Koç Üniversitesi'nde İşçi Kıyımı: 150 İşçi İşten Çıkarılacak
Koç Üniversitesi, kendisine kuruluşundan bu yana hizmet veren 150 civarındaki taşeron işçiyi mayıs ayı başında işten çıkarmaya hazırlanıyor.
Üniversitedeki temizlik, servis, teknik servis ve destek hizmet gibi bölümlerde ortalama 10 yıldır çalışmakta olan ve ISS Facility Services isimli taşeron şirkete bağlı yaklaşık 180 işçiye, geçtiğimiz hafta, Koç Üniversitesi’ndeki görevlerinin taşeron ve asıl işveren arasındaki sözleşme ilişkisinin yenilenmemesi nedeniyle 13 Mayıs’ta biteceği bildirildi. ISS isimli taşeron şirket tarafından işçilere baskı ve şantaj koşulları altında ve zorla imzalatılmaya çalışılan tebliğlere ve firma yetkilisinin verdiği bilgilere göre, işçilere ISS firmasının İstanbul’un çeşitli yerlerindeki farklı işyerlerinde çalışmaları teklif edildi.
Sürgünü kabul edenler yeni işlerinden ayrıldıSendika.Org’a konuşan işçiler, şimdiye kadar 50 işçinin “sürgünü” kabul ettiğini söyledi. İşçiler, Sarıyer’in mahallelerinde oturan ve sürgünü kabul edip Esenler, Topkapı gibi ilçelere giden işçilerin önemli hak kayıpları nedeniyle kısa sürede gittikleri işten ayrıldıklarını bilgisini verdi.
Çaycıya inşaat temizliği yaptırıyorlarAyrıca işçilere teklif edilen yeni işyerlerinin yetkilileri ile görüşen işçilerden iki sene zam istemeyeceklerine dair sözleşme imzalamaları istendi; kimisi atama denilen sürgün yerlerinde işçi açığı olmadığını öğrendi. Şu ana kadar ücret, çalışma saati gibi konularda ciddi hak kayıplarını her gün yaşayan işçiler, ayrıca statüleri sabit kalması gerekirken statülerinin sürekli düşürüldüğünü ve üniversitede çay-servis personeli olarak çalışanlara inşaat temizliği gibi işler teklif edildiğini söyledi.
Sarıyer’deki sermaye işgalinin ve doğa katliamının simge kurumlarından birisi olan Koç Üniversitesi’nde kimisi 12 kimisi 5 yıldır çalışan işçilerin tek bir istekleri var: “Haklarını almak”. Oturdukları mahallelerde kentsel dönüşümün, işyerlerinde taşeron-güvencesiz çalışmanın kıskacına alınan işçiler, Sarıyer’de yaşamaya devam etmek ve esas işverenleri olan Koç Üniversitesi’nden emekli olmak istiyor.
İşçilerle yaptığımız söyleşileri işçilerin kendi istekleri üzerine isimleri değiştirerek yayınlıyoruz.
Veli Asker
Koç Üniversitesi’nde 6 aydır ikram ve çay servisinde çalışıyorum. Bize hiçbir bilgi verilmeden, bize danışılmadan bizimle ilgili kararlar alıyorlar. On yıllık çalışanı kolaylıkla işten çıkarıyorlar. Benim yerimi değiştirmediler ama on yıllık arkadaşlarımızın yerlerini değiştirip başka firmalara, alışveriş merkezlerine, hastanelere gönderiyorlar. Bir arkadaşımız taşıdığı aşırı yükten rahatsızlandı hala çalışmaya devam ediyor.
Süleyman Asker
Koç Üniversitesi’nde hamallık, taşıma, çay servis elemanlığı, makinecilik, havuz bölümünde yani kısaca her biriminde çalıştım. Ama baktığında temizlik elemanı olarak görünüyorum. Hamaliye bölümünde bir makinenin bile taşımakta zorlanabileceği bir yükü bizlere taşıtıyorlar. Zamanında dört personelin baktığı binaya tek başımıza bakıyoruz. Bütün bunlar bir yana Topkapı’ya atama yapılıyor. Burada servisimiz var, yemek kartımız var; ne gideceğimiz yerde ne iş yapacağımızı biliyoruz ne de bütün bu haklara sahip miyiz onu biliyoruz. Benim bordromda çalışma statüm değişti makineci oldu, gönderildiğim yerde temizlik personeli olarak görünüyorum. Ben temizlik personeliyken havuz temizlik personeli olarak çalıştım. Havuzun makine bölümünün temizliğinden havuzun temizliğine kadar her şeyi ben yapıyordum. Havuzun kimyasallarını solumaktan ciğerlerimde problem oluştu. İzin alıp hastaneye rapor almaya gidemiyoruz. Maaşımızdan kesiliyor.
Miyase Onur
Dört kişinin yapacağı işleri bir kişi yapıyoruz. Dinlendiğimiz saatleri de hafta sonu gelip yarım gün çalışarak kapatıyoruz. Bize sözleşmelerimizi bile göstermediler. İşe servis elemanı olarak başvurdum fakat beni temizlik elemanı olarak bir alışveriş merkezine gönderiyorlar. Bana verdikleri numarayı arıyorum burada öyle bir eleman açığımız yok deniliyor. Şubat ayına kadar çay-servis elemanı olarak yazılan bordromda şubat ayında benden habersiz temizlik elemanı olarak yazılıyor. Soruyoruz taşeron firmanın insan kaynaklarını aramamız gerekiyormuş ve maaş bordromun ıslak mühürlüsünü genel müdürlükten almamız gerekiyormuş. Bir saat erken çıkamıyoruz işten nasıl gideceğim genel müdürlüğe? Bize maaş bordrolarını bilgisayar çıktısı halinde şefimiz veriyor, birini biz imzalayıp üniversiteye veriyoruz.
Neşe Yolcu
Rektörlük binasında servis elemanı olarak çalışıyorum. Ama her türlü özel işlerini dahi yapıyoruz. Kıyafetlerini kuru temizlemeye götürmekten, yemek almaya gitmeye kadar her işi yapıyoruz. Gün içerisinde hiç dinlenemiyoruz. Beş senedir burada çalışıyorum. Kalabalık bir bölümde çalışıyorum, bu yüzden mola kullanamıyorum, özellikle öğle saatinde çay ve kahve isteyen çok olduğu için çoğu zaman yemeğe dahi çıkamıyorum, yapmazsak üstlerimizden azar işitiyoruz. Birçok kez ağladığımızı biliriz. Aslında burada iki kişinin çalışması gereken yerde bir kişi çalışıyor. Bunlara rağmen şimdi de bizi atama yapıyoruz diye başka yerlere gönderiyorlar. Beni Cevahir alışveriş merkezine göndermişler. Ben Cevahir alışveriş merkezini arayıp nerede çalışacağımı sorduğumda oradaki görevli bana böyle bir şeyden haberleri olmadığını ve personele de ihtiyaçları olmadığını söyledi. Ayrıca bize söylenen Sarıyer’de oturanların tek arabayla gidilecek yerlere göndereceklerini söylediler. Biz bunu söylediğimizde o zaman İstinye Park’a gönderelim dediler, İstinye Park’taki görevliyi aradığımızda yine aynı şekilde personele ihtiyaçları olmadığını, personel başvurusunda da bulunmadıklarını söylediler.
Gül Özçelik
Bize hiçbir gerekçe göstermeden 13 Mayıs’ta Koç Üniversitesi’nden çıkışımızın yapılacağı söylendi ve çıkış kâğıtlarını imzalamamız istendi; imzalamazsak üç gün içinde noterden evimize gönderileceği söylendi. Biz işten çıkarılacağımıza dair bir duyum aldığımızda gidip müdürümüzle konuştuk ve kendisi bizimle dalga geçercesine, benim öyle bir şeyden haberim yok siz nereden duyuyorsunuz dedi. Sonra üsteledik bana yazılı bir kâğıt gelmedi dedi. Bir hafta sonra taşeron firma yetkilisi gelip 13 Mayıs’ta işten çıkarılacağımızı söyledi.
Yılmaz Tekin
Sözleşmelerimizde giriş saatlerimiz sabah 7.30 olarak gözüküyor fakat biz 7’de geliyoruz okula ve parmak okutuyoruz. Parmak okuma makinesi okumadığında parmağımızı işe girmemiş görünüyoruz ve mesaimizden kesiliyor. Okula girişte imza kâğıtlarında giriş saatlerimiz önceden yazılmış ve 7.30’a imza atıyoruz. Mesaiye başladığımız birimlerde de imza atıyoruz, imza kâğıdının akşam da hazırlanması gerekli, sabah imza kâğıdı olmadığından imza atamıyoruz. Hafta sonları çalışma saatlerimiz 8.00 -12.00 arası o saatlerden fazla çalıştığımızda mesai ücreti ödeniyor. Mesai ücreti ödememek için çalışma saatlerimizi değiştiriyorlar. Kar yağdığında okullar tatil olduğu halde bizler okula gidip okulun yollarını temizledik. Sarıyer’de arkadaşlarımız nöbet tuttu okul yolunu açtırmak için ve okulda da arkadaşlarımız hocaların arabalarının çıkması için yolları temizledi. Okuldan Sarıyer’e kadar yürüdük kar yağdığında. Taşıma işlerine riskli işler diyorlar yapmak yasak diyorlar sonra da taşımaya çağırıyorlar. Bir arkadaşımız yurtlarda parmağını incitti, rapor almasın diye bir hafta izin verdiler.
Kenan Yıldırım
12 yıldır Koç Üniversitesi’nde rektörlük binasında çalışıyorum. Tazminatını vererek beni çıkaracaklarını söylediler, hesaplattırdım hakkım olan tazminat miktarı çıkmadı ben de kabul etmedim. Bir gün işe gittim rektörün odasını temizlemek üzere kartım kapımı okumadı sordurdum kartım iptal edilmiş. Bir sabah okula gittim, güvenlikten telefon geldi, acil ofise gelmem konusunda gittim, dışarı çıkmamı istediler. Montumu bile alamadım, yaka paça dışarı attılar.”
Muhammet Dayı
Bugün atamamın yapıldığı yere gittim. İşverenin bana söylediği kendisinden iki sene boyunca zam istemeyeceğime dair kâğıt imzalamamı istedi ve maaşımı düşüreceğini söylediler. Oysaki taşeron firma bize aynı haklarımızla geçeceğimizi söylediler o da yalan çıktı.
Tehdit ediliyoruzKoç Üniversitesi'nden çıkarılacak çalışanlar twitter hesabı açarak olayı gündemde tutmaya çalışıyor.
@kucalisandestek hesabından yapılan açıklamalar şöyle:
Koç Üniversitesi taşeron şirketle anlaşmasını bitiriyor, tüm işçiler evlerinden uzak yerlerde başka başka işlere yollanıyor.
Buradan gönderilen servis elemanları yeni gittikleri yerlerde inşaat temizliyorlar.
İtiraz edip hakkını arayan işçiler yaka paça okuldan uzaklaştırılıyor, izne çıkarılıyorlar.
Sesini çıkarmak isteyen işçiler işten atılmakla tehdit ediliyorlar.
Sarıyer'de ikamet eden işçi Esenler'e gönderiliyor. Taşeron şirket yer değiştirmeyi reddeden işçilerine tazminat ödemiyor.
Tazminat ödemek istemeyen taşeron işçileri AVMlere inşaatlara yollayarak yıldırma politikaları uyguluyor.
(sendika.org/başka haber)

İşçiler taşeron firma olan ISS'nin elemanları. Bu durumda, mali yükümlülükleri de bu firmaya ait olmalı. ISS, hangi nedenle olduğunu bilemediğimiz şekilde üniversite ile anlaşmasını sona erdirip işçilerini de işten çıkartıyor ama biz başlıkta "Koç Üniversitesi işten çıkartıyor" lafını görüyoruz. Başka bir iletişim mümkün ama böyle değil! Ayrıca, haberde "ISS isimli taşeron şirket tarafından işçilere baskı ve şantaj koşulları altında ve zorla imzalatılmaya çalışılan tebliğlere..." lafı kullanıldığı halde hemen ardından "firma yetkilisinin verdiği bilgilere göre..." cümlesiyle devam etmek daha da tuhaf... Neyse, ben yine de "başka bir iletişim mümkün" diyorum, "başka bir dünya mümkün" olduğu gibi... Biraz daha samimi olmak da yarar var ;)
YanıtlaSilMerhaba...
YanıtlaSilHaberin manşetinde sanırım ilgi çekmek için Koç Üniversitesinin ismi kullanılmış ancak işten çıkarılmalar ve mobbing üniversitenin değil ISS firmasının tasarrufudur. Haberde de bu konu açıkça belirtilmiştir. Bence bu tür haberlere dikkat çekilmeli ama bunu yaparken de sırf daha çok ilgi çeksin diye yanıltıcı haber başlıkları yapılmamalı diye düşünüyorum. Bu arada ISS firmasının işçilerine yapılan bu haksız uygulamanın da bir an önce düzeltilmesi gerektiğini bir kez de ben vurgulamak isterim.
Saygılar
Koç Üniversitesi her haltı yiyecek, ama sorumlulukların hepsini dışsallaştıracak, eline kan bulaşacak: oldu ya? Var mı başka bir arzunuz?
YanıtlaSilISS'le gayri-insani anlaşmaları imzalayan da, kafasına göre anlaşmayı fesheden de Koç Üniversitesi'dir. Temizlik işçilerini her tür başka kategoride çalıştırıyor olmalarından ötürü Hukuk Fakültesi hocaları bunun başlarına bela olabileceğini belirtmiş, Halimoğlu da her tür cebr ve hile ile bu kişilerin hayatlarının karartılmasına ön ayak olmuştur.
Koç Üniversitesi'ni aklamanın hiçbir olur yolu yok: Bu kişilerin hak kaybı olmaksızın kadroya alınmalarından, yani somut çözümlerden başka!