Çocukların, Çocukluğuna Baskın
![]() |
| - HACER FOGGO - |
19 Eylül sabaha doğru 04.00 sıralarında 500 polis mahalleye uyuşturucu için baskın düzenledi. Sık sık baskın düzenlenen bir mahalle İstanbul’da da adı bilinen diğer mahalleler gibi.
Bu mahallelerde yaşayan büyüyen çocukların çocukluğu bu baskınlarda tamamen unutuluyor.
Balyozlarla kırılan kapıların ardında, yerde yatan 5,6,7,8 yaşlarında çocuklar yataklarının etrafında yüzü bereli silahlı polisler, çocukların üzerlerine gönderilen kurt köpekleri. Henüz yeni uyanmışlar, korkuyla kurt köpeğine ve silahlı polislere bakıyorlar.
Ürkerek ya yataklarının içine siniyorlar ya da panik halinde annelerine koşuyorlar.
Duvarlar sıvasız, üzerlerindeki battaniye incecik, yer minderlerini yatak yapmışlar. Hepsi bir odada yatıyor. Zayıf, ince çelimsizler. Sabah bu evden sağlıklı bir şekilde çıkıp okula gidecekler, “öğrenecekler”.
Karşılarında sürekli deklanşöre heyecanla basan gözlerinde flaşı patlatan fotoğrafçı bir abi.
Fotoğrafçı abi sabaha gazetelere vereceği fotoğrafların heyecanıyla basıyor da basıyor, çocuklar siniyor da siniyor yer yarılsa içine girecekler korkudan.
Bu evde uyuşturucu bulunmadığını ertesi gün annenin gördükleri muameleden dolayı emniyeti şikayet edeceği haberden anlıyorum.
Bulsalar ne olacak? Çocuklara uygulanan yöntem bu olmalı? Yaşadığı evin bakımsızlığından da anlaşılıyor ki, bu çocuk açlık ve yoksullukla savaşıyor her gün. Bu çocuğu bu fotoğrafa bakarak nasıl bir gelecek beklediğini görmek için gözlerinde flaş mı patlatmak gerekiyor? Türkiye’nin de imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 16. Maddesi şöyle der:
1. Hiçbir çocuğun özel yaşantısına, aile, konut ve iletişimine keyfi ya da haksız bir biçimde müdahale yapılamayacağı gibi, onur ve itibarına da haksız olarak saldıramaz.
2. Çocuğun bu tür müdahale ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır
Adana’da uyuşturucu baskını yapıldığı tarihte İstanbul’da The Gypsy Lore Society ile Beyoğlu Belediyesi işbirliği ile Romanlar 2012 başlığı altında 4 günlük bir konferans düzenleniyordu. Bu toplantı aynı zamanda haberi olmasa da gözünde flaş patlatılan üzerine kurt köpeği gönderilen çocuk için yapılıyordu. Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ toplantıda ‘Romanlarla ilgili yapılan çalışmaların yeterli olmadığını, zihinsel değişim sağlanması gerektiğini, zihinlerdeki yanlış kabullerin ortadan kaldırılması” gerektiğini söylüyordu.
Zihinler, Adana’nın Yüreğir ilçesi 19 Mayıs Mahallesi’nde çocukların bütün hayatını alt üst edecek, psikolojik olarak çökertecek fotoğrafını çekmekle meşgul. Bu mahallelere bir gün de uyuşturucu baskını dışında sosyal ve ekonomik sorunlarını dinlemek için sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, doktorlar, öğretmenlerle sabah herkes uyandıktan sonra bir baskın düzenlenemez mi?
9 eylül 2007 tarihinde Radikal gazetesine (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&ArticleID=875359&CategoryID=42) yazdığım haberde şöyle demişim bugün hala geçerliliğini koruduğu için tekrarlıyorum:
“Sık sık "uyuşturucu", "hırsızlık" gerekçesiyle emniyet tarafından baskın yapılan bu mahalle, şimdi de eğitim kampanyalarına öncülük edenlerin baskınlarını bekliyor.
Bazı suçların oluşma koşulları, suçluluk duygusunu yitirdiğimiz anda ortaya çıkar. Bu duyguyu bitirmeden, haydi çocuklar barakalardan okullara!!”
Hacer Foggo

YORUM YAZIN