Gözaltında Taciz Yine Cezasız Kaldı: Sanık Polislere Verilen Cezalar İyi Hal İndirimi Yapılarak Ertelendi
Taksim'de 2011 yılında genç bir kadının gözaltına alınarak Beyoğlu Karakolu'nagötürülmesi ve burada çıplak aramaya maruz kalmasıyla ilgili 4 polis hakkında açılan dava sonuçlandı.
İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada mahkeme heyeti, 2 polis hakkında beraat kararı verirken, 2 polise verilen cezalar da indirilerek, cinsel işkence suçu cezasız bırakılmış oldu.
Beyoğlu Karakolu'nda görevli Mahmut Atıf Öker ile Tuba Çadırcı beraat ederken, asıl fail olarak "görevi kötüye kullanmak"tan yargılanan polis memuru Turan Demir, 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak iyi hal indirimi yapılarak ceza ertelendi.
Cinsel işkence mağduru kadının avukatlarının, sanık polis Sefa Çınar hakkında "Görevi kötüye kullanma", "cinsel taciz" ve "işkence" suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talebi kabul edilmezken, mahkeme heyeti, söz konusu 3 eylemi "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" olarak birleştirdi ve 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi.
İyi hal indirimi de uygulayan mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
Sefa Çınar, ayrıca "hakaret" suçundan beraat ederken, "haksız arama" suçundan 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza da indirilerek ertelendi.
Böylece, feminist aktivist olduğu öğrenilen genç kadına yönelik cinsel işkence cezasız kaldı.
Davanın ardından ETHA'ya konuşan Av. Meriç Eyüpoğlu, bu davada özel olarak çıplak aramanın cezalandırılmasını istediklerini hatırlattı.
Duruşmada, son dönemde kadınların yaptıkları açıklamalardan örnekler verdiklerini ve karakolda çıplak aramanın sistematik hale geldiğini belirttiklerini aktaran Eyüpoğlu, "Mahkemenin yapılan arama işleminin hatalı olduğunu saptaması kuşkusuz önemli ama bizim için yeterli değil. Sadece kadınlara yönelik çıplak arama yapılıyor, şu ana kadar erkeklerden böyle bir şikayet gelmedi. Bu cinsel tacizdir. Çünkü çırılçıplak soyularak eğil kalk denilerek, cinsel organı açığa çıkacak şekilde hareketler yaptırılıyor. Bu tamamen aşağılamak, küçük düşürmek ve taciz etmek maksadıyla yapılan eylemler" dedi.
Sistematik işkencenin politik, muhalif, örgütlü, Kürt kadınlara yönelik sıklıkla uygulandığını hatırlatan Av. Eyüpoğlu, ancak politik gözaltılar dışındaki gözaltılarda da bu uygulamanın yapıldığını söyledi.
Bu suçu işleyen çok sayıda polis olduğuna dikkat çeken Av. Eyüpoğlu, "Bu davada caydırıcı, polisin çıplak arama yaptığı zaman ceza alacağını, bunun bir suç olduğunu bildiği bir ceza ile sonuçlanmasını isterdik. Sonuç bizi tatmin etmedi. Çıplak arama hukuka aykırı bir arama değil, bir işkence yöntemidir, cinsel taciz yöntemidir" diye konuştu.
OLAYİstiklal Caddesi'nde 2011 yılında yaşanan olaya göre, genç bir kadının uzun süre telefonda konuşmasından şüphelenen polisler, kadını durdurarak kimlik kontrolü yaptı.
Daha sonra gözaltına alınarak Beyoğlu Karakolu'na götürülen genç kadın, burada "narkotik arama" adı altında çırılçıplak soyularak tacize maruz kaldı. Genç kadınla ilgili resmi gözaltı işlemi de yapılmadı.
(etha)
foto: arşiv/Başka Haber
YORUM YAZIN