"Geç Gelen Portakallar" Sahiplerini Buldu
Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi'ndeki gecenin sunuculuğunu Cem Davran yaptı. Gecede Ali ve Aysun Kocatepe çifti de geceyi söyledikleri parçalarla renklendirdi.
1979 Ödülleri

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Akaydın, 15 yaşında 1979 yılında Ömer Kavur'un ''Yusuf ile Kenan'' adlı filminde oynayan Cem Davran'a ''En İyi Çocuk Oyuncu'' ödülünü verdi. 47 yaşındaki Davran, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, ''Bir aktörün kaderi 32 yıl geriden gelir mi'' diye espri yaptı.
Yakınlarının ödülü almaya gelirken, ''Sahneye kısa pantolonla çık'' diye kendisine takıldıklarını anlatan Davran, rol aldığı ''Yusuf ile Kenan'' adlı filmin yayınlandığı dönemde sansüre uğrayarak çok kısaldığını, gösterildiği sinemanın ise bombalı saldırıya uğradığını anlattı. Sinema hayatına ilişkin sözlerinin ardından, ''Şu ana kadar söylediklerim 15 yaşında aklımdan geçenler'' diyen Davran, şöyle devam etti:
''Bu ödülü alırken kime teşekkür edeyim diye düşündüm. Ama Yusuf ile Kenan'da birilerine borcum var, öğretmenlerim... Konuyla direkt ilgisi yok ama benim yüreğimle ilgisi var. Kısa bir süre önce devlet 55 bin atama yapacaklarını söyledi. Öğretmen adayları prosedürü tamamladı, aileleriyle, 11 bin atamadan sonra durdurdular. Yetkililer, ilgili bakan, 'Sizi atayamıyoruz' dedi. Aileleriyle birlikte yüzbinlerce adam. Çocuk oyuncu ödülü alıyorum, ama hepsi bana 'Ağabey' diyor. İlgileniyorum. Bütün büyüklerimize yalvarıyorum, benim ödülüm 32 yıl gecikti, onların ataması 32 yıl gecikmesin. Bu ödülü öğretmenler için alıyorum.''
1979 yılındaki ''Kanal'' adlı filmle ''En İyi Müzik'' ödülüne layık görülen Arif Erkin, Altın Portakal heykelciğini Atila Özdemiroğlu verdi. Erkin, geçmişte oyunlarının yasaklandığını ve kendilerine, ''Bu oyunu oynamayın. Bu oyunu devam ettirirseniz sonra ötekileri de oynayamazsınız'' dendiğini anlattı. Erkin, ''Yavaş yavaş bitirdik onları. O zaman bunlar açıkça söyleniyordu, 'Oynamayın' deniyordu. Şimdi insanlar sansürü kendileri yapıyorlar'' diye konuştu.
''Bebek'' ve ''Demir yol'' filmleriyle ''En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu'' ödülüne layık görülen Sevda Aktolga'ya ödülünü Nuri Alço verdi. Aktolga, ''Sansür kurbanı bir kuşaktık hala kurban kuşağız. Özgürlüklerimizin peşindeyiz hala. Hala özgür değiliz. Umarım birgün özgür olmayı başarırız'' dedi.
Kenan Değer ve Sevtap Parman ''En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu'' ödülüne ''Kanal'' filmiyle layık görülen Kamuran Usluer'in ödülünü Mahmut Cevher'e verdi.
''Bir daha asla Denizler ölmesin''
''Seninle Son Defa'' filmi ile ''En İyi Kadın Oyuncu'' ödülünün sahibi olan Sevda Ferdağ, ödülünü Eşref Kolçak'tan aldı. Ferdağ, ''Hayatımda ilk defa bu kadar anlamlı bir ödül alıyorum. Bir daha asla Denizler ölmesin'' dedi.
''Demiryol'' filmindeki performansıyla ''En İyi Erkek Oyuncu'' ödülüne layık görülen Fikret Hakan'ın ödülünü Meral Orhonsay, Yılmaz Köksal'a verdi.
Vecdi Sayar, ''Yusuf ile Kenan'' filminin senaryosu ile ''En İyi Senaryo'' ödülüne layık görülen Ömer Kavur ve Onat Kutlar'ın ödülünü Necip Sarıcı ve Onat Kutlar'ın eşi Filiz Kutlar'a verdi.
Filiz Kutlar yaptığı konuşmada, terör olaylarının bugün de devam ettiğine dikkati çekti. Filiz Kutlar, Onat Kutlar'ın 1994 yılında Cumhuriyet Gazetesi'nde yazdığı ''Terör: Herkesin kaybettiği tek oyun'' başlıklı yazıdan birkaç cümle okudu.
''Demiryol'' filmi ile ''En İyi Yönetmen'' ödülüne layık görülen alan Yavuz Özkan'a ödülünü Sine-Sen Genel Sekreteri Ahmet Keskin verdi. Özkan, sansür heyetini protesto etmek için 1979 yılında filmi yarışmadan çektiklerini anlattı. Özkan, şöyle konuştu:
''Bu eylem biz filmlerimizi çektiğimiz için büyümedi, eğer jüri üyeleri topluca istifa etmeseydi ve kamuoyunda yankılanmasaydı yarışma bizim filmlerimiz olmadan devam eder ve 48 yıllık film festivali tarihinde 1979 yılı hatırlanmazdı bile. Oysa bugün burada 1979'u 32 yıl sonra heyecanla anıyoruz. Keşke bu filmleri hiç yarıştırmasaydık. Keşke onları yarıştırmak yerine bu dayanışma ve direnme öyküsünü hatırlatarak bu eyleme hayat veren herkesi ödüllendirebilseydik diye düşünüyorum. Ben ödülümü bütün bu saydıklarım adına ve 48 yıldır bu festivale emek veren herkes ve de bu festivali 48 yıldır yaşatan Antalya adına alıyorum.''
1979 yılında ''En İyi Film'' ödülüne layık görülen ''Yusuf ile Kenan'' filminin Altın Portakal heykelciği Atilla Dorsay tarafından filmin yapımcısı Necip Sarıcı'ya, ''Demiryol'' filminin heykelciğini ise Antalya'nın eski Belediye Başkanı Selahattin Tonguç, Yavuz Özkan'a verdi.
Selahattin Tonguç, yaptığı konuşmada, sansür olayından sonra izin almamış filmlerin yarışmaya girmesini engelleyecek bir yönetmelik yaptıklarını belirterek, ''Onun da üzüntüsünü ve acısını hissediyorum. İtiraf ediyorum'' dedi.
1980’nin Ödülleri
48’inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ’Geç Gelen Altın Portakal Ödülleri’nde 1980 yılının ’En İyi Müzik’ ödülü ’Sürü’ filmiyle Zülfü Livaneli’nin oldu. Ödülü vermek üzere Nurettin Tekindor sahneye gelirken Livaneli adına ödülü Erdal Güney aldı. Livaneli’nin mesajını okuyan Güney, bu ödülün demokrasi ve insan hakları için mücadele etmiş olan herkesin ödülü olduğunu söyledi. Livaneli, mesajında "Geçmişte cuntalara faşizme karşı direnenler şimdi baskılara karşı böyle direniyorlar. Ne ironiktir bu süreç ileri demokrasi olarak adlandırılıyor" ifadesine yer verdi.
BİR BAŞKA HÜZÜNLÜ ÖYKÜ
17’nci Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ’En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ ödülü ise ’Düşman’ filminde 80 yaşında ilk ve tek sinema filmini çeken Fehamet Atila’nın oldu. Ödülü Işık Yenersu Selçuk Özer’den alırken "Fehamet Hanım burada olmadığınızı tahmin ediyorum. Beni duyan yakınlarınız varsa beni ağır yükten kurtarsınlar. Geç gelen Altın Portakal’ınızı daha da gecikmeden size ulaştırayım. İşte ödülünüz" diye konuştu.
’BU ÖDÜL BENİM DEĞİL’
Tuncel Kurtiz, ’Sürü’ filmindeki rolüyle ’En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ ödülüne layık görülürken oyuncu Kurtiz’e ödülünü Şerif Sezer sundu. Kurtiz ve Sezer sahnede uzun süri kucaklaştılar. Geceye katılan sinemacılar Usta Oyuncu Kurtiz’i ayakta alkışlarken Tuncel Kurtiz, "12 Eylül acı günler, acılı günler. Daha dün Erdal Eren’in belgeselini izledim. Asılan, işkence gören binlerce insanının acısı hala yüreğimizdedir. Bu ödül benim değildir. Onlarındır" diye konuştu.
PAYLAŞILAN ÖDÜLLER
1980 yılının ’En İyi Kadın Oyuncu’ ödülü ’Sürü’ filmiyle Melike Demirağ ve ’Düşman’ filmiyle Güngör Bayrak arasında paylaştırıldı. Bayrak adına ödülü Erkan Özerman, Ahu Tuğba’dan aldı. Melike Demirağ’a ’En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü vermek üzere Levent İnanır sahneye gelirken, ’Sürü’ filminde 16 yaşında oynadığını belirterek, "Orjin Fatsa olduğu için Sürü’nün ne için yasaklı olduğunu neyin altına girdiğimi biliyordum. O gün yasaklar halen sürüyor. Eğitimde, sağlıkta, tam gün yasasında, özellikle gazetecilere uygulanan baskılarla. Ama umudumu yitirmedim" diye konuştu. Melike Demirağ, ödülü İzzet Akay, Zeki Ökten, Yaman Okay ve Yılmaz Güney adına aldığını söyledi.
’En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü ise ’Düşman’ filmiyle Aytaç Arman ve ’Adak’ ile ’Sürü’ filmleriyle Tarık Akan aldı. Ödülünü Serap Aksoy’dan alan Arman, "’Hadi darbe yapalım’ demeseydiler başlayacak festivalde bana bu ödül verilmiş olsaydı benim ilk ödülüm olacaktı. Umarım son ödülüm olmaz" dedi. Tarık Akan’a 31 yıl sonra gelen 7’nci Altın Portakal ödülünü Müjde Ar sundu. Müjde Ar, ödülü takdim ettiği Akan için "O benim için hala çok yakışıklı. Umut ediyorum eşim bu programı seyretmiyordur, onun niyetini bilmem, ama ben onunla filmlerde sahiden öpüşürdüm" dedi. Tarık Akan Atıf Yılmaz, Zeki Ökten ve Yılmaz Güney adına ödülü kabul ettiğini söyledi. Akan, "12 Eylül’ün Türkiye’mde karanlığın başladığı yıl. 2011 Silivri, Ergenekon, Balyoz, adalet, gençlik... Lütfen 2011 ak mı kara mı siz karar verin" diye konuştu.
’En İyi Senaryo’ ödülü ise ’Adak’ filmiyle Başar Sabuncu’nun oldu. Sabuncu’ya ödülünü Safa Önal takdim etti. 1980’nin ’En İyi Senaryo’ ödülünü ise Fevzi Tuna, ’Sürü’ ve ’Düşman’ filmleriyle Zeki Ökten’in oldu. Zeki Ökten adına ödülü eşi Güler Ökten aldı. Ökten, "Geç de olsa, ardından da olsa bu emeğe saygı, aydın sorumluluğuna eminim ki uzaklara sakladığınız Zeki de benim kadar mutlu olmuştur" diye konuştu.
AKIL TUTULMASI YILLAR
17’nci Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ’En İyi Film’ ödülü ise Zeki Ökten’in ’Sürü’ filmi oldu. Ödülü Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney, Antalya Valisi Ahmet Altıparmak’tan aldı.
Ödülü sunan Vali Altıparmak, 12 Eylül günlerinin ülkenin akıl tutulmasının yaşandığın yıllar olduğunu söyledi. Vali Altıparmak "Sağcısıyla solcusuyla liderdi. En zeki ve en cevval çocuklardı. O genç bedenler toprağa düşmeselerdi Türkiye’de sanat, siyaset bürokrasi çok farklı olacaktı. Akıl tutulması bir kere daha ülkemde yaşanmaz diye düşünüyorum. Bugün darbecileri kınıyorsak bu güzelliği yaratanlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ödülü alan Fatoş Güney, 12 Eylül’ün sinema ve düşünce alanında en büyük darbeyi Yılmaz Güney’e yaptığını söyledi. Güney ödülü, Türkiye halklarına, tüm faile meçhullere, işkencede ölenlere, hapishanelerde yatanlara ve onlarını yakınlarına adadı.
Ödülü sunan Vali Altıparmak, 12 Eylül günlerinin ülkenin akıl tutulmasının yaşandığın yıllar olduğunu söyledi. Vali Altıparmak "Sağcısıyla solcusuyla liderdi. En zeki ve en cevval çocuklardı. O genç bedenler toprağa düşmeselerdi Türkiye’de sanat, siyaset bürokrasi çok farklı olacaktı. Akıl tutulması bir kere daha ülkemde yaşanmaz diye düşünüyorum. Bugün darbecileri kınıyorsak bu güzelliği yaratanlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ödülü alan Fatoş Güney, 12 Eylül’ün sinema ve düşünce alanında en büyük darbeyi Yılmaz Güney’e yaptığını söyledi. Güney ödülü, Türkiye halklarına, tüm faile meçhullere, işkencede ölenlere, hapishanelerde yatanlara ve onlarını yakınlarına adadı.
haber: aa ve dha



YORUM YAZIN