Sivas Katliamı Davası Avukatlarından Kazım Genç: Karar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Aykırı
Sivas Katliamı davası avukatlarından Kazım Genç, mahkemenin ölen iki sanık açısından zaman aşımı tartışması yapmasının bir gereği olmadığı görüşünde. Mahkemenin Sivas Katliamı için "insanlığa karşı suç" ve "kamu görevlileri açısından zaman aşımının işletilemeyeceği" yönündeki kararlarının ise son derece önemli olduğunu belirten Avukat Genç, "Bu davada bizim aleyhimize gibi yansıdı ama mahkemenin insanlığa karşı suç işleyen kamu görevlilerinin zaman aşımından faydalanmayacakları yönündeki kararı, 12 Eylül darbesi ve sonrasında işkence yapan kamu görevlileri açısından da zaman aşımının Türk yargısında kabul görmemesinin yolunu açıyor" dedi.
Katliam mağduru ailelerin avukatı Kazım Genç, mahkeme kararını ETHA'ya değerlendirdi.
Mahkemenin, yaşamını yitiren sanız Cafer Erçakmak ile ilgili zaman aşımı tartışması yapmasını anlamlı bulmadığını belirten Avukat Genç, şunları söyledi: "Çünkü 146/1. maddeden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Zaman aşımı süresi 30 yıldır. 5237 yasanın 77. maddesindeki insanlığa karşı suç ve bunun zaman aşımı kapsamına alınamayacağı düşüncesinden ayrı olarak, mahkemenin, Cafer Erçakmak ile ilgili neden böyle bir tartışmaya girdiğini anlamış değiliz. Ölüm nedeni olarak Erçakmak hakkındaki dava düşürüldü. Bu hukuki olarak doğru bir karar. Yılmaz Bağ da yaşamını yitirmiş durumda. Onun için de neden zaman aşımı tartışması yapıldı? Bu anlaşılmış değil. Her iki sanık açısından ölümleri nedeniyle zaten dava düşüyordu, böyle bir tartışmaya gerek yoktu."
Diğer 5 sanıkla ilgili değerlendirmesinde sanıkların karıştığı eylemleri "insanlığa karşı suç" olarak değerlendirdiğini söyleyen Avukat Genç, "Bu hukuki olarak da mantıki olarak yaklaşıldığında doğru bir karardır" dedi.
5 sanığın kamu görevlisi olmadıkları gerekçesine dayanarak haklarındaki davayı zaman aşımından düşürdüğünü söyleyen Avukat Kazım Genç, şunları belirtti: "Hukuki doğru kabul edilebilir değildir. Çünkü 5237 sayılı yasanın 77. maddesinin birinci ve son fıkraları, keza AİHS'nin 7. maddesinin 2. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, kamu görevlisi ya da kamu görevlisi değildir, şeklinde bir ayrım söz konusu değildir. Bu nedenle mahkemenin bu konuda verdiği kararı doğru görmüyoruz."
'İNSANLIĞA KARŞI SUÇ TESPİTİ ÇOK ÖNEMLİ'
Avukat Genç, mahkemenin "Sivas Katliamı insanlığa karşı suçtur" sözünün çok önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu mahkeme kararının bizim açımızdan iki önemli ve anlamlı sonucu var. Birincisi, Türkiye'de bir mahkemede ilk kez oldu. Birilerinin galeyana gelerek yaptıkları bu tür öldürmeler, bundan sonra insanlığa karşı suç olarak görülecek. Bu önemli bir tespit. Bir diğer önemli tespit de, bu davada bizim aleyhimize gibi yansıdı ama mahkemenin insanlığa karşı suç işleyen kamu görevlilerinin zaman aşımından faydalanmayacakları yönündeki kararı, 12 Eylül darbesi ve sonrasında işkence yapan kamu görevlileri açısından da zaman aşımının Türk yargısında kabul görmemesinin yolunu açıyor."
Avukat Kazım Genç, kararın Türkiye kamuoyu açısından olumsuz sonuçlarının yanı sıra, bundan sonra işkence yapan kamu görevlilerine yönelik olarak zaman aşımına yargının yer vermeyeceği şeklinde bir görüş oluşmasının temelinin atıldığını belirtti.
AİHM'İN LİTVANYA KARARINI HATIRLATTI
AİHM'in Litvanya kararını hatırlatan Genç, "Litvanya yargısı 1944'de işlenmiş bir suç ile ilgili, 1961'de çıkan bir yasaya dayanarak, 2004'de bir mahkumiyet veriyorsa ve biz bunu Türkiye ve dünya tarihine düşülmüş bir not olarak görüyorsak, Türk yargısının da tarihe bir not düşmesini beklerdik. Ne yazık ki düşmediler" dedi.
'HSYK MAHKEME ÜZERİNDE BASKI KURDU'
Hakimler ve Yüksek Savcılar Kurulu Başkan Vekili'nin kısa bir süre önce yaptığı açıklamayı hatırlatan Genç, şunları söyledi: "Her ne kadar duruşma salonundan yükselen 'HSYK üst amiriniz' sözüne, mahkeme heyeti itiraz etse de, HSYK Başkan Vekili'nin açıklamaları bunlar üzerinde bir manevi baskı oluşturduğunu düşünüyorum. AKP Grubu'nda Sayın Başbakan bu kararla ilgili olarak 'Memlekete, millete hayırlı olsun' dedi. Anadolu kültürü, olumsuz şeyler için 'hayırlı olsun' demez, olumlu şeyler için der. Başbakan da mahkeme kararını olumlu görüyor."
ŞİMDİ NE OLACAK?
Avukat Kazım Genç, bundan sonra yapılacaklara ilişkin şu bilgileri verdi: "Bu kararı temyiz edeceğiz. Yargıtay, bu kararı bozabilir, 'zaman aşımı yoktur, verdiğiniz karar doğru değildir' diyebilir. O zaman iç hukuk yolları işlemeye devam eder. Onaylarsa, AİHM'e dosya taşınacaktır." Avukat Kazım Genç, karardan önce mahkeme heyetinin önünde oluşturulan polis barikatı ile ilgili olarak da şunları söyledi: "Tutuklu sanık olduğunda, sanığın bölge güvenlik çemberine alınır. Ancak bu duruşmada sanık yoktu. Mahkeme bu konuda aslında kendisini çok zorladı. Kararlarını oluşturmuşlar ama salona bunu söylediklerinde nasıl bir tepki ile karşılaşacaklarını kestiremediler. Bu nedenle önlem anlamdı. Biz tabi ki doğru görmedik."
Katliam mağduru ailelerin avukatı Kazım Genç, mahkeme kararını ETHA'ya değerlendirdi.
Mahkemenin, yaşamını yitiren sanız Cafer Erçakmak ile ilgili zaman aşımı tartışması yapmasını anlamlı bulmadığını belirten Avukat Genç, şunları söyledi: "Çünkü 146/1. maddeden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Zaman aşımı süresi 30 yıldır. 5237 yasanın 77. maddesindeki insanlığa karşı suç ve bunun zaman aşımı kapsamına alınamayacağı düşüncesinden ayrı olarak, mahkemenin, Cafer Erçakmak ile ilgili neden böyle bir tartışmaya girdiğini anlamış değiliz. Ölüm nedeni olarak Erçakmak hakkındaki dava düşürüldü. Bu hukuki olarak doğru bir karar. Yılmaz Bağ da yaşamını yitirmiş durumda. Onun için de neden zaman aşımı tartışması yapıldı? Bu anlaşılmış değil. Her iki sanık açısından ölümleri nedeniyle zaten dava düşüyordu, böyle bir tartışmaya gerek yoktu."
Diğer 5 sanıkla ilgili değerlendirmesinde sanıkların karıştığı eylemleri "insanlığa karşı suç" olarak değerlendirdiğini söyleyen Avukat Genç, "Bu hukuki olarak da mantıki olarak yaklaşıldığında doğru bir karardır" dedi.
5 sanığın kamu görevlisi olmadıkları gerekçesine dayanarak haklarındaki davayı zaman aşımından düşürdüğünü söyleyen Avukat Kazım Genç, şunları belirtti: "Hukuki doğru kabul edilebilir değildir. Çünkü 5237 sayılı yasanın 77. maddesinin birinci ve son fıkraları, keza AİHS'nin 7. maddesinin 2. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, kamu görevlisi ya da kamu görevlisi değildir, şeklinde bir ayrım söz konusu değildir. Bu nedenle mahkemenin bu konuda verdiği kararı doğru görmüyoruz."
'İNSANLIĞA KARŞI SUÇ TESPİTİ ÇOK ÖNEMLİ'
Avukat Genç, mahkemenin "Sivas Katliamı insanlığa karşı suçtur" sözünün çok önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu mahkeme kararının bizim açımızdan iki önemli ve anlamlı sonucu var. Birincisi, Türkiye'de bir mahkemede ilk kez oldu. Birilerinin galeyana gelerek yaptıkları bu tür öldürmeler, bundan sonra insanlığa karşı suç olarak görülecek. Bu önemli bir tespit. Bir diğer önemli tespit de, bu davada bizim aleyhimize gibi yansıdı ama mahkemenin insanlığa karşı suç işleyen kamu görevlilerinin zaman aşımından faydalanmayacakları yönündeki kararı, 12 Eylül darbesi ve sonrasında işkence yapan kamu görevlileri açısından da zaman aşımının Türk yargısında kabul görmemesinin yolunu açıyor."
Avukat Kazım Genç, kararın Türkiye kamuoyu açısından olumsuz sonuçlarının yanı sıra, bundan sonra işkence yapan kamu görevlilerine yönelik olarak zaman aşımına yargının yer vermeyeceği şeklinde bir görüş oluşmasının temelinin atıldığını belirtti.
AİHM'İN LİTVANYA KARARINI HATIRLATTI
AİHM'in Litvanya kararını hatırlatan Genç, "Litvanya yargısı 1944'de işlenmiş bir suç ile ilgili, 1961'de çıkan bir yasaya dayanarak, 2004'de bir mahkumiyet veriyorsa ve biz bunu Türkiye ve dünya tarihine düşülmüş bir not olarak görüyorsak, Türk yargısının da tarihe bir not düşmesini beklerdik. Ne yazık ki düşmediler" dedi.
'HSYK MAHKEME ÜZERİNDE BASKI KURDU'
Hakimler ve Yüksek Savcılar Kurulu Başkan Vekili'nin kısa bir süre önce yaptığı açıklamayı hatırlatan Genç, şunları söyledi: "Her ne kadar duruşma salonundan yükselen 'HSYK üst amiriniz' sözüne, mahkeme heyeti itiraz etse de, HSYK Başkan Vekili'nin açıklamaları bunlar üzerinde bir manevi baskı oluşturduğunu düşünüyorum. AKP Grubu'nda Sayın Başbakan bu kararla ilgili olarak 'Memlekete, millete hayırlı olsun' dedi. Anadolu kültürü, olumsuz şeyler için 'hayırlı olsun' demez, olumlu şeyler için der. Başbakan da mahkeme kararını olumlu görüyor."
ŞİMDİ NE OLACAK?
Avukat Kazım Genç, bundan sonra yapılacaklara ilişkin şu bilgileri verdi: "Bu kararı temyiz edeceğiz. Yargıtay, bu kararı bozabilir, 'zaman aşımı yoktur, verdiğiniz karar doğru değildir' diyebilir. O zaman iç hukuk yolları işlemeye devam eder. Onaylarsa, AİHM'e dosya taşınacaktır." Avukat Kazım Genç, karardan önce mahkeme heyetinin önünde oluşturulan polis barikatı ile ilgili olarak da şunları söyledi: "Tutuklu sanık olduğunda, sanığın bölge güvenlik çemberine alınır. Ancak bu duruşmada sanık yoktu. Mahkeme bu konuda aslında kendisini çok zorladı. Kararlarını oluşturmuşlar ama salona bunu söylediklerinde nasıl bir tepki ile karşılaşacaklarını kestiremediler. Bu nedenle önlem anlamdı. Biz tabi ki doğru görmedik."

YORUM YAZIN