AİHM'den 1994'te Hava Operasyonu İle 38 Kişiyi Öldüren Türkiye'ye 2.3 Milyon Euroluk Ceza
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye hakkında olağanüstü kritik bir karar açıkladı. Strasbourg Mahkemesi, Şırnak'ın Kuşkonar ve Koçağı köylerine 25-26 Mart 1994 tarihlerinde düzenlenen askeri hava operasyonları sırasında hayatını yitiren 38 kişinin yakınları tarafından açılan davada, Ankara'nın "hava saldırısı emri vererek" ve saldırı sonrası "yeterli soruşturma gerçekleştirmeyerek" Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşam hakkıyla ilgili maddesini ihlal ettiğine hükmetti.
Pilotların ve üstlerinin "insan yaşamını dikkate almadan bombalama yaptıklarını" ve "bombardımanı açığa vurmamak için uçuş kayıtlarını gizlediklerini" de not eden AİHM, olay sonrası ölenlerin yakınlarına yaşatılan "sıkıntı" ve "kaygıların" da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin işkence ve kötü muamelenin önlenmesiyle ilgili 3'üncü maddesine aykırı buldu.
Mahkeme, Türk hükümetinin olayla ilgili uçuş kayıtlarını Strasbourg'a iletmeyi reddederek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "davanın incelenmesiyle ilgili" 38'inci maddesine aykırı davrandığına da kanaat getirdi.
Söz konusu maddeye göre, Avrupa devletlerinin AİHM önündeki bir davayla ilgili soruşturma sürecinde mahkemeye her türlü kolaylığı sağlama yükümlülükleri bulunuyor.
Mahkeme, bağlayıcı nitelikteki bu kararın uygulanması için Türk hükümetinden, uçuş izinleri temelinde köyleri bombalayan sorumluları bulup cezalandırmasını da talep etti. AİHM bu kararı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 48'inci maddesi temelinde aldı. Söz konusu madde, mahkeme kararlarının uygulanış sürecinde AİHM'ye görüş bildirme yetkisi tanıyor. AİHM bu maddeye istisnai durumlarda başvuruyor.
Karar gereği Ankara davacı 41 kişiye toplam 2 milyon 305 bin Euro manevi tazminat ile 5 bin 700 Euro mahkeme masrafı ödeyecek.
Kararın, Uludere olayıyla benzerlik içermesi bakımından da önem taşıdığı belirtiliyor.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin Avrupa Konseyi ve AİHM'de temaslarda bulunmak üzere 12-15 Kasım tarihleri arasında Strasbourg'da olacak. Ergin'in AİHM başkanı Dean Spielman'la da görüşmesi bekleniyor.
Ne olmuştu?Güneydoğu’da PKK’ya karşı askeri operasyonların yoğun olduğu günler dönemde 26 Mart 1994 günü Şırnak’ta Cudi Dağı eteklerindeki Kuşkonar ve Koçağılı köyleri tanık ifadelerine göre iki uçak ve bir helikopter tarafından bombalandı. Saat 11.00’de başlayan bombardıman bittiğinde yüzlerce kişinin yaşadığı iki köyde 38 kişi hayatını kaybetti. 13 köylü yaralandı.
Köylerde yaşayanların uçakları ayrıntılarıyla tanımladıkları ifadelerine rağmen Genelkurmay iddiaları reddetti ve “O gün uçuşumuz yoktu” açıklaması yaptı.
Köylüler yakınlarını topluca defnettikten sonra batıya göç etti ve bir daha da köylerine dönemedi. Olayla ilgili ilk açıklamada saldırıyı PKK’nın gerçekleştirdiği öne sürüldü. Olay 1994’te Meclis’e taşındı. İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, “Eylem hazırlığı içindeki bin kişilik terörist grupla ilgili ihbar üzerine Stoker Tepe ile Kuşkonar Köyü’nün kuzeyindeki kayalıklara hava harekâtı düzenlenmiştir” dedi. Genelkurmay da “O gün bölgede uçmadık” diyerek köyün bombalandığını yalanladı. Hava Kuvvetleri aynı yönde evrak gönderdi. Tanık ifadelerinde yer alan uçakların izi yıllarca sır olarak kaldı.
Olaydan 12 yıl sonra 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı, 2006/260 sayısıyla soruşturma açtı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, iddiayı 2008 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na sordu.
Diyarbakır’daki 7. Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Kazım Öndül, savcılığa “Söz konusu tarihte üssümüzde uçuş faaliyeti yürütüldüğüne dair bir kayıt bulunamamıştır” yanıtını verdi. 2. Hava Kuvvet Komutanlığı da aynı yönde cevap verdi.
İki yıl süren soruşturmanın sonunda görevsizlik kararı verilirken, olay, “Menşei belirlenemeyen patlamalar” olarak ifade edildi.
Tanıkların ifadeleriAhmet Mengi: “Köyümüz Koçağılı üzerinden önce helikopter geçerken işaret verici bir şey attı.. Sonra iki jet ayrı ayrı dörter tane toplam sekiz tane ve bir insandan daha büyük bombaları bıraktılar. Aynı zamanda jetler tarafından köyümüz tarandı. Atılan bombadan evimiz çöktü. Annemle kızım öldü. Eşim Behiye başından yaralanmıştı. Bugüne kadar doktorlara gitmemize rağmen iyileşemedi. Üvey annem iyileşemedi iki ay sonra öldü. Olaydan sonra köyümüze gelen korucular ve vatandaşlar ölü ve yaralıları alıp götürdüler. Öz annem ile kızımı nereye gömdüklerini bilmiyorum.”
Ahmet Yıldırım: “Kuşkonarlıyım. Öğlene doğru evimin önündeydim. Çok yakın mesafeden iki uçak geçti. Aşırı gürültü yaptığından bodruma kaçtım. Büyük bir patlama sesi duydum. Sesler kesildiğinde çıktım. Eşim Elmas’ı parçalanmış halde evin önünde yerde yatarken gördüm. Birçok akrabamın öldüğünü sonra öğrendim. Cenazeleri köy meydanında topladık. Tek tek mezar açıldı. Evimin 30 metre önünde 2.5 metre derinliğinde bir çukur gördüm. Çukur çevresinde kol büyüklüğünde bir bomba parçası gördüm. 2-3 gün sonra hayvanlar ve alabildiğimiz eşyaları alıp köyü terk ettik. Diğer köylüler de Mersin’e, Siirt’e gitti. Bir daha köye dönmedim...”
Hayatını kaybedenler
Bombardımanı gerçekleştiren dört uçağın bombardımanı sonucu ölenlerin isimleri:
Zahide Kıraç, Ayşe Bengi, Şirin Kaçar, Huhi Kaçar, Şemsihan Kaçar, Fatım Bengi, Ahmet Kaçar, Şehriban Kaçar, Huri Bengi, Luliz Bengi, Fatma Bedir, Hazal Kıraç, Asiye Erdin, Ömer Kalkan, Manmut Benzer, Ali Benzer, Nurettin Benzer, Ömer Benzer, Abdullah Benzer, Çiçek Benzer, Ayşe Benzer, İbrahim Borak, Şerife Yıldırım, Melike Yıldırım, Şaban Yıldırım, İrfan Yıldırım, Elmas Yıldırım, Ferciye Altan, Hacı Altan, Kerem Altan, Mahmut Oygur, Ayşe Oygur, Adil Oygur, Asiye Yıldırım, Kerem Yıldırım, Mirza Yıldırım, Şevket Yıldırım, Hunav Yıldırım.
Yaları kurtulanlar: Bahar Bengi, Lale Erdin, Ercan Bengi, Zülfiye Bengi, Behiye Bengi, Mehmet Aykaç, Fatıma Benzer, Cafer Koşcan, Asiye Yıldırım, Süleyman Benzer, Cafer Kaçar, Hüsniye Kıraç, Hatice Bayi.
(Kayhan Karaca/ntvmsnbc ve Bianet)
YORUM YAZIN