Ege Üniversitesi Öğrencileri ve Akademisyenlerine Yönelik Baskı Protesto Edildi
Ege Üniversitesi’nde son yıllarda giderek artan ve 2012-2013 akademik yılı başından bu yana iyiden iyiye belirginleşen polis baskısı ve şiddeti, bu kez akademisyenlere yöneldi.
Yurtsuz.net'in haberine göre, geçtiğimiz hafta üniversite yerleşkesine girerek Edebiyat Fakültesi önünde 20’ye yakın öğrenciyi gözaltına alan polisler, olay sırasında bazı akademisyenleri de gözaltına almaya çalıştılar. Polisler, sınavdan çıkan bir öğrencinin gözaltına alınmasına tepki gösteren Felsefe Bölümü Araştırma Görevlisi Eren Özel’i de gözaltına almaya çalışırken, Rektör Yardımcısından gelen telefonla durum hakkına bilgi almak üzere fakülte önüne çıkan Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Toker Kılınç da Özel ile birlikte sayıları 100’ü bulan sivil polislerin hakaret ve tehditlerine maruz kaldı. Eğitim-Sen İzmir 3 No’lu Şube, bugün öğrenci ve akademisyenlerle birlikte düzenlediği yürüyüş ve basın açıklamasıyla yaşananları protesto etti.
Ege Üniversitesi Metro İstasyonu önünde “Baskılar bizi yıldıramaz” pankartı ile toplanan yaklaşık 300 kişi, sloganlarla İletişim Fakültesi’ne bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca “Polis-idare işbirliğine son”, “Polis defol, üniversiteler bizimdir”, “Faşizme karşı omuz omuza” gibi sloganlar atılırken, İletişim Fakültesi önünde basın açıklamasını Eğitim-Sen İzmir 3 No’lu Şube Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Yasa okudu. Yasa, üniversitenin bütün bileşenlerine yönelerek sözlü sataşma, taciz, hakaret ve tehdit düzeyine ulaşan yaklaşımların hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu belirtirken, “”Siyasal iktidara muhalefet eden, eleştirel düşünen, haklarının peşine düşen, kısaca AKP’den farklı düşünen ve eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir ülkede yaşamak istediğini ifade eden üniversite öğrencilerine karşı bu kampuste adeta savaş ilan edilmiştir” şeklinde konuştu. Polis şiddetinin daha önce de Ege Üniversitesi’nde Serkan Eroğlu’nun katledilmesine kadar vardığını hatırlatan Yasa, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Unutulmasın ki öğrencilerimiz asla yalnız değildir. Siyasal iktidarın dindar, kindar, itaatkâr bir gençlik hayaliyle giriştiği operasyonlardan güç alan ve durumdan vazife çıkaranlar Ege Üniversitesi’nde benzer hukuksuzlukları sergilemekten çekinmemektedirler. Kampusümüzde en temel talepler üzerinden yapılan demokratik eylemler baskı ve şiddetle bastırılmaya çalışılmakta, öğrencilerimiz yurtlarından atılmayla tehdit edilmektedir.
Eğitim-Sen olarak öğrencilere yönelik sistematikleşen ve hocalarımıza kadar uzanan baskı ve sindirme girişimlerini kınıyoruz. Sistematik olarak, muhalif öğrenci ve akademisyenlere topyekûn savaş açan bu zihniyetin uygulamalarını yakından takip edeceğimiz ve bu durumun son bulması için gerekli her türlü adımı atacağımız bilinmelidir. Akademisyenlerimizi, gençlerimizi susturamayacak ve politikalarınıza boyun eğdiremeyeceksiniz. Kampuslerde uyguladığınız şiddet ve baskı politikalarınızla bizleri yıldırmayacak, sesimizi kısamayacaksınız.”
Yapılan yürüyüş ve açıklama, çok sayıda sivil polisin ve polis kameralarının yakın takibinde gerçekleşti

YORUM YAZIN