde ne olduğu belli değil" diye; keşke böyle bir ortamda gençliğinizde bulunmuş olsaydınız. o "ne yaptıkları belli değil" dediğiniz gençlerin ahlaki hassasiyetlerinin sizden daha önde olduğunu; oy kullanarak ülkenin kaderini tayin etme hakkına sahip yaşlarda insanların, kendi rızalarıyla birlikte olmalarını veya birlikte yaşamalarını sorgularken bu gençlerin ülkenin daha ciddi problemleri için kafa patlattığını, düşündüğünü, tartıştığını, çözüm üretmeye çalıştığını; tecavüze uğrayan kıza "rızası var" kararı verilmesine, etek giyiyorsa tecavüz haktır zihniyetine, "ben içmiyorsam sen de içmeyeceksin" dayatmasına, sağlık sistemindeki katkı paylarına, suriye'li mültecilerin yaşadığı zorluklara, açlıktan ölen kore savaşı gazisine, evine iftarlık götüremediği için utancından intihar eden babaya, yağmalanan ormanlara, heslerle katledilen doğaya, avm dayatmanız yüzünden gözü çıkan/sakat kalan/hayatını kaybeden insanlara, 2013 yılında ülkenin büyükşehirlerinden birinde sokak ortasında dövülerek katledilen ali ismail korkmaz'a ve daha aklıma gelmeyen bir çok "ciddi" konuya üzüldüğünü/kafayı taktığını bilirdiniz.

kısacası bizim derdimiz cinsellik değil. demokratik bir ülkede eşit haklarla yaşamak istiyoruz. insan haklarına, bireysel özgürlüklere, düşünce özgürlüğüne saygı istiyoruz. din üzerinden siyaset yapılmasın istiyoruz. parasız eğitim/sağlık hizmeti istiyoruz. medya kuruluşları baskı altına alınmasın istiyoruz. hakimler ve savcılar; iktidar korkusundan kararlarını modifiye etmesin istiyoruz. gelir dağılımında adalet istiyoruz. vergilerle ezilmemek istiyoruz. iş istiyoruz, aş istiyoruz. kentleşme adına şehirlerin yeşil alanları yok edilmesin istiyoruz. en basitinden, hiç bir hakaret olmayan şu entryi yazarken "acaba başıma bir iş gelir mi? işten atılır mıyım? hayatımı kaydırırlar mı?" diye korkmayacağımız bir ülke istiyoruz.

simerazzi

kız-erkek öğrenci aynı evde kalamaz
rte'nin yeni vecizesi:

eğitimle ilgili birçok problem bulunduğunu vurgulayan erdoğan, özellikle yurtlarla ilgili aksaklıkların altını çizdi. vakıfların daha çok yurt yapmasını teşvik edeceklerini ifade eden erdoğan, yurt eksikliğinin yol açtığı sıkıntıları sayarken çarpıcı bir örnek verdi: “denizli ilinde şahit olduk. yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. bunun denetimi yok. muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. vali bey’e bunun talimatını verdik. bunun bir şekilde denetimi yapılacak.”

(bkz: hiç kimsenin yaşam tarzına karışmadık)

insan merak ediyor tabii, hic kimsenin yasam tarzina karismadigini iddia edenle, bu sozleri soyleyen ayni adam degil mi?

daha iki yuzlu olmak mumkun mu?

hani sen herkesin iktidariydin?

muhafazakar demokrat yapi ne demek?

vali bey'e hangi talimati verdin?

bunun denetimi nasil yapilacak?

bir gece ansizin polis kapiyi calip kontrol mu yapacak?

evde bir kiz ogrenci ve bir erkek ogrenci varsa ne olacak?

hangi yasanin hangi maddesi ile yapilacak bu kontrol?

hangi yasanin hangi maddesi ile yaptirim uygulanacak?

ogrencilerin ailelerine haber verilecek mi?

diyelim kilifina uydurdun, polis gitti, kontrol etti, aldi bunlari, karakol falan filan, ogrencilerin ailelerine de haber verildi, kizin ailesi cekti kizi vurdu, bundan sorumlu olacak misin?

daha kac kisinin katili olacaksin?

co2s2

başbakan sayesinde kız tavlamak
kırk yıl düşünsem böyle bir şey olacağı aklıma gelmezdi ama hislerim beni yanıltmıyorsa şu an bir numaralı kız tavlama yöntemi bence bu arkadaşlar, lütfen beni dinleyin. pratikte iyi olamasam da teoride çok iyiyim.

zamanında makina mühendisliğinde okumuş biri olarak "kız erkek aynı evde kalamaz" açıklaması yapıldığında "evet kalamaz çünkü ortalıkta kız yok" şeklinde onaylarken ben, milletin "ne demek kalamaz, bal gibi de kalır" şeklinde tepki vermesi beni üzdü açıkçası. ama yine de size kin tutmuyorum hadi.

kız erkek aynı evde kalamaz açıklamasından sonra facebook'ta kısa bir araştırma yaptım ve "kızlı erkekli yürüyerek protesto ediyoruz, kızlı erkekli sinemaya gidiyoruz, kızlı erkekli eşli batak oynuyoruz" tarzı etkinliklerinin hepsinin altında mühendislik fakültesi öğrencilerinin imzasını gördüm. yıllardır adamların isteyip de dillendiremediği şey, başbakan sayesinde toplumsal bir tepkiden de kaynağını alarak su yüzüne çıktı. ve artık onlar birer abazan değil. bir gecede aklandılar. kızlı erkekli yürümek istiyorlar çünkü başbakan onların kızlı erkekli yürümelerini istemiyor. artık onları kimse durduramaz. uyuyan devi uyandırdınız.

şimdi binlerce kişinin katılacağı etkinlikler düzenleniyor. izmir'de de sevinç pastanesinin önünde olacakmış mesela. gitcem orda bir kızın koluna gircem abi ben. yeter artık. napıyosun sen derse de "başbakanı protesto ediyorum" derim. en doğal hakkım bu benim yasal sınırlar çerçevesinde. "o bizim birlikte olmamıza karşı, düşünsene bizi kol kola yürürken televizyonda görse ne kadar da kızardı, nasıl morali bozulurdu." derim. bence tavladım kızı şu an.

hatta o sıra işi ileri götürüp:

-arkadaşlar kız erkek aynı evde kalarak protesto edelim bu kararı. yalnız bizim ev aile evi. hanginizin evinde kalalım. merhaba senin adın ne?
+zeynep?
-zeynep ben size geleyim mi? (iyi alıştım yalnız tanımadığım insanların evine gitmeye.)
+manyak mısın be?
-yalnız şimdi bir dakika... hemen öyle deme... düşünsene ben sizin evde kalıyorum. kızlı erkekli kalıyoruz böyle. başbakanın yüz ifadesini bir düşün lütfen.
+:)) offf süper ya. tamam gel hadi.

bu lafa dayanabilecek bir kız tanımıyorum arkadaşlar ben. "22.00'dan sonra alkol yasağı da var içsek ona da çok kızıyor bak, kıpkırmızı oluyor o suratını düşün bi, deliriyo böyle..." şeklinde geliştirebilir, üstüne bir de evde (kapalı alanda) sigara yakarak anarşikliğin kitabını baştan yazabilirsiniz. ilişkiye de değişik bir heyecan katar hem bu tür çılgınlıklar. her yer başbakan, her yer başbakan. yalnız kurtluk sona erdi. hüloğğğ.

edit: şimdi düşündüm de yani bu olay barlarda falan da kullanılabilir. iki erkek gittiniz bara, iki tane kız oturuyor:

-merhaba oturabilir miyiz?
+ne münasebet?
-amaç kızlı erkekli takılıp başbakanı kızdırmak yani başka türlü bir şe...
+çabuk oturun şuraya!

ya da sevgiliniz sizi terk mi ediyor:
-vay be. helal olsun lan. başbakanı sevindirdin, melih gökçek'i sevindirdin. kabineyi bize güldürdün. gülüyorlar şu an, hoşlarına gidiyor.
+aşkımmm affet beni nolur.
-yaaa noldu?
+başbakan bir derece ama melih gökçek'in de gülmesine dayanamadım bu kadarını kaldıramam.
-bilmiyorum artık düşünmem lazım. kalbimi kırdın benim.
+eee ama melih gökçek?
-tamam lan tamam. barıştık.

 jun misugi

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.