Header Ads

Avrupa Basınında Bugün (14 Aralık 2012)


İngiltere Basını

Financial Times gazetesi Avrupa Birliği'nin bankacılık birliğine doğru attığı büyük adıma geniş yer ayırıyor.

Euro bölgesindeki bankalar için tek denetim mekanizmasının kurulması konusunda alınan kararın, bankacılık birliği için ilk ve en kolay aşama olduğunu kaydeden gazete, İngiltere'nin de bu adımdan, euro kullanmayan ülkelerin de korunmasını sağlayacağı için memnun olduğunu yazıyor.

Gazeteye göre asıl zor olan ortak çözüm mekanizması için onay almak. Çünkü bu ekonomisi zor durumda olan ülkelerin diğer ülkeler tarafından, vergi gelirleriyle kurtarılması anlamına gelebilir.

Bankacılık krizi ile kapsamlı bir şekilde mücadele edilmesi için ortak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu belirten gazete, ancak bu noktada söz konusu olan para olacağı için bu adımın daha zor olacağını söylüyor.

Suriye savaşında sona doğru mu?
Guardian gazetesinin başsayfasında Rusya'nın Esad rejiminin kontrolü yitirdiğine dair açıklamasına ilişkin bir haber yer alıyor.

Rusya Dışişleri Bakanı yardımcısı Bogdanov'un Suriye'de isyancıların kazanma ihtimali olduğuna dair sözlerine yer veren gazete, aynı düşüncenin birçok uluslararası güç tarafından da paylaşıldığını belirtiyor.

Gazete Suriye'deki savaşın asimetrik bir savaş olduğunu ve isyancıların hafif silahlarına karşılık hükümetin skud füzesi ve saldırı helikopterleri gibi ağır silahları olduğunu söylüyor.

Ancak isyancıların son üç aydır hızlarını artırdığını belirten gazete, Özgür Suriye ordusu ve diğer isyancı grupların ortak daha koordineli ve örgütlü hareket ettiğini söylüyor.

Gazete ayrıca rejim güçlerinin isyancıların kontrolündeki yerlerde ekmek fırınlarını hedeflediğini ve halkın gıda krizi yaşadığını yazıyor.

Altyapının çöktüğünü, elektrik ve su kesintilerinin yaşandığını, halkın ekmek bulmakta zorlandığını ve mülteci krizinin giderek büyüdüğünü belirten haber şu sözlerle devam ediyor:

"21. yüzyılda uluslararası toplumun gözünün önünde ortaçağdaki gibi açlık yaşanıyor... Uluslararası kuruluşların yardım sağladığı mülteci kamplarında durum daha iyi... Ancak Suriye'den kaçmak da giderek zorlaşmış durumda."

"Suriye'deki savaş yarın sona erse bile yerinden edilenlerin gidecek bir yeri yok artık."

Litvinenko İngiltere istihbaratı için çalışıyordu
Times gazetesinin başsayfasında 2006 yılında zehirlenerek öldürülen casus Alexander Litvinenko'nun öldürüldüğü sırada İngiltere istihbarat servici MI6 ajanı olduğuna dair bir haber göze çarpıyor.

Manşetten verilen haberde Litvinenko'nun İngiltere için çalıştığı ve ölümünde Rusya'nın parmağı olduğu açıklamasının, Rusya ve İngiltere arasında yaşanan gerginliği daha da artıracağı belirtiliyor.

Gazete İngiltere'nin Litvinenko'nun ölümünden sorumlu tutulan eski Rus ajanlarının iadesini istediğini ancak Rusya'nın bunu reddettiğini belirtiyor.

Litvinenko'nun Rus mafyası ile ilgili olarak İspanya istihbaratı ile birlikte çalışmakla da görevlendirildiği belirtiliyor.

Gazete başyazısında, soruşturmanın devam etmesi ve Litvinenko'yu kimin öldürdüğünün ortaya çıkması gerektiğini ancak, bunun İngiltere-Rusya ilişkilerine zarar vermemesi gerektiğini belirtiyor.

Yazıda bunun İngiltere ve Rusya arasında kara para aklama, İslamcı silahlı gruplar, internet suçu ve suikast planları gibi olası işbirliği alanlarını etkilememesi gerektiği ifade ediliyor.

Alexander Litvinenko vakasını baş sayfasına taşıyan Independent gazetesi yapılan araştırma sonucunda Litvineko'nun ölümünde Rusya'nın parmağı olduğu bilgisinin İngiltere Rusya'nın ilişkilerini sarsacağını yazıyor.

Litvinenko'nun İngiltere istihbarat servisi tarafından İspanya ile çalışmak için görevlendirildiğini belirten gazete, İngiltere'nin Litvinenko'nun yaşam hakkını koruyamadığı için hakkında dava açılabileceğini belirtiyor.

İngiltere Kültür Bakanı hakkında soruşturma
Daily Telegraph gazetesi, kendisinin ortaya çıkardığı Kültür Bakanı Maria Miller'ın harcamalarındaki usülsüzlük iddiasını tartışıyor.

Miller'ın Muhafazakar Parti'ye bağış yapan birinden ucuz ev kiralamasının yanısra ebeveynlerinin yaşadığı evi için 90.000 sterlin masraf göstermesinin gazete tarafından ortaya çıkarılması üzerine, konuyla ilgili meclis soruşturması açıldı.

Gazete, Miller'ın gazete olayı ortaya çıkardıktan sonra ikinci evinin masraflarını harcama kalemlerinde göstermeyi bıraktığını belirtiyor.

Haberde ayrıca, bu vakanın daha önce ailesinin yaşadığı evin masraflarını harcamalarında gösterdiği için hakkında soruşturma açılan bir İşçi Partisi milletvekilinin durumu ile aynı olduğu hatırlatılıyor.

Chavez sonrası Venezuela
Independent gazetesi Küba'da kanser nedeniyle ameliyat olan Chavez'in sağlık durumunun ciddi olduğunu ve bunun ülkenin geleceği için ne anlam taşıdığını tartışıyor.

Chavez'in duaların yanısıra "siyasi bağlılığa" da ihtiyaç duyduğunu belirten gazete, ölümü durumunda halefi olarak görmek istediğini söylediği Nicolas Maduro'nun Chavez'in yerini doldurup dolduramayacağını sorguluyor.

Güney Amerika'nın en büyük petrol ekonomisi olan Venezuela'nın bu yıl büyüme kaydetse de gelecek sene bunun düşmesinin beklendiğini belirten haber şöyle devam ediyor:

"Chavez'in geçtiğimiz Cumartesi günü amacı birlik çağrısı yapmak ve partiyi Maduro etrafında toplamaktı. Ancak bu kolay olmayabilir. Stratejik ve Uluslarararası Çalışmalar Merkezi'nden Stephen Johnson Chavez yaşadığı sürece yerini Maduro'nun alacağı tartışılmaz. Ancak Chavez ölürse parti içinde Maduro ve diğerleri arasında iktidar mücadelesi başlayabilir.


Almanya Basını

Suriye krizi, bugünkü AB Zirvesi'nde ele alınacak Mekezî Bankacılık İzleme Sistemi ve AB Komisyonu’nun uzlaştığı tartışmalı tütün yönergesi, 14 Aralık 2012 tarihli Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

Koblenz/Mainz bölgesinde yayımlanan Rhein-Zeitung, yorum sütunlarında, bugüne kadarki söylemlerinin aksine Suriye’de isyancıların galip gelebileceğini açıklayan Rusya’nın, Suriye konusundaki tutum değişikliğini ele alıyor:

"Bugüne kadar Suriye’deki kanlı çatışmalarda ölenlerin sayısı 40 bini geçti. Rusya buna rağmen duruma müdahale etmeme prensibinde ısrar etti. Esad’ın devrilmesinin Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’ndeki tutumunu nasıl etkileceği henüz belirsiz. Putin, Suriye krizinin çözümünde izlenecek yolun, bundan böyle başka ülkelerdeki olası iç çatışmalar karşısında uluslararası topluluğun takınacağı tavır konusunda da emsal teşkil edeceğini düşünüyor. Rusya’nın bir emsal oluşturma korkusu, uluslararsı topluluğun Suriye konusunda uzlaşmasının önünde engel olmaya devam edecek."

Suriye krizinden, Avrupa’daki bankacılık sistemindeki krize çözüm bulma çabalarına geçiyoruz... Hafta içinde AB maliye bakanlarının, bir Mekezî Bankacılık İzleme Sistemi’nin oluşturulmasına dair kararı bugün yapılacak yılın son AB Zirvesi’nde ele alınacak. Almanya'nın önemli ekonomi gazetelerinden Düsseldorf merkezli Handelsblatt’ın konuya ilişkin yorumu şöyle:

"AB ülkelerinin Mekezî Bankacılık İzleme Sistemi üzerinde nasıl nefes kesen bir tempo ile uzlaştıkları dikkate değer bir durum. AB ülkelerinin liderlerinin ilk kez haziran ayında temelleri atmasından, AB maliye bakanlarının neticeye varmasına kadar, 6 ay bile geçmedi. Kamplumbağa görünümlü Avrupa Birliği, her ne hikmetse bir anda tavşana dönüşüverdi.“

Basın turumuzu, AB Komisyonu’nun uzlaştığı tartışmalı tütün yönergesini konu alan bir yorumla noktalıyoruz. Yeni tütün yönergesi, sigara paketlerindeki uyarıların sertleştirilmesinin yanı sıra aromalı ve ince sigaraların da yasaklanmasını öngörüyor. Ulusal gazetelerden Die Welt, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Sağlık uzmanı politkacılar için bu bir başlangıç. Alkol de onlar için tam bir illet. Ondan sonra da sırada şeker var. Devletler ilkesinin ilk çıkış noktası, insanların beraber yaşamasını kolaylaştıracak kuralları belirlemek ve hukuk güvenliğini sağlamak. Anayasaya göre kişinin özgürlüğü, toplumun özgürlüğünün, hakkının veya sağlığının olumsuz olarak etkilendiği yerde biter. Bu, her tür demokrasi uygulamasının temel ilkesi olmakla beraber aynı zamanda kamusal ve bireysel alanın sınırlarının belirlenmesinde önemli bir prensiptir. İşte bu sınırı, adım adım kaydırmaya çalışan bir politka, ister sigara içenlerde isterse içmenyenlerde mutlaka kuşku uyandırmalıdır. Yoksa demokrasi, bir gün çoğunluğun despotluğuna dönüşür."

(bbc türkçe-dw türkçe)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.