MİT'ten Bir Heyet Kandil'de
![]() |
- METE ÇUBUKÇU - |
22 Eylül 2012 tarihinde AKŞAM gazetesinde 'Yeni bir Oslo mümkün mü?' diyerek bu satırları yazmıştım.
Sıralamalar değişebilir ancak 2012 bitmeden yazdıklarımın hayata geçmekte olduğunu görmek sevindirici.
Bunlar tabii ki sadece temenni değil, süreci izlemenin sonucu. Sevindirici olansa yazdıklarımızın doğrulanmasından çok yeni bir sürecin başlamış olması.
İMRALI'DAN SONRA KANDİLŞimdi gelelim asıl konuya: Eylül ayında yukarıdaki satırları yazdıktan bir süre sonra MİT müsteşarı İmralı'da Öcalan'la görüştü. Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata İmralı'ya gitti. Ama bu ziyarete paralel olarak başka bir görüşme de söz konusu. MİT'ten başka bir heyet Kandil yolunda. Heyet Kandil'de görüşmeler yapacak. Heyette kimlerin yer alacağını bilmiyoruz.
İmralı görüşmesi sonrası bu görüşmenin gerçekleşmesi mümkün. Yani bu kez devlet süreç konusunu Kandil'e anlatıyor. Öcalan'ın mesajı Kandil'e iletiliyor ve Kandil'in tepkisi bekleniyor. Öcalan, Kandil'i göz ardı ederek yola çıkamayacağını biliyor.
Kandil büyük oranda Öcalan'ın planını kabul edecektir. Ancak, ayrık otlarının itirazı olacak, kopma yaşanacaktır. Bunlara hazırlıklı olmak gerekiyor. Hazırlıklı olunması gereken bir diğer nokta ise tıpkı 1993 ve 2011'de yaşanan Bingöl ve Silvan olaylarına benzer girişimlerdir. Hükümet ve İmralı bu konuda kararlı ise bu girişimlerin tuzağına düşmemelidir.
İHTİYAT VE UMUTLU OLMAKÖcalan'ın belirleyici isim, PKK ile Kürt sorununun birbirinden ayrılmayacağı, iç içe geçtiği bir gerçek. Cengiz Çandar'ın TESEV için hazırladığı 'PKK nasıl silah bırakır?' adlı raporu, Balıkçı olarak andığımız, İmralı'nın nabzını çok iyi tutan İlhami Işık'ın değerlendirmeleri ve kendi tecrübelerimiz bu süreçte nelere dikkat edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Öncelikle karşılıklı söylemlere dikkat edip sert üsluptan kaçınmak gerekiyor. Karşılıklı güvensizliğin aşılması, PKK'nın silah bırakmasının Kürtlerde siyasi olarak karşılığını bulması, atılan adımın sadece 2014 seçimlerine yönelik bir oyalamaca olmadığına inanılması, KCK davalarında yeni bir düzenleme, af çıkartılması, yeni anayasadaki hak ve özgürlükler, tanımlar kısmı da önemli. Silahların bırakılıp toprağa gömülmesi ise son aşamadır. Hiç kimse önce silah bırakılmasını beklemesin.
Bu adımın atılmasındaki önemli neden Suriye ve Irak'ta yaşanan sürecin, Kürt sorununu çözememiş bir Türkiye'nin aleyhine işleyebilme ihtimali. Erbil'le kurulan iyi ilişkiler, kendi sorununu çözemeyen bir Türkiye'yi ileriye taşıyamaz. Ancak, Türkiye bu sorunu salt dış denklemler açısından değil, kendi geleceği ve toplumsal barışı için çözmek durumunda. Uzun yıllardır ilk kez karşılıklı olarak kararlı bir sürecin başlamasını desteklemek, çıtayı çok yükseltmeden umudu korumak gerekiyor.
Herfried Münkler'in Yeni Savaşlar adlı kitabından yaptığımız alıntıyı bir kez kullanmakta yarar var: 'Askeri olarak kazansanız bile siyaseten kimse kazanamaz' diyor. Zaten tarih de bölgede Kürtleri bir özne olarak yeniden sahneye çıkarıyor. 2013 önemli. Fırsat kaçmasın.
Mete Çubukçu
*Akşam
YORUM YAZIN