Header Ads

Mazlum-Der: ‘Dörtyol’daki Saldırıların Soruşturması Yerel Makamlara Bırakılmamalı’

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum Der) geçtiğimiz hafta Hatay’ın Dörtyol ilçesinde yaşanan olaylar için oluşturduğu inceleme heyetinin hazırladığı inceleme raporunu kamuoyunun dikkatine sundu. 

Raporda, Dörtyol’daki saldırıların aydınlatılması için gerekli hususlar şöyle sıralanıyor:

‘1- Polislerin öldürülmesi sonrası, saldırganların takip edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, saldırganların kaçmasını kolaylaştıracak şekilde, “Dörtyol ilçe emniyet müdürlüğünün saldırıya uğradığı” yönünde polis telsizlerinde beyan geçmiş midir? Bu yalan haberi kim / kimler hızla yaymıştır?

2- Emniyet müdürlüğü önüne toplanan kalabalık uzun saatler boyunca neden dağıtılmamıştır?

3-  Olaylara karışan ve Dörtyol’un daha çok beldelerinden gelerek şiddet fiillerini yapan kişilerin, oraya nasıl geldikleri, çağırılma usulü ve yerliler içinden veya dükkanları gösterip zarar verdirerek onları kullanan kişiler- bu kişiler arasında Cemal Karabulut isimli bir zabıta olup olmadığı- kimlerdir? Bu kişiler tespit edilmiş midir? Haklarındaki deliller toplanmış mıdır?

4- Provokasyon, onlarca işyerine zarar verme, yağma, linç ve saldırı gibi ağır suçlara katılanlar ve resmi verilere göre gözaltına alındıkları bildirilen 24 kişi ile 63 plakalı araçtaki kişiler ve yine MHP’nin belde meclis üyesinin, olayların ciddiyeti ve ağır suçların işlenmişliği dikkate alınmadan aynı gün serbest bırakılması etkin bir soruşturmanın yapılmadığını göstermektedir. (MHP’li kişi rapor tarihinde yeniden gözaltına alınmıştır) Olayın çok yönlü araştırılmadığı, diğer faillerin tespitinin engellenmiş olabileceği ve faillerin korunduğu kanısı oluşmaktadır.

5-  Halkın galeyana gelmesinin gerekçesi olarak gösterilen 63 plakalı araçta bulunan kişiler kimlerdir? JİTEM veya farklı bir oluşumla ilgileri var mıdır? (Şanlıurfa- Akçakaleli oldukları ve Akçakale’de kollukla iyi! ilişkileri olan bir topluluktan oldukları söylentisi bulunmakta- Kaymakama göre de, vatansever insanlar)

6- Olay mahallinde onlarca görgü tanığı bulunmakta ve saldırıyı yapanların kaçtığı Passat marka aracın yol kenarında olduğu, bu araçla kaçarken sivil yurttaşların dahi bu aracı takip etmeye çalıştığı ve telefonla emniyetin bundan haberi olduğu halde, 300-400 mt. Mesafede olay yerine yakın kişileri hemen yakalayabilen kolluk kuvvetlerinin, neden kaçış yönü belli olan Passat marka aracın ve asıl faillerin değil de, 63 plakalı Brodway marka araç ve içindekileri gözaltına almıştır?

7- Olay mahallinden bir polis memuru tarafından karakola götürülen 63 plakalı araç içindeki kişilerin neden karakol önünde “ters yoldan geldiği”, “dur ihtarına uymadığı” gibi halkı yönlendirecek hatalı bilgiler verilmiş ve yerel yetkililer dahil neden bunu söylemektedir?

8- Karakola getirilen 63 plakalı araçta bulunan Mehmet Bozkurt (8 kurşun) ve arkadaşlarına karakol bahçesinde ateş eden, saldıranlar kimlerdir? Emniyet bu kişileri neden korumamıştır? Ayrıca bu kişilerin saldırıyı yapan PKK elemanları olduğu şayiasını kim çıkarmıştır?

9- Görgü tanığı Metin Doğaç isimli vatandaş, olay anında polisi direk arayarak haberdar etmiştir. Tüm kolluğun bu olaydan aynı anda haberi olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bu kişi saldıranları ve kaçtıkları passat marka aracı ve kaçtıkları yönü kolluğa bildirmiştir. Kolluk bu şekilde failleri, araçlarını ve kaçış yönünü bildiğine göre neden gerçek failleri yakala(ya)mamıştır?

10- BDP’lilerin Dörtyol’a girişini hukuken ve fiilen engelleyebilen devlet yetkililerinin, aynı gün Dörtyol’a çevre illerden, Adana, Osmaniye, Mersin illerinden ve beldelerden gelen kişileri (BDP’lilerin geleceği gün, şehir merkezinin aşırı kalabalık olduğu belirtiliyordu) neden engelleme girişiminde bulunmadığı, bu ayrımcı muamele, ihtiyaçtan mı yoksa yetersizlikten midir?

11- Aynı şekilde Dörtyol İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün saldırıya uğramadığı, basit bir telefon yada telsiz görüşmesiyle öğrenilebilecek iken, bu haberin alınmasıyla birlikte 5 dakika mesafede saldırganları takip ettikleri söylenen Jandarmanın, neden bu yalan haber gerekçesiyle şehre geri döndüğü, takibe son verildiği açıklanmalıdır? Saldırganlar korunmak mı istenmektedir?

12- Bir de 63 plakalı aracın 19.15 civarında karakol önünden geçtiği ve iddia edildiği şekliyle gözaltına alındıkları ifade edilmektedir. Bazı kişiler, bu olayı gerekçe göstererek, kolluk kuvvetlerinin saldırganları bırakıp döndüğünü belirtmektedir. Oysa bu olay ile polislere saldırı olayı arasında en azından 45 dakika zaman geçmiştir.5 dakikalık takip mesafesi yanında 45 dakika sonra gerçekleşen olayın gerekçe gösterilmesi oldukça şüpheli, faillerin korunmasına yönelik bir bahane olarak görülmektedir.

13-  Kolluk kuvvetleri, 27.07.2010 tarihinde çarşı merkezinde 50-60 kişilik aralarında BDP ilçe başkanının da olduğu, Kürt kökenli yurttaşlara taş atan ve saldıran çok daha kalabalık grubun (polisin sırtının bu gruba dönük olduğu ifade ediliyor) neden toplanmasını engellemediği ve müdahale etmediği, buna karşılık polise saldırmamış Kürtlere karşı neden gaz kullanıp saldırarak onları dağıttığını açıklamalı ve fiili yapan kolluk mensupları tespit edilip, cezalandırılmalıdır.

14-  Valinin de hazır olduğu ve BDP ilçe başkanının beyanlarına karşı toplantı da, Jandarma komutanı: “Sayın başkan dört polis ölmüşken bu olayları normal karşılamak gerekir” demiş midir? Eğer demiş ise, bu kişinin “normal karşılamaya yönelik” kendisinin veya göstericilerin katkısı olmuş mudur?

15- 27.07.2010 tarihinde çarşı merkezinde BDP’lilere yapılan saldırıda, bir Subayın ilçe başkanına “Sizi şuradan çıkaracağız” dediği ve onları yönlendirdiği yerde binlerce saldırganın olduğu iddia edilmektedir. Bu subayın yönlendirme amacı, linç sonucunu doğurma tehlikesi nedeniyle araştırılmalıdır.

16- Kürt kökenli 4 veya 5 kişinin daha önce adi olaylar nedeniyle, Dörtyol’un yerlileri tarafından öldürüldükleri ve bu olayların aslında siyasi yönü olabileceği, bu hususun araştırılmadığı iddia edilmektedir. Bu husus araştırılmalıdır. Ayrıca, daha önce Dörtyol’da Kürtler ve Türkler arasında küçük çaplı saldırı ve gerginlikler araştırılmalıdır. Bu hadiselerin, olayımıza bir ön hazırlık olup olmadığı, olaya karışan ve yönlendiren kişilerin aynı kişiler olup olmadıkları araştırılmalıdır.

17- Dörtyol’daki olaylar sonrası bazı kişilerin Türk bayrağı asılması hususunda baskı yaptıkları ve bazı işyerlerine bayrak asılmadığı için taşlanıp zarar verildiği belirtilmektedir. Bu husus araştırılmalıdır.

18- TÜRKAV (Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı) ile Türk Eğitim Sen gibi eğitim camiasını yönlendirebilecek grupların aşırı milliyetçi, nefret söylemini körükledikleri iddiaları araştırılmalıdır.

Raporun sonuç kısmında ise, olayların oluşum ve gelişiminde, oldukça fazla şüpheli nokta bulunduğu, bunların kimse korunmadan aydınlatılması gerektiği ve bu araştırmanın da sadece yerel sorumluların incelemesine bırakılmaması, yerel sorumluların kusur veya kasıtlarının araştıracak müfettiş görevlendirilmesi, TBMM inceleme komisyonu kurulması ve özel yetkili Cumhuriyet  Savcılarının olaya el koyması gerektiği vurgulanmaktadır. (HT)

foto: Mazlum Der

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.