Wikileaks'ten: 'Kaddafi, İngiltere'yi nasıl korkuttu?' 'Riyad, Hizbullah'ı bitirmek için NATO'dan yardım istedi'
'Kaddafi, İngiltere'yi nasıl korkuttu?'
Wikileaks'in yayımladığı bir Amerikan belgesinde Libya'nın Lockerbie saldırısından sorumlu tutulan Abdülbasit el Megrahi'nin serbest kalmasını sağlamak için İngiltere'yi tehdit ettiği belitiliyor.
Eski Libya ajanı Abdülbasit el Megrahi, 1988’de bir ABD uçağına bomba yerleştirmek suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Uçağın İskoçya'nın Lockerbie kasabası üzerinde düşmesi sonucu 270 kişi ölmüştü.
Kanser hastası olan Megrahi, Amerikan yönetiminin engelleme çabalarına karşın, Ağustos 2009'da İskoç hükümeti tarafından üç ay ömrü kaldığı gerekçesiyle serbest bırakılmıştı. El Megrahi Libya'da kahramanlar gibi karşılanmış, Londra hükümeti, kararda hiçbir etkisinin olmadığını savunmuştu.
Wikileaks'in sızdırdığı belgeye göre, Libya lideri Muammer Kaddafi, El Megrahi'nin hapiste ölmesi halinde İngiltere'yle tüm ticari anlaşmaları durduracağı tehdidinde bulundu. Guardian gazetesine göre, Libya bir taraftan da müebbet hapse mahkum olan El Megrahi'yi serbest bırakması için İskoçya’ya cömert tekliflerde bulundu. Bu tekliflerin reddedildiği söylenen belgelerde şöyle deniyor:
"Libyalılar, Trablus'taki İngiliz elçiliği personelini, el Megrahi'nin hapiste ölmesinin çok ağır sonuçlar doğuracağına inandırmışlardı. Libyalıların tehditleri arasında İngilizlerin ülkedeki ticari faaliyetlerine derhal son verilmesi, diplomatik ilişkilerin kesilmesi ya da asgari düzeye indirilmesi ve İngiltere aleyhinde protesto gösterileri düzenlenmesi de vardı. Libya açıkça söylemese de, İngiliz diplomatları ve vatandaşlarının da risk altına gireceği imasında da bulundu. İngiliz elçisi el Megrahi serbest bırakılınca çok rahatladı. Zira elçiye göre, aksi halde Libya'daki İngiliz çıkarları büyük zarar görecekti."
'Riyad, Hizbullah'ı bitirmek için NATO'dan yardım istedi'
Wikileaks'in sızdırdığı bir diğer Amerikan belgesine göre ise, Suudi Arabistan iki yıl önce, İran’ın desteklediği Hizbullah'a karşı Lübnan'da operasyon düzenlenmesi için ABD’den destek istedi.
Bu belgeye göre, Suudi Dışişleri Bakanı Prens Suud el Faysal, Amerikan Yönetimi’nin Irak Özel Danışmanı David Satterfield’a Lübnan'a müdahale için ABD ile NATO'nun hava ve deniz desteğinde bir Arap gücü oluşturulmasını önerdi.
ABD onay vermedi
Amerika Birleşik Devletleri ise, planın uygulanabilirliği konusunda şüphe belirtti. Guardian gazetesine göre, bu öneri, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’ın bölgede nüfuzunu artırmasından ne kadar rahatsızlık duyduğuna işaret ediyor.
Gazeteye göre, plan hayata geçirilseydi, Amerikan güçleri yaklaşık 30 yıl sonra Lübnan’a geri dönecekti. Amerikan güçleri Beyrut’ta deniz piyadelerinin kışlasına düzenlenen ve yaklaşık 300 kişinin öldüğü saldırının ardından ülkeyi terk etmişti.
Gizli belgeye göre Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, oluşturulacak Arap gücü için ABD ve NATO’nun ulaşım ve lojistik desteği sağlamasını da istedi.
Prens, “Beyrut’ta Hizbullah’ın zafere ulaşması, Sinyora hükümetinin sona ermesi ve İran’ın ülkeyi ele geçirmesi demektir” dedi.
Gazete, bu görüşmenin 17 ay süren protesto eylemleri ardından İran ve Suriye yanlısı grupların Beyrut’u kuşatmasından hemen sonra yapıldığını belirtiyor.
Başbakan Fuad Sinyora, kuşatma sonrasında Hizbullah’a önemli tavizler vermek zorunda kalmıştı. Daha sonra Sinyora’nın yerine Saad Hariri başbakan seçilmişti.
haber: bbc türkçe
Wikileaks'in yayımladığı bir Amerikan belgesinde Libya'nın Lockerbie saldırısından sorumlu tutulan Abdülbasit el Megrahi'nin serbest kalmasını sağlamak için İngiltere'yi tehdit ettiği belitiliyor.
Eski Libya ajanı Abdülbasit el Megrahi, 1988’de bir ABD uçağına bomba yerleştirmek suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Uçağın İskoçya'nın Lockerbie kasabası üzerinde düşmesi sonucu 270 kişi ölmüştü.
Kanser hastası olan Megrahi, Amerikan yönetiminin engelleme çabalarına karşın, Ağustos 2009'da İskoç hükümeti tarafından üç ay ömrü kaldığı gerekçesiyle serbest bırakılmıştı. El Megrahi Libya'da kahramanlar gibi karşılanmış, Londra hükümeti, kararda hiçbir etkisinin olmadığını savunmuştu.
Wikileaks'in sızdırdığı belgeye göre, Libya lideri Muammer Kaddafi, El Megrahi'nin hapiste ölmesi halinde İngiltere'yle tüm ticari anlaşmaları durduracağı tehdidinde bulundu. Guardian gazetesine göre, Libya bir taraftan da müebbet hapse mahkum olan El Megrahi'yi serbest bırakması için İskoçya’ya cömert tekliflerde bulundu. Bu tekliflerin reddedildiği söylenen belgelerde şöyle deniyor:
"Libyalılar, Trablus'taki İngiliz elçiliği personelini, el Megrahi'nin hapiste ölmesinin çok ağır sonuçlar doğuracağına inandırmışlardı. Libyalıların tehditleri arasında İngilizlerin ülkedeki ticari faaliyetlerine derhal son verilmesi, diplomatik ilişkilerin kesilmesi ya da asgari düzeye indirilmesi ve İngiltere aleyhinde protesto gösterileri düzenlenmesi de vardı. Libya açıkça söylemese de, İngiliz diplomatları ve vatandaşlarının da risk altına gireceği imasında da bulundu. İngiliz elçisi el Megrahi serbest bırakılınca çok rahatladı. Zira elçiye göre, aksi halde Libya'daki İngiliz çıkarları büyük zarar görecekti."
'Riyad, Hizbullah'ı bitirmek için NATO'dan yardım istedi'
Wikileaks'in sızdırdığı bir diğer Amerikan belgesine göre ise, Suudi Arabistan iki yıl önce, İran’ın desteklediği Hizbullah'a karşı Lübnan'da operasyon düzenlenmesi için ABD’den destek istedi.
Bu belgeye göre, Suudi Dışişleri Bakanı Prens Suud el Faysal, Amerikan Yönetimi’nin Irak Özel Danışmanı David Satterfield’a Lübnan'a müdahale için ABD ile NATO'nun hava ve deniz desteğinde bir Arap gücü oluşturulmasını önerdi.
ABD onay vermedi
Amerika Birleşik Devletleri ise, planın uygulanabilirliği konusunda şüphe belirtti. Guardian gazetesine göre, bu öneri, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’ın bölgede nüfuzunu artırmasından ne kadar rahatsızlık duyduğuna işaret ediyor.
Gazeteye göre, plan hayata geçirilseydi, Amerikan güçleri yaklaşık 30 yıl sonra Lübnan’a geri dönecekti. Amerikan güçleri Beyrut’ta deniz piyadelerinin kışlasına düzenlenen ve yaklaşık 300 kişinin öldüğü saldırının ardından ülkeyi terk etmişti.
Gizli belgeye göre Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, oluşturulacak Arap gücü için ABD ve NATO’nun ulaşım ve lojistik desteği sağlamasını da istedi.
Prens, “Beyrut’ta Hizbullah’ın zafere ulaşması, Sinyora hükümetinin sona ermesi ve İran’ın ülkeyi ele geçirmesi demektir” dedi.
Gazete, bu görüşmenin 17 ay süren protesto eylemleri ardından İran ve Suriye yanlısı grupların Beyrut’u kuşatmasından hemen sonra yapıldığını belirtiyor.
Başbakan Fuad Sinyora, kuşatma sonrasında Hizbullah’a önemli tavizler vermek zorunda kalmıştı. Daha sonra Sinyora’nın yerine Saad Hariri başbakan seçilmişti.
haber: bbc türkçe
YORUM YAZIN