Almanya'da Seçim: Merkel 3. Kez Başbakanlık Koltuğuna Oturacak
Almanya, pazar günü genel seçimler için sandık başına gitti. Elde edilen resmî olmayan sonuçlara göre, seçimlerin galibi yüzde 41,7 oranında oy alan Hrıstiyan Birlik partileri. Seçimlere ortaklaşa giren muhafazakâr Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hrıstiyan Sosyal Birlik (CSU) oy oranını yaklaşık yüzde 8'in üzerinde artırdı.
Bu sonuç Merkel'in üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturacağına işaret ederken, seçimlerden en kötü sonucu alan ise hükümetin küçük ortağı liberal Hür Demokrat Parti (FDP) oldu. Liberaller, seçim barajını aşamadı. 2009 yılında yüzde 15’e yakın oy alan Hür Demokratlar bu kez yüzde 4,7’de kaldı.
Seçimlerde en çok merak edilen ise yeni kurulan euro karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin alacağı oy oranıydı. Resmî olmayan sonuçlara göre, seçim barajına oldukça yaklaşan parti yüzde 4,8 oranında oy aldı.
SPD oyunu artırdıOyunu artıran Merkel’in muhtemel yeni koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise tahminî sonuçlara göre oylarını yaklaşık 2,6 artırarak yüzde 25,6 oy oranına ulaştı. Yüzde 3’e yakın oy kaybeden Yeşiller ve yüzde 4’e yakın oy kaybeden Sol Parti de yüzde 8'er oy aldı.
Bu seçim sonuçları doğrultusunda Angela Merkel'in dört yıl daha başbakanlığa devam etmesi bekleniyor.
Ancak tek başına iktidara gelecek çoğunluğu elde edemeyen Merkel'in yeni bir ortağa ihtiyacı var. Liberalleri koalisyon ortağı olarak kaybeden Merkel'in Sosyal Demokratlarla büyük koalisyona gitmesi ihtimal dahilinde.
Bazı gözlemciler, muhafazakârların Yeşillerle koalisyona gitme olasılığının da düşük olmadığına dikkat çekiyor.
Yüksek katılımAlmanya'da genel seçimlere katılım 2009 yılından daha yüksek oldu. Seçim kampanyalarının geç başlamasına ve heyecansız bir seçim dönemi yaşanmasına rağmen, seçmenlerin büyük bir bölümü sandık başına gitti. Seçimlere katılım oranının yüzde 73 civarında olduğu belirtiliyor.
Sandık başına çağrılan 61 milyon 800 bin kişinden yaklaşık üç milyonu ilk kez oy kullanıyor.
Alman seçim sistemine göre seçmenler, ilki doğrudan aday, ikincisi de parti seçimi için olmak üzere iki oy kullanma hakkına sahip. Kullanılan ikinci oylar partilerin Federal Meclis'teki dağılımını belirliyor. Federal meclise girebilmek için 299 seçim bölgesinden 4 bin 451 milletvekili adayı yarıştı.
Seçimlere 60'ın üzerinde de Türk kökenli milletvekili adayı katıldı.
Almanya'da yapılan genel seçimlerde Türk kökenli 11 aday Federal Meclis’e girmeyi başardı.
Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi'nden Cemile Giousouf, partiden federal düzeyde meclise giren ilk Müslüman milletvekili olma özelliğini taşıyor.
Sosyal Demokrat Parti'den ise beklendiği gibi Genel Başkan Yardımcısı Aydan Özoğuz ikinci kez milletvekili seçildi. Özoğuz'un yanı sıra Metin Hakverdi, Gülistan Yüksel, Cansel Kızıltepe ve Mahmut Özdemir de meclise giren isimler arasında.
Yeşiller'den parti eş başkanı Cem Özdemir'in yanı sıra Ekin Deligöz ve Özcan Mutlu meclise girdi.
Yeşiller neden oy kaybetti?Deutsche Welle'ye konuşan Ekin Deligöz, partisinin kaydettiği oy kaybını üzüntü verici olarak nitelendirdi. Sosyal adalet ve azınlıkların haklarını savunan bir parti olduklarının altını çizen Deligöz, bu seçimlerde bunu daha fazla öne çıkardıklarını ancak seçmenin çevre dışında başka sorunlarla ilgilenen bir Yeşiller Partisi görmek istemediğini ifade etti:
"Biz, parti olarak Almanya'da ekolojiden yani doğal hayatı korumanın dışında sosyal haklar üzerinde konuşmaya başladık ama Almanya seçeneği olmasına rağmen bunu seçmedi. Aslında onlar için çalıştığımız halde bazı insanlar bizi tercih etmedi. Gerçekten yabancıların haklarını arayan bir parti seçilecekse, Yeşiller'e daha büyük destek verilmeliydi. Maalesef öyle olmadı. Biz ise hala azınlıkların yanındayız ama azınlıklar bizim yanımızda yer almazsa birlikte Almanya'yı değiştiremeyiz."
Sol Parti'den 2 Türk kökenli milletvekiliSol Parti'den ise iki dönemdir milletvekili olan Sevim Dağdelen'in yanı sıra Berlin'den Azize Tank da milletvekili seçilmeyi başardı.
Sevim Dağdelen 2009 yılında yüzde 11'in üzerine çıkan Sol Parti'yi, bu seçimlerde yüzde 8'in biraz üstünde oy almasına rağmen yine de başarılı addediyor. Dağdelen, DW'ye yaptığı açıklamada Sosyal Demokratların hedeflerinin altında kalmasını ise şu sözlerle değerlendirdi:
"Sosyal Demokrat Parti'nin güçsüzleşmesinin nedenlerinden biri, özellikle Yeşiller Partisi döneminde ve ondan sonra da Büyük Koalisyon döneminde yaptığı sosyal adaletsizliktir, Somali'ye, Afganistan'a asker ve silah göndermesi ve barışçıl bir dış politika izlememesidir. SPD, seçim döneminde parti programlarında yazdıklarını yerine getirmediği, bunu seçim sonrası unuttuğu, hatta seçmenine ihanet ettiği için yüzde 22 ya da yüzde 25'lerde tutuklu kalıyor."
(dw türkçe)

YORUM YAZIN