HRW: Kürtlerin Hakları Yok Sayılıyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü, yayımladığı bir raporda, Türkiye'deki "terör suçuyla ilgili yasaların Kürt göstericileri silahlı militanmış gibi yargılamak için kullanıldığını, bunun ise ifade, örgütlenme ve toplanma hakkını ihlal ettiğini" belirtti.
"Protestoyu terör suçu saymak: Göstericileri yargılamak ve hapsetmek için terörle mücadele yasalarının keyfi kullanımı" başlıklı rapor, 26 dava dosyasının incelenmesinin ardından yazıldı.
Türkiye raporunu hazırlayan Emma Sinclair-Webb, "Kürt meselesi söz konusu olduğunda Türkiye'deki mahkemelerin siyasi muhalefeti terörizmle suçluyor. İfade ve örgütlenme özgürlüğünü kullanma olanağını ortadan kaldırdığınız takdirde silahlı muhalefeti daha çekici hale getirirsiniz" dedi.
75 sayfalık raporda, Türkiye'nin insan hakları sözleşmesine imza atmasına rağmen, TMY'yi kullanarak Kürt siyasetçileri hapse atmasının bu anlaşmaları çiğnemek anlamına geldiği belirtildi. Raporda ayrıca özellikle Kürtlerin yaşadığı coğrafyada ifade özgürlüğünün ihlal edildiği bildirildi.
Raporda, "Gösterilerine katılmış Kürt çocukların terör suçları bakımından yargılanmasına karşı yükselen uluslararası baskı sonucunda" TBMM'nin Temmuz ayında bu yasalarda değişikliğe gittiği belirtildi.
Buna karşın raporda, yasanın bunun dışında değişmediği ve eylemcileri yargılamak için kullanılan ve silahlı örgüt üyeliği suçuyla PKK adına suç işlemek suçunu düzenleyen maddenin de yürürlükte kaldığı belirtildi.
KCK DAVASI DA RAPORDA
Raporda, KCK davasına da dikkat çekildi. Halen görevde olan 6 belediye başkanı ve insan hakları savunucularının Aralık ayından beri tutuklu oldukları belirtildi. Ayrıca aralarında avukatların da bulunduğu 53 kişinin Nisan 2009'dan bu yana tutuklulu oldukları kaydedilen raporda, Türkiye'de yaklaşık 1,700 parti üyesinin benzer durumdan hapishanede oldukları ifade edildi.
Raporda, "Protestoları durdurmanın yolu taş atan insanları hapse atmak değildir" denildi.
haber: etha
"Protestoyu terör suçu saymak: Göstericileri yargılamak ve hapsetmek için terörle mücadele yasalarının keyfi kullanımı" başlıklı rapor, 26 dava dosyasının incelenmesinin ardından yazıldı.
Türkiye raporunu hazırlayan Emma Sinclair-Webb, "Kürt meselesi söz konusu olduğunda Türkiye'deki mahkemelerin siyasi muhalefeti terörizmle suçluyor. İfade ve örgütlenme özgürlüğünü kullanma olanağını ortadan kaldırdığınız takdirde silahlı muhalefeti daha çekici hale getirirsiniz" dedi.
75 sayfalık raporda, Türkiye'nin insan hakları sözleşmesine imza atmasına rağmen, TMY'yi kullanarak Kürt siyasetçileri hapse atmasının bu anlaşmaları çiğnemek anlamına geldiği belirtildi. Raporda ayrıca özellikle Kürtlerin yaşadığı coğrafyada ifade özgürlüğünün ihlal edildiği bildirildi.
Raporda, "Gösterilerine katılmış Kürt çocukların terör suçları bakımından yargılanmasına karşı yükselen uluslararası baskı sonucunda" TBMM'nin Temmuz ayında bu yasalarda değişikliğe gittiği belirtildi.
Buna karşın raporda, yasanın bunun dışında değişmediği ve eylemcileri yargılamak için kullanılan ve silahlı örgüt üyeliği suçuyla PKK adına suç işlemek suçunu düzenleyen maddenin de yürürlükte kaldığı belirtildi.
KCK DAVASI DA RAPORDA
Raporda, KCK davasına da dikkat çekildi. Halen görevde olan 6 belediye başkanı ve insan hakları savunucularının Aralık ayından beri tutuklu oldukları belirtildi. Ayrıca aralarında avukatların da bulunduğu 53 kişinin Nisan 2009'dan bu yana tutuklulu oldukları kaydedilen raporda, Türkiye'de yaklaşık 1,700 parti üyesinin benzer durumdan hapishanede oldukları ifade edildi.
Raporda, "Protestoları durdurmanın yolu taş atan insanları hapse atmak değildir" denildi.
haber: etha

YORUM YAZIN