Başbakan Erdoğan: "Özünden Uzaklaşan Cumhuriyet'i Özüne Döndürüyoruz"
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında muhalefete yüklenerek "Bundan sonra muhalefet genel başkanlarının isimlerini ağzıma almayacağım" dedi.
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:
- Kesintisiz biçimde istikrarlı, kararlı biçimde Türkiye'yi çözümlerle buluşturduk, çok önemli reformlar gerçekleştirdik. Bugün yeni bir gündür, yeni bir başlangıçtır. Dünü hatırlayacak ibret alacağız ancak dünün bize verdiği tecrübeyi azık edecek, her zaman olduğu gibi geleceğe dikecek gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. 11 yıl bizim için gurur tablosudur.
- Geride bıraktığımız 11 yıl bizim için gurur tablosudur
- Çözüm umudu kaybolmuştur.
-Yıllardır çözülemeyen sorunları Türkiye'nin gündemine taşıyıp, çözdük, çözüyoruz.
- Biz geçmişe bakıp avunanlardan, yaptıklarını yeter görenlerden asla olmayacağız. Her zaman ileriye baktık, bugün de ileriye bakıyoruz, ileriye bakacağız.
- Edilgen, izleyici konumundaki dış politikamızı belirleyici bir konuma yükselttik.
- Değişime direnen statükoya sarılan bir muhalefet Türkiye'nin talihsizliğidir.
- Hukuk karşısında imtiyaz kabul etmiyoruz. Devletin vatandaşına bakışında imtiyazı asla kabul etmiyoruz. Her vatandaş aynı haklara sahiptir. Devlet vatandaşına inanç dayatamaz.
- Devlet vatandaşına yaşam tarzı dayatamaz. Devlet mezhep, din dayatamaz.
- Seçimler öncesinde başta TBMM olmak üzere her ortamda gerilim siyasetine başvuracak muhalefet karşısında sağduyulu davranacağız. Tahriklere gelmeyeceğiz. Gerilim siyaset tuzağına biz düşmeyeceğiz. Muhalefete, muhalefetin kendi dil ve üslubuyla cevap vermeyeceğiz. 2014 Mart seçimlerine kadar gerilimi artırmak isteyen muhalefete bu kozu vermeyeceğiz.
- Bugüne kadar her ne yaptıysak Türkiye için yaptık. Hangi adımı attıysak Türkiye’nin normalleşmesi için attık. Hukuk karşısında bugüne kadar yaptıklarıyla biz bunların elde ettiklerini asla hukuk karşısında imtiyaz kabul etmiyoruz. Devletin vatandaşına bakışında imtiyazı kabul etmiyoruz. Hukuk önünde devlet nazarında her vatandaş birdir, eşittir, bütünüyle aynı haklara sahiptir.
- Bugün attığımız her adımı, reformu cumhuriyete karşı gibi göstermeye çalışan cahiller ve istismarcılar var. Birkaç örnek vereceğim.
- Türkiye’de yer isimlerinin değiştirilmesi 1949 tarihli yasaya dayandırılmıştır. Milletimin şunu duymasını istiyorum. 27 Mayıs 1960 darbesinden hemen sonra dört ay içinde Türkiye’de on bin civarında yerleşim yerinin ismi değişmiştir. 1960-65’e kadar 16 binden fazla yer adı değiştirilmiştir. 12 Eylül 1980’in ardından binlerce yer adı da değiştirilmiştir.
- Örneğin Tillo ismi, Siirt Tillo. Bundan sadece 23 yıl önce 1990 yılında Aydınlar olarak değiştirilmiştir. Eniştesi olduğum için orayı örnek vereyim dedim. Allah aşkına bunun cumhuriyetle nasıl bir alakası olabilir?
- Aynı şekilde her sabah okutulan and, 1933 yılında başlayan bugüne kadar da defalarca değiştirilen, kaldırıldığı halde 12 Mart’ta 12 Eylül’de yeniden diriltilen bir uygulamadır. Başörtüsü yasağını cumhuriyetle ilişkilendirmek nasıl bir cahilliktir?
- Bu cumhuriyet 27 Mayıs’ta 12 Eylül’de kurulan bir cumhuriyet değildir. Bu cumhuriyet 23 Nisan 1920’de temeli atılan, 29 Ekim 1923’te kurulan bir cumhuriyettir.
- 11 yıldır attığımız her adım, yaptığımız her reform kuruluş felsefesinden uzaklaştırılan Türkiye'yi, kuruluş felsefesine yaklaştırmıştır. Özünden uzaklaşan Cumhuriyet'i özüne döndürüyoruz. Cumhur ile Cumhuriyet'i yeniden kucaklaştırıyoruz. Bizim yaptığımız Türkiye'yi normalleştirmektir.
- Bizim yaptığımız derin acıları dindirmektir.
- Halka kibirle bakıp dayatmalarda bulunamaz kimse. Başı açık olan ne kadar bu Cumhuriyet'in sahibisiyse başı örtülü olan da bu Cumhuriyet'in sahibidir.
- Bu ülkede farklı olanlar uzaydan gelmediler. Ana dili Kürtçe Arapça Lazca Arapça olanlar sonradan girmediler. Namaz kılanlar başını örtenler, bir yere gelince ‘selamın aleyküm’ diyenler bu ülkeye başka bir yerden gelmediler.
- Birileri çıkıyor, gitsinler Arabistan’da okusunlar diyor. Çölde yaşasınlar diyor. Ya seveceksin ya terk edeceksin diyor. Yahu siz kimi kimin toprağından kovuyorsunuz? Burası bizim toprağımız. Vatanımız. Hiçbir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz. Biz burada yaşıyoruz, burada da öleceğiz.
- Hiçbir vatandaşın kendi öz yurdunda kendini parya olarak görmesini razı olamayız. Kimse kimsenin yaşam tarzına karışmayacak.
- Kimse kimseye yaşam tarzı dayatmayacak. Hiç kimse kimsenin özgürlük alanına müdahale etmeyecek. Birbirimize saygı duyarak hoşgörüyle davranarak anlamaya çalışarak geleceğe yürüyeceğiz. Silahla değil, demir bilyeyle sapanla değil. Birbirimizi dinleyerek konuşarak anlamaya ve anlaşmaya çalışacağız.
- Öfkelenmeden şiddete başvurmadan siyaset zemininde sorunlarımızı çözeceğiz. Bizim bayrak sorunumuz yok diyenler bakıyorsunuz farklı bayraklarla kendilerine özel mezar ihtisas ediyorlar. Bu nereden çıktı yahu? Bir taraftan bunu söyleyeceksen, diğer taraftan bu adımları atacaksın. 30 Eylül’de geçtiğimiz pazartesi günü paketimizi biz birlik ve beraberliğin nişanesi, halkası olarak kamuoyuna açıkladık.
- Reformlarla demokrasiyi daha da güçlendiriyor, cumhuriyetimizi daha fazla cumhurla buluşturuyoruz. Siyasetin alanını genişletiyor, siyasetin kendisini de yasaktan kurtarıyoruz. Bir arada yaşama kültürümüzü, daha da güçlendirmek için nefret suçlarına karşı daha etkin cezalar getiriyoruz.
- AK Parti kurulduğu günden itibaren Türkiye’nin sorunlarını çok net şekilde programına koymuştur. İktidar görevini devraldığımız andan itibaren, seçim beyannamelerimizde dile getirdiğimiz reformları kararlı şekilde uygulamaya başladık.
- Bir takvim çerçevesinde uygulama safhasına geçtik. Pazartesi günü açıkladığımız paket ne bir ilktir, ne bir sondur. Bu paket reformlarımızın devamıdır. Bundan sonra da birçok güncellemeler ilaveler olacaktır. Bu paket içinde çözüm noktasında sürprizler olsa da ele alınan sorunlar noktasında hiçbir sürpriz yoktur. Seçim barajından tutunuz, partilere yapılan yardımlara, başörtüsü özgürlüğüne kadar açıkladığımız her madde on yıllardır Türkiye’de konuşulan maddelerdir.
- Ne diyordu muhalefet? Barajı indirelim. Var mı bir gerekçeleri, nasıl olacağına dair bir şeyleri var mı? Üç tane seçenek sunuyoruz. Ya mevcut durum, iki bir şey daha söylüyoruz, yüzde 5’e indirelim beşli bölge barajları yapalım. Bu ne demek? Sonuncusu barajın tamamını kaldıralım. Türkiye’yi 550 bölgeye ayıralım her bölge milletvekili çıkarsın. Ha siz uygun görmüyorsunuz. Biz oturacağız nihai kararımızı AK Parti olarak kendimiz vereceğiz.
- Partilere yardım konusu. Üzerinde çok kafa yorduk. Yüzde 3 barajını aşan her parti hazine yardımından istifade edecek dedik. Yüzde 7’den yüzde 3’e indirdik. Çalış senin de olsun. kendini sevdir halka al yardım. Bu sorunları ilk kez bu pakette ele almadık.
Gönül verdiğiniz BDP’nin yöneticileri bu partinin kapatılmasını istiyor. BDP’liler parti kapatmayı zorlaştıran düzenlemeye destek vermedi. Kapatılmayı engelleyecek böyle bir yasaya evet demediler. TBMM’den kaçıp gittiler. Bizim içimizden de üç dört arkadaş ihanet etti. Onlar da bırakıp gitti. Ona bütün mensuplarının uyması gerekir. Ha kendine çok güveniyorsan bağımsız olursun. Ama bu partinin bayrağı altına giriyorsan, partinin MYK’sı varsa, grubu varsa buradan çıkacak karara da her birimiz uyduğu gün bu parti güçlüdür. Her isteyen istediğini söyleme hürriyetine siyasi parti içinde sahip olamaz. O partiden aday olurken ona müracaatını yaparken, ben sizin ilkelerini benimsedim demektir bu. Temenni ederim ki bu yanlışlar olmaz.
- Bugün burada bir şey daha söyleyeceğim. Bazıları çıkıyor. Bu ruhban okulu meselesi de halledilmeliydi. Kim ne derse desin, bizim için ruhban okulu meselesi anlık meselesidir. Biz bir şeyin iadesini yaparken, biz de bir şeylerin iadesini bekliyoruz. Dedik ki Atina’daki camimiz var bize iade edin, biz restorasyonunu yapalım. Bize kaç kez söz verdiler. Gelen bütün başbakanlarıyla bunu konuşmuşumdur. Maalesef hala oyalanıyoruz. Mesela onların bir yetimhanesi vardı. Büyükada’da, muhteşem bir yer. Biz hemen teslim ettik. Hiç tereddüdümüz yok. Üçüncü bir sorun, ST Sinod meclisi üyeleri. Sen dışardan buraya papaz getir, biz bunları TC vatandaşı yapalım dedim. Sen Sinod Meclisi de Lozan’a göre olsun. biz bunu da yaptık. Gel gör ki Batı Trakya’da benim 150 bin soydaşım var. Ama onların baş müftüsünü yunan hükümeti kendi memuru gibi atıyor. Yahu Bartholomeos’u kendi memurum gibi atıyor muyum? Bu hak nasıl ki Rum Ortodokslarına aitse, sen de benim müftümü atayamazsın.
- Biz Sümela Manastırı’nı açtık, Tarsus’u açtık, Van’ı kendimiz yaptık. İnsaf edin yahu. Bütün bunları yap yap yap. Sadece ruhban okulunda tıkan. Gelsinler eş zamanlı adım atalım desinler tamam. Bunları eş zamanlı yapalım, biz ruhban okulunu açarız.
Diğer sorun ilkokullarda okutulan andın durdurulmasını ön gören genelde bugün yürürlüğe girdi. Artık okullarda söz konusu değil. ama meraklı olan siyasi partiler, zannediyorum onlar partilerinin genel merkezi önünde bu andı yapmaya devam edecekler.
- Ben tüm başörtülü kardeşlerime sesleniyorum. Süreci provoke etmeye çalışanlar olabilir lütfen bunları sizler uyarın. Bu oyuna asla gelinmesin. Onun için valilerimizle gerekli görüşmeler yapılıyor. Bir karanlık dönem sona eriyor.

YORUM YAZIN