Devrimci 78'liler 12 Eylül Darbesini Mamak Cezaevi ve TRT'nin Önünde Protesto Etti
Devrimci 78’liler Federasyonu her yıl 12 Eylül darbesinin yıldönümüne tekabül eden günlerde yaptığı gibi yine Mamak Askeri Ceza ve Tutukevi önünde bir eylem gerçekleştirdi. Mamak’ta yaşamını yitirenlerin anıldığı eylemde, aynı zamanda işkenceci faşist Albay Raci Tetik’in yargılanması talep edildi.
10 Eylül’de saat: 12:30’da gerçekleşen eylemde sanatçı Mehmet ÖZER yaptığı kısa konuşma ve okuduğu şiirin ardından herkesi saygı duruşuna davet etti. “DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR” sloganları eşliğinde yapılan saygı duruşunun devamında güne dair konuşmaya geçildi.
Emperyalizmin bir işkence laboratuarı; Mamak Askeri Ceza ve Tutukevi
Devrimci 78’liler Federasyonu Temsilcisi Hüseyin YILMAZ, “Mamak askeri cezaevi: dünyanın birçok yerinde SS’ler ve CIA tarafından işkence yöntemlerinin uygulandığı hatta yeni işkence metotlarının denendiği, -kafesinden, tabutluğuna, C5 sorgu merkezinden İtirafçı koğuşuna, fiziki işkenceden psikolojik baskı ve yıldırma taktiklerine, bilinç ve hafızaya yönelik saldırılardan öldürmeye kadar- her türlü yöntemin uygulandığı bir işkence laboratuarıdır” diyerek konuşmasına başladı.
Mamak’ta uygulanan işkence yöntemleri diğer cezaevlerinde de geliştirilerek uygulandı
Mamak cezaevine giren bir devrimcinin ya faşizmin hizmetine girmesi ya da yok olmasının hedeflendiğini belirten YILMAZ, Mamak cezaevindeki işkence yöntemlerinin diğer cezaevlerinde de geliştirilerek uygulandığını kaydetti.
Özel askeri eğitimli işkencecileriyle Mamak dünyanın sayılı işkence merkezlerinden
Cezaevindeki uygulamaların başlangıçta uzmanlık derecesi yetersiz askerlerle başladığını belirten Yılmaz, istenen sonuçlar kısa sürede alınamayınca, Bolu’dan ve Kayseri’den özel eğitimli paraşütçü komando birliklerinin görevlendirildiğini, bu birliklerin akla hafızaya gelmeyecek uygulamalarla Mamak Cezaevi'ni dünyanın sayılı işkence merkezlerinden biri haline getirdiğini söyledi.
Darbecilerin uygulamaları Mamak’da 12 Eylül’den önce başladı
Mamak da darbe dönemi insanlıkdışı uygulamaların 12 Eylül darbesinden 1 ay önce başladığını söyleyen Yılmaz, darbecilerin o dönemde gözaltına alınarak tutuklanan bilim insanlarını, yazarları, öğrencileri, toplumsal muhalefetin önderlerini, kendine muhalif herkesi; sorunsuz bir şekilde içerde tutmanın zeminini hazırlamaya başladıklarını kaydetti.
Darbe ve işkence uygulamalarının baş sorumlusu ABD emperyalizmi defolup gidene kadar peşleri bırakılmayacak
Uygulamaların baş sorumlusunun ABD emperyalizmi ve Türkiye’deki çocukları olduğunu olduğunu kaydeden Yılmaz, onlarında çocuklarının da peşinde olduklarını, elinde mazlum dünya halklarının kanı, ağzında midesinde doğmamış çocukların hakkı, işçi sınıfının işi, aşı özgürlüğü, devrimcilerin, yurtseverlerin geleceği bulunan ABD emperyalizminin ülkemizden defolup gidene kadar peşlerini bırakmayacaklarını söyledi.
Darbe şartlarını olgunlaştırmak için her türlü zulmü uyguladılar
Yılmaz, ülkemizde darbe şartlarını olgunlaştırmak adına binlerce devrimci demokrat insanı katleden, yüz binlerce aydını, bilim insanını, öğrenciyi, öğretmeni cezaevlerine dolduran, süngü zoruyla ülkeye bir deli gömleği giydirerek ülkenin geleceğini elinden alan, geleceksiz, duyarsız, bir toplum yetiştirerek ülkenin yüz yıllık geleceğini ipotek altına alan, darbeciler, cuntacılar, Amerika’nın “our boys”ları yargı önüne çıkana kadar peşlerinde olacaklarını bildirdi.
Tüm insanlıkdışı uygulamaların baş sorumlusu Sıkıyönetim Komutanı Recep Ergun
Ankara Sıkıyönetim Komutanı Recep Ergun’u işaret eden Yılmaz, “İşlediğin suçlardan dolayı yargılamanı ölümün bile engelleyemeyecek” diyerek Mamak’daki insanlıkdışı, faşist uygulamaların baş sorumlusunun Ergun olduğunu hatırlattı.
Ergun, Mamak’ta tutuklulara verilen ilaçların son kullanma tarihlerini talimatla uzattı
Ergun’un tutuklulara son kullanma tarihleri geçmiş ilaçları “ikinci bir emre kadar ilaçların son kullanma tarihi uzatılmıştır” diyerek kullandırdığını hatırlatan Yılmaz, DAL grubundaki işkencelerin ve işkencede ölümlerin baş sorumlusunun da Ergun olduğunu belirterek, İstanbul’da, Diyarbakır’da, Adana’da, İzmir’de; kısaca ülkenin her yanında suç işlemiş sıkıyönetim komutanlarının peşlerinde olduklarını vurguladı.
İşkenceci Raci Tetik’ten hesap sorulacak, Mamak’ta yükselen çığlıklarda boğulacak
Albay Raci Tetik nerede saklanırsa saklansın, Mamak zindanlarında işlediği suçların hesabını vermeden, yargı önüne çıkmadan kendisine ölmeyi yasakladıklarını belirten Yılmaz, G3 ile taradıkları koğuşların hesabını vermeden, Erdal’a, Necdet’e yaptıkları işkencelerin, falakaların, cam kırıkları üzerinde çıplak ayak koşturmaların hesabını vermeden, tabutluklarda, hücrelerde sabahlara kadar yükselen çığlıkların hesabını vermeden ölmesine izin vermeyeceklerini kaydetti.
Tetik’in İlhan Erdost'un katili olduğunu hatırlatan Yılmaz, aynı zamanda Mustafa Yalçın’ın, Süleyman Ayten’in ve Zafer Müştebaoğlu’nun katili olduğunu, bu nedenle peşini bırakmayacaklarını yineledi.
Mamak’ta ki işkencecilerin hepsi yaptıkları insanlıkdışı uygulamaların hesabını verecek
Mamak’ta sadece Raci Tetik’in değil, tutuklulara işkence yapan Tuna yüzbaşının, Burhan yüzbaşının da peşlerinde olduklarını bildiren Yılmaz, işkencecilerin yaptıklarının hesabını mutlaka vereceklerini söyledi.
Mamak’ta, Metris’te Diyarbakır’da işkence yapanlar, idam cezası verenler peşinizdeyiz
Yılmaz konuşmasına şu sözlerle devam etti. “Mamak’ta, Metris’te, Diyarbakır’da, ülkenin herhangi bir cezaevinde, bir emniyet biriminde, bir karakolda, sokakta, karanlık pusularda, katliamlarda, halka ve demokrasiye karşı suç işleyenler, işkenceciler, cezaevlerinde, işkencehanelerde düzmece raporlar düzenleyen doktor “mengele’ler” hiçbir suçu yokken yukardan aldığı emirlerle idam cezası verenler, yüzlerce yıl hapis cezasına hükmeden hakimler, savcılar peşinizdeyiz.
İdam edilen devrimci Ali Aktaş'ın annesi ve ablası da Devrimci 78’lilerle birlikte
23 Ocak 1983 gecesi Adana Cezaevi’nde idam edilen devrimcilerden Ali Aktaş’ın annesi ve ablası da yaptıkları açıklamada, başta Ali Aktaş olmak üzere yaşamını yitiren devrimcilerin değerlerine sahip çıkmaya devam edeceklerini ve darbecilerin yargılanması için mücadelelerinin süreceğini kaydettiler.
Mamak Askeri Ceza ve Tutukevi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, işkence sonucu yaşamını yitiren devrimcilerin isimlerinin tek tek okunması ve işkencecilerin listesinin açıklanmasıyla son buldu.
Gördükleri İşkence Ve Zulüm Sonucu Yaşamını Yitirenler:
Süleyman Ayten
Mustafa Yalçın
İlhan Erdost
Zafer Müştebaoğlu
Hasan Akbaba
Haluk Aydın
Bekir Çelenk
Turan Çağlar
Ahmet Reşit Erdoğdu
Mamak Askeri Ceza Ve Tutukevi’ndeki İşkenceciler:
Albay Raci Tetik – Mamak Cezaevi Komutanı
Binbaşı Haşmet Uzun
Binbaşı Yüksel Güney
Binbaşı Haşmet Onur
Yüzbaşı Tacettin Baysal
Yüzbaşı Mehmet Özer
Yüzbaşı Duygu Canik
Üsteğmen Savaş Biçen
Üsteğmen Ahmet Kelek
Üsteğmen Fuat Taşçı
Üsteğmen Fazıl …
Başçavuş Kadir Şahin
Başçavuş Feyyaz …
Başçavuş Esat …
Çavuş Adnan Aytür
Çavuş Nadir Nayır
Çavuş Süleyman Çengel
Onbaşı Mahmut Baran
Onbaşı Rıdvan Saygılı
Er Cezmi Nihal
Er Harun Bal
Er Fethi Büyükkaraakça
Piyade Yarbay Engin Eğin
Tankçı Binbaşı Ahmet Uluçay
Binbaşı Baysal Balaban
Yüzbaşı Tamer Öğdüm
Yüzbaşı Ali Canpolat
Üsteğmen Ali Yurtsevdi
Astsubay Mehmet Çakmakoğlu
Kıdemli Başçavuş Abdullah Yıldız
Kıdemli Çavuş Kemal Aytekin
Kıdemli Çavuş Yaşar Gençay
Piyade Er Mustafaa Yengeç
Piyade Çavuş Tahir Konuralp
Piyade Er Yüksel Ata
Piyade Onbaşı Coşkun Çelebi
Piyade Er Metin Sağlam
Sivil Gardiyan Bilal Boztepe
Sivil Gardiyan İsmail Yavaş
Sivil Gardiyan Mehmet Sungur
Sırrı Şuşut
Yüzbaşı Ferruh Parmaksızoğlu
Tabip Yüzbaşı Hikmet Dodan
Astsubay Tahsin Örsdöven
Astsubay Sabri Önsoy
Hıvzı Çubuklu
Müdür Önder Gürsoy
Albay Özgür Tütün
İç Güvenlik Komutanı Mehmet Bozdemir
Topçu Yüzbaşı Tuna Akkurt, İlhan Erdost’un Katlinden Sorumlu
Astsubay Şükrü Bağ, İlhan Erdost’un Katlinden Sorumlu
Çavuş Ahmet Şeker, İlhan Erdost’un Katlinden Sorumlu
Er Metin Gündoğan, İlhan Erdost’un Katlinden Sorumlu
Er İbrahim Keskin, İlhan Erdost’un Katlinden Sorumlu
Er Kısmet Çağlar, İlhan Erdost’un Katlinden Sorumlu
Er Eyüp Ergun
Er Fuat Çeker
Er Engin Soğancı
Kaya Alpkartal
Sivil Gardiyan Haydar Balıkçı
Sivil Gardiyan Mevlüt Öztürk
TRT önünde 12 Eylül protestosu
Devrimci 78'liler Federasyonu üyesi bir grup da TRT Ankara Radyosu önünde toplandı. Aralarında darbe sonrası idam edilen Erdal Eren ve Necdet Adalı'nın bulunduğu kişilerin fotoğraflarının da yer aldığı dövizleri taşıyan grup, 12 Eylül darbesini gerçekleştirenleri protesto etti. Darbe karşıtı sloganlar atan grup üyeleri ellerindeki mumları yaktı.
Burada grup adına basın açıklaması yapan Mehmet Özer, 12 Eylül 1980'de Ankara Radyosu'nda okunan sıkıyönetim bildirisini Türkiye'ye yeniden hatırlatmak için toplandıklarını ifade etti.
Özer, radyoların halka uzanan mikrofonlarının darbeciler için her dönemde kilit noktası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Darbecilerin ilk meşruiyetlerini bu mikrofonlardan elde ettiklerini düşünerek, önce postallarını şaklatarak gelen silahlı askerleri, palet zincirleri caddeleri inleterek ilerleyen tankları ve namluları çalışanlara yönelmiş tüfekleriyle radyo evini kuşattılar. Darbeci generaller soluğu hep radyo evlerinde aldı. Tarihimiz zulmetmek isteyen darbecilerin ve egemenlerin, halkın vergileriyle ayakta duran TRT'yi basma hikayeleriyle doludur."
"Namluların gölgesinde bir gelecek" ve "tank paletlerinin dişlileri arasında bir ülke" istemediklerinin altını çizen Özer, "Artık ekmek kadar, su kadar gerekli olan şeyi; halklarımızın özgürlüğünü, eşitliğini, kardeşliğini bir arada yaşayabildiği gerçek demokrasiyi istiyoruz" ifadelerini kullandı.Grup, basın açıklamasının ardından dağıldı.
(sendika.org/aa)

YORUM YAZIN