Header Ads

Freedom House'un ''2013'te Dünyada Özgürlükler'' Raporu: Türkiye Yine 'Kısmen Özgür' Ülke


Merkezi Washington'da bulunan Freedom House'un ''2013'te Dünyada Özgürlükler'' raporunda Türkiye bu yıl yine ''kısmen özgür ülkeler'' kategorisinde yer aldı

İnsan hakları ve özgürlükleri izleme kuruluşu Freedom House'un yıllık raporunda, ülkeler en özgür olandan en az özgür olana, 1'den 7'ye doğru rakamlarla notlandırıldı. Buna göre, Türkiye'nin notu hem siyasi haklar, hem sivil özgürlükler alanında, geçen yıllardaki gibi 3 oldu. Raporda Türkiye'ye, ''kısmen özgür'' ülkeler kategorisinde yer verildi.

Raporda Türkiye hakkındaki değerlendirmede, ''Türkiye'nin bu yılki notunda değişiklik olmamasına rağmen, siyasi tutuklamalar ve basın özgürlüğüne yönelik baskılardan dolayı özellikle kaygı duyulan bir ülke olarak tanımlandığı'' belirtildi. Raporda Türkiye'den, ''otoriter eğilimlerim yüzeye çıktığı bir ülke'' olarak bahsedildi.

''Son döneme kadar Türkiye'nin, Ukrayna, Macaristan ve Güney Afrika ile, demokratik gelişim açısından önemli başarı hikayeleri olarak görüldüğü ancak şimdi giderek artan biçimde, bu her bir ülkenin demokratik referansları hakkında soru işaretleri uyanmaya başladığı'' yorumu yapılan raporda, şu ifadelere yer verildi:

''Türkiye'deki gelişmeler, bu ülkenin Müslüman çoğunluklu ülkeler için bir demokrasi modeli olma rolü ve bölgesel liderlik yönündeki arzuları gözününe alındığında, kaygı verici. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümeti iktidara geldiğinden bu yana önemli reformları hayata geçirmiş olsa da Kürt hakları savunucularına yönelik tutuklamaların artması ile suçlama yöneltilmeden uzun süreli gözaltılara neden olan politik açıdan endişe verici ve geniş kapsamlı Ergenekon davasının devam eden süreci kaygı nedenleri oluşturmakta''.

"Gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın tutuklanmalarına özellikle dikkat çekmek istediğini" belirten Freedom House'un açıklamasında, şunlar kaydedildi: "Hükümetin politikalarına karşı çıkan medya kuruluşları ve gazetecilere karşı tacizler, eleştirel sesleri susturmaya ve medya çeşitliliğini kısıtlamaya yönelik açık bir girişim. Mustafa Balbay gibi, 'Ergenekon' soruşturması kapsamında hedef alınan diğer gazeteciler, kendilerine suçlama yöneltilmeden iki yılı aşkın süredir tutuklu bulunuyorlar.

Arch Puddington: 'Türkiye Yanlış Yolda İlerliyor'
Freedom House (Özgürlük Evi) geçtiğimiz günlerde, diğer insan hakları ve demokrasi örgütleriyle birlikte Başkan Obama’ya bir mektup göndermiş, mektupta Türkiye’de ifade ve konuşma özgürlüğüne yönelik düşmanca ortama dikkati çekmişti. Washington merkezli örgütün araştırma birimi başkan yardımcısı Arch Puddington, Türkiye’yi “kısmen özgür ülke” olarak tanımlayan 2013 raporuyla ilgili olarak VOANews'ten Alparslan Esmer’in sorularını yanıtladı:

VOA: “Bulgularınızı neye dayandırdınız?”

ARCH PUDDINGTON: “İki önemli unsura ağırlık veriyoruz. Bir tanesi basın özgürlüğü ve Erdoğan hükümetinin, gazetecilerin tutuklanması ve yargılanmasına yol açan mevcut kampanyası. Bunların ötesinde muhalif yorumcular ve medya kuruluşları, eleştirmenler tehdit ediliyor, tazminat davalarına hedef oluyorlar. Genelde kendilerini rahatsız hissetmeleri sağlanıyor, ‘eğer hükümeti çok sert eleştirirseniz sizi ezmek için özel bir çaba gösterilebilir’ izlenimi yaratılıyor. İkinci unsursa hukuk devleti. Ergenekon ve Balyoz davalarında gördüğümüz gibi hükümetin yasal süreci siyasallaştırdığı yönünde kaygı verici işaretler var. Hükümet, derin politikaları ve darbe girişimlerini, ordudaki, siyasetteki, akademi dünyasındaki ve basın içindeki muhaliflerinin üzerine gitmek için bir gerekçe olarak kullanıyor.”

VOA: “Yola siyasi haklar ve özgürlükler için çıkan bir hükümetin beklenmedik bir dönüşüm geçirmesi olağan dışı değil mi?”

AP: “Hayır olağan dışı değil. Çok sık olabiliyor. Rusya’da gördük. Boris Yeltsin döneminde Rusya, ‘kısmen özgür’ bir ülkeydi ve dereceleri de Türkiye’ninkinden çok farklı değildi. Vladimir Putin devlet başkanlığına gelince Rusya yanlış yöne kaydı. Şuna dikkati çekmek istiyorum, Özgürlük Evi Başbakan Erdoğan’a karşı hasmane bir tutuma sahip değil. AK Parti 9-10 yıl önce iktidara geldiğinde biz o döneme olumsuz bakmadık. Erdoğan’ın iktidarının ilk dört-beş yılında Türkiye’nin puanlarını arttırdık. Ancak son birkaç yıldır kaygı verici işaretler görüyoruz. Bu da Türkiye’nin puanını neden düşürdüğümüzü açıklıyor.”

VOA: “Hükümet seçmenlerin yüzde 50’sini garantilemiş durumda. Bu durumda da başlangıçta benimsediği özgürlüklerden vazgeçebilir mi?”

AP: “Ben hükümetin kimin üzerine gideceği konusunda son derece dikkatli olduğu kanısındayım. Erdoğan hükümetine destek vermeyen olağan vatandaşların üzerine gidilmiyor. Medyanın üzerine gidiliyor, politikacıların üzerine gidiliyor, Kürtlerin üzerine gidiliyor, subayların üzerine gidiliyor. Türkiye’de olağan vatandaşların özgürlüklerine topyekun bir saldırı göremezsiniz. Bu durum zaten büyük bir siyasi muhalefete yol açabilir.”

VOA: “İşler ekonomiye sahip parlamenter bir demokrasinin diktatörlüklerle aynı kategoriye yerleştirilmesi normal bir şey mi?”

AP: “Bakın. Türkiye “kısmen özgür” bir ülke. Türkiye bir demokrasi. Ama kusurlu bir demokrasi. Yanlış yöne giden bir ülke. Ama hala kısmen özgür bir ülke. Orası bir diktatörlük değil. Ondan dolayı durumu abartmak istemeyiz. Türkiye önemli bir ülke. Başarılı bir ekonomisi var. Demokratik bir ülke. Ortadoğu’daki ülkelerce bir tür model olarak görülüyor. Uluslararası alanda giderek artan bir öneme sahip. Ama Türkiye’nin içinde yaşananlar hem sınırları içinde, hem de sınırları dışında etkiye sahip. Türkiye’ye aynı Güney Afrika ya da Brezilya’ya verdiğimiz önemi veriyoruz. Bazı konularda rahatsızız. Türkiye yanlış yöne gittiği izlenimi veriyor.”

VOA: “Özgürlük Evi, geçenlerde Başkan Barack Obama’ya bir mektup yazdı ve Türkiye’deki haklar ve özgürlükler konusundaki kaygılarını dile getirdi. Başbakan Erdoğan önümüzdeki haftalarda Washington’a gelebilir. Başkan Obama’ya da bu kaygılarınızı Erdoğan’a iletmesini önerdiniz mi?

AP: “Elbette. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Türkiye’de demokrasinin durumu konusunda zaman zaman kaygılarını dile getirdi. Bu bizce çok olumlu bir adım. Başkan Obama’nın da benzer kaygıları Erdoğan’la görüşmesi sırasında kendisine iletmesini isteriz.”

Dünyada da özgürlük alanında gerileme var
Özgürlük Evi adlı kuruluşun yıllık raporunda Libya ve Mısır’da siyasi haklar ve sosyal özgürlükler alanında ilerleme kaydedildiği, Rusya, Nijerya ve diğer 25 ülkedeyse gerileme kaydedildiği belirtiliyor.

Örgüt, Libya’da 11 Eylül’de Bingazi’deki Amerikan konsolosluğuna düzenlenen saldırıya rağmen özgürlükler alanında ilerleme yaşandığına dikkati çekiyor. Saldırıda Amerika’nın Trablusgarp Büyükelçisi Christopher Stevens ve üç elçilik görevlisi hayatını kaybetmişti. Örgüt Libya’daki siyasi ve sosyal özgürlükleri ilk kez geçen yıl değerlendirmeye almaya başladı.

Rusya’daysa Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in yeniden seçilmesinden bu yana, ifade özgürlükleri ve kitle gösterileri üzerinde kısıtlama uygulandığı belirtiliyor.

Rapor geneline göre Özgürlük Evi, 90 ülkeyi “tam özgür” diye niteliyor. Geçen yıldan bu yana ancak üç ülke bu “tam özgür” sınıfına alınabildi. Ancak 27 ülkedeyse toplantı, ifade ve basın özgürlüğünde gerilemeler yaşandığı kaydediliyor.

Özgürlük Evi, son yedi yıldır dünyada özgürlükler alanında ilerlemeden çok gerileme yaşandığına dikkati çekiyor.

Freedom House'un raporunda, siyasi haklar ve sivil özgürlükler bakımından en alt sırada yer alan ve ''beterin beteri'' olarak ifade edilen ülke ve bölgeler, Eritre, Ekvator Ginesi, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Somali, Sudan, Suriye, Türkmenistan, Özbekistan ve Çin'in Tibet bölgesi olarak sıralandı.

Rapora göre, 26 ülke geçen yıla göre özgürlükler ve hoşgörü ortamı bakımından gerilerken, sadece 12'si ilerleme gösterdi. Kuruluşun son 6 yılki raporlarına bakıldığında, gerileme gösteren ülkelerin sayısının ilerleme gösterenlerin hep üstünde çıktığı belirtildi.

Raporda ABD, ''en özgür ülkeler'' kategorisinde başı çeken ülkelerden biri olarak gösterildi, ancak bu ülkede ''dışa kapalı eğilimlerin yükselişte olduğu'' uyarısı yapıldı.

(T24-Voanews)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.