Header Ads

AB Nobel Barış Ödülünü Aldı: Ödül Karşıtlarına Göre AB'de Ayrımcılık Devam Ediyor


Avrupa Birliği, Oslo’da düzenlenen törenle layık görüldüğü Nobel Barış Ödülü’nü aldı. Törende konuşan AB temsilcileri, Avrupalılara birlik çağrısında bulundu. Ödülün AB’ye verilmesine karşı çıkanlar ise tepkili.

Norveç'in başkenti Oslo'da düzenlenen törende Nobel Barış Ödülü, Avrupa Birliği'nin 27 üyesi adına 500 milyon Avrupalının temsilcisi olarak AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'a takdim edildi.

Oslo'daki ödül törenine, aralarında Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın da bulunduğu, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları katıldı. Norveç Kralı Harald ve ailesi de törende hazır bulunurken, ülkesi Birlik üyesi olmasına rağmen Avrupa Birliği'ne mesafeli duran İngiltere Başbakanı David Cameron ise Oslo'ya gelmedi. Törende İngiltere'yi Başbakan Yardımcısı Nick Clegg temsil etti.

Barış ve birliktelik mesajı

Nobel Barış Ödülü Komitesi Başkanı Thorbjörn Jagland, törende yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği'nin iki dünya savaşının ardından kıtayı birleştirdiğine dikkat çekerek kıtada barışın sağlanmasına katkıda bulunduğunu vurguladı. Jagland, sözlerini “İki dünya savaşından sonra yıkıntılar üzerine yeniden inşa ettiğimiz şeyi kaybetmemeyi ortaklaşa çabayla sağlamalıyız“ şeklinde sürdürdü.
Nobel Barış Ödülü Komitesi Başkanı Thorbjörrn Jagland

AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy da konuşmasında, Avrupa Birliği'nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek insanların bugünlerde Avrupa Birliği'nin temel amaçlarını hatırladığına işaret etti. Avrupa Birliği uluslarının, kardeşliği şimdi ve gelecekte ilerletmesi gerektiğini kaydeden Van Rompuy, “Bu kıta, savaşın kıtasını barış kıtasına dönüştürmeyi başardı“ şeklinde konuştu.

Ödüle tepkiler 
 Törende birliktelik ve barış mesajı verilirken Avrupa Birliği'ne Nobel Barış Ödülü verilmesine karşı çıkanlar da tepkilerini dile getiren açıklamalar yaptı.

Nobel Barış Ödülü, törenle Avrupa Birliği temsilcilerine takdim edildi. Ancak AB’nin özellikle sıkı göç ve iltica politikası nedeniyle bu ödülü hak etmediğini düşünenler de var.

Akdeniz'deki mülteci dramları münferit bir vaka değil. Sık sık İtalya'ya bağlı Lampedusa adasına ya da İspanya'ya ulaşmaya çalışan mültecileri taşıyan tekneler batıyor ve onlarca mülteci boğularak hayatını kaybediyor. Kuzey Afrika ülkelerinden Avrupa'ya göç akını kendi içinde sınırları kaldırmış olan kıta için bir sınav niteliğinde. Zira yasadışı göçle ne şekilde mücadele edileceği konusunda Avrupa Birliği ülkeleri de yıllardır anlaşmazlık içinde. Mültecilere yardım ya da sınırdışı etme gibi konularda ülkelerin yasal düzenlemeleri birbirinden farklılık gösteriyor. Uluslararası Af Örgütü Almanya Şubesi Genel Sekreteri Wolfgang Grenz, bu nedenle Avrupa Birliği'ne Nobel Barış Ödülü verilmesine şüpheyle yaklaşıyor ve şunu söylüyor: “İnsanların Akdeniz'de hayatını kaybetmesinin sorumlusu, Avrupa'nın kendisini koruma politikasıdır.”

"Ayrımcılık devam ediyor"
 Grenz'e göre, Avrupa Birliği çoğu zaman kendi koyduğu hedeflere de bağlı kalmıyor. Grenz buna örnek olarak Avrupa Birliği tarafından hazırlanan ve üye ülkelerin ulusal hukuklarına entegre etmekle yükümlü olduğu ayrımcılıkla mücadele yönetmeliğini gösteriyor. Grenz'e göre bu yasal düzenlemeler uygulamaya yeteri kadar yansımıyor, Roman ve diğer azınlıklara yönelik ayrımcılık pek çok AB ülkesinde sorun olmayı sürdürüyor.

Grenz sözlerine şöyle devam ediyor: “Eğitim sistemi, sağlık sistemi, konut ya da istihdam piyasası alanlarında her yerde fırsat eşitliğine sahip değiller. Buna, bazı AB üyesi ülkelerin Roman vatandaşlarına yönelik saldırıları engellemek için yeterince çaba göstermemesi de ekleniyor. Bu, kanayan bir yara. Avrupa Birliği'nin gelecekte bu konu üzerinde daha fazla eğilmesi gerekiyor.”

Güney Afrikalı Piskopos ve 1984 yılının Nobel Barış Ödülü sahibi Desmond Tutu da Avrupa Birliği'nin barış ve silahsızlanma çabalarına bugün katkıda bulunduğuna dair bir değerlendirmede bulunamayacağını söyledi.

Avrupa Birliği yetkilileri, yaklaşık 930 bin euro değerindeki ödülün çocuklara yardım için çalışan vakıflara ve savaş mağdurlarına bağışlanacağını açıkladı. (dw türkçe)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.