ÇHD: Cezaevleri Keyfiyetle Yönetiliyor
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, Tekirdağ 1 ve 2 No’lu F Tipi Hapishaneleri, Edirne F Tipi Hapishanesi, Kandıra 1 ve 2 No’lu F Tipi Hapishanelerinde kalmakta olan yaklaşık 200 tutuklu ve hükümlüler ile 30 kişiden oluşan avukat grubunun yaptığı görüşmeler sonucunda hazırladığı cezaevi raporunu kamuoyunun dikkatine sundu. Rapora göre cezaevlerinde keyfiyet hakim. Sohbet hakkı engelleniyor, keyfi cezalar veriliyor, şikayetler dinlenmiyor, işkence iddiaları örtbas ediliyor.
Rapordan önemli notlar ise şöyle:
* Tutuklu/hükümlülere haftada 10 saat, dilediği 10 kişiyle tretmana bağlı olmaksızın sohbet hakkı tanınmasına rağmen bu hakkın kısıtlandığı ya da gerçekleşmesine izin verilmemektedir.
* Tıbbi etiğe uygun davranan, mesai saatleri dışında da hapishanede bulunan bir hekimin bulunmayışı ciddi ve temel bir sorun olarak varlık gösteriyor. Hastaneye sevklerin uzun zamana yayılması, hastanede doktor önünde kelepçenin açılmaması hem tıp etiğine, hem hasta haklarına hem de ayrımcılık yasağına aykırı bir durum olarak tedavi ve muayenelerin önünde engeldir ve ciddi bir hak ihlali niteliğindedir.
Örneğin Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde mahkum ve tutukluların muayenesi esnasında askerler odanın dışına çıkmamaktadır. Kelepçe ile muayene uygulaması ise uzun süredir devam etmekte. Cezaevinin Y. İsimli psikologu tutukluları tehdit etmekte ve tutuklulara hakaret etmektedir. Ciddi rahatsızlıkları olan mahkûmların hastanelere sevkine ilişkin kararlar yerine getirilmemektedir. Kantinde satılan sebze ve meyveler genelde çürük olup bunlar dahi fahiş fiyatlarla satılmaktadır.
* Disiplin uygulamalarının keyfiyet üzerinden yürütülmektedir. Keyfi uygulamaları protesto etmek için slogan atmak, yüksek sesle marş, şarkı, türkü söylemek(diğer tutuklu ve hükümlüler bir yakınma göstermedikleri halde), işkence ve kötü muamelelerin duyurulması ve protesto edilmesi maksadı ile kapı dövmek, yine protesto amaçlı olarak açlık grevi yapmak… tüm bunlar disiplin cezası almaya sebeptir.
Örneğin S.A. isimli politik tutuklunun anlatımına göre tutulduğu hücreden zorla başka bir hücreye götürüldüğü sırada direndiği ve slogan attığı gerekçesiyle 2 ay ziyaretten men cezası verilmiş. Sonraki tarihlerde de yine zorla hücre değişikliğine maruz kaldığı ve yine karşı çıktığı için defalarca benzer cezalar almış.
* Hapishane içi dolaşımlarda, ciddi bir kuşkuya ve nedene dayanmayan, rutin hale gelmiş, defalarca tekrarlanan üst ve ayakkabı aramalarının tutuklu ve hükümlüleri bezdirici bir hale geldiği, infaz koruma memurlarıyla tutuklu ve hükümlülerin ilişkilerinin gerilmesine neden olan bir hal aldığı gözlenmiştir. Bu aramaların yapılmamasının güvenlik zafiyetine yol açacağı endişesi ise maddi temelden yoksundur.
* Mektupla iletişim hakkı disiplin cezası ile ortadan kaldırılmakta veya özellikle hapishanedeki hukuk dışı uygulamaları anlatan ve normal posta yoluyla gönderilmek istenen mektupların kaybolduğu, iletilmek istenen kişiye gönderilmediği ifade edilmektedir.
* Ailesiyle görüşebilen çok az sayıda tutuklu/hükümlü olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bunun nedenleri ise hapishanelerin ailelerin ikametgâhlarından çok uzak şehirlerde bulunması, disiplin cezaları nedeniyle ziyaretlerin engellenmesi ve fiili engellerdir (ekonomik zorluk, hücrenin değiştirilmesiyle görüş gün ve saatinin değişmesi vs.)
* Telefonla görüşme hakkı da disiplin cezalarıyla engellenebilmektedir. Ayrıca tutuklu/ hükümlünün anadilinde konuşması durumunda da görüşmeler kesilmektedir. Kişilerin anadilinden başka dilde konuşmaya mecbur bırakılması ciddi bir insan hakkı ihlalidir. Özellikle de siyasi iktidarın Kürtçe yayın yapılması yönündeki girişimlerinin samimiyeti konusunda kuşku duyulmasına yol açmaktadır.
*Toplatma kararı olmayan yayınlar bile hapishane idaresinin sakıncalı bulması durumda engellenmektedir.
* Tutuklu/hükümlüler hiçbir şikâyetlerinden sonuç alamadıklarını, bugüne kadar yaptıkları bir suç duyurusundan dava açıldığını görmediklerini ifade etmektedirler.
* Hakkında Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis cezası hükmü bulunan kişiler tek kişilik hücrede tutulmakta ve günde sadece bir saat havalandırma hakkından yararlanmaktadırlar. Bu kişiler 23 saatini tek kişilik hücrede geçirmektedir. Hükmü gereği ölünceye kadar bu şekilde cezasının infaz edileceği kayıt altına düşürmüştür. Bu kişiler üç kişilik arkadaş görüş hakkından faydalanmaktadır, telefon hakkını ayda iki kez kullanabilmektedirler. Bu kişilerle yapılan görüşmelerde intihal eğilimlerinin geliştiği, psikolojik ve görsel ve işitsel algıya bağlı fiziksel sağlık sorunlarının arttığı gözlemlenmiştir.
* Hapishanede kalması yaşamı açısından risk oluşturan hasta tutuklu ve hükümlülerin derhal serbest bırakılması için idari işlemlere hız verilmeli, prosedürsel uygulamaların ortadan kalkması için yasal değişiklik yerine getirilmelidir.
* Cezaevlerinin denetlenmesi, izlenmesi, yaşanan ve yaşanabilecek sorunların çözümü için Demokratik Kitle Örgütleri, Barolar, Tabip Odaları, Tutuklu Aileleri Örgütleri, Aydın ve Sanatçılardan oluşacak, etkin izleme, denetleme, müdahale yetkilerine sahip “izleme kurulları” oluşturulmalıdır. (HT)

YORUM YAZIN