Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Vazgeçmiyor: "Camiye Bira Kutuları Attılar, Sarhoş Şekilde Kızlı-Erkekli Oturdular"
Hıdır Tok/Başka Haber
Gezi Parkı direnişi sırasında eylemcilerin “camiye girerek bira içtikleri” yönünde dile getirilen ve bir türlü ispat edilemeyen iddiaları bu kez de Başbakan Yardımcısı Bozdağ TBMM kürsüsünde dile getirdi
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, TBMM'de bakanlığına bağlı kuruluşların bütçelerine yönelik eleştirileri yanıtlarken şunları söyledi:
“Bezmiâlem Camii'yle ilgili bir iki şey söyleyeceğim. Camiyle alakalı, oraya giren göstericilerle ilgili herkes bir şey söyledi ama benim gönlüm isterdi ki ayakkabılarıyla oraya giren, orada camilerin adabına, edebine aykırı bir şekilde bulunan oraları tahrip eden, oraya bira kutuları, sigara izmaritleri koyan, yapan ve orada sarhoş dolaşan ve orada birbirlerini kadınlı erkekli öpen, yapılarla ilgili de "Bu bir saygısızlıktır. Bu bir edepsizliktir. Bu, camiye, mabede, bu milletin değerlerine saygısızlıktır." diye bir cümle beklerdim. Ama kimse böyle bir cümle kurmadı. Bu memlekette camiler hiçbir zaman böylesi bir saygısızlığa, böylesi bir kabalığa muhatap olmamıştır.Dinî değerlerimiz, manevi değerlerimiz böylesine ayak altına alınmamıştır. Raporlar burada, herkes raporları okusun, ne var ne yok, onu herkes yakından görsün. ”
'ABD askerlerine sesi çıkmayanlar aslı astarı olmadan konuşuyor'Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce şunları söyledi:
"Tabii ki camiler hepimiz için kutsaldır, Allah'ın evidir, buraya girmenin bir kuralı vardır; o kuralların haricinde buraya girilmez. Fakat, insanlar can havliyle, dışarıda gaz bombaları atılırken, TOMA'lar varken, su püskürtülürken -insanlar kadınlı erkekli, başları açık kapalı, kıyafeti uygun olmayabilir ama- dışarıda bir felaket var, zorunlu hâllerde insanlar buraya sığınmış. Zorunlu hâllerde buraya bir Müslüman da sığınabilir, bir Hristiyan da sığınabilir, bir Musevi de sığınabilir, kıyafeti uygun olmayan birisi de sığınabilir, ayakkabıyla da sığınabilir. Ben bunda hiçbir mahzur görmüyorum çünkü bu, bilinçli, herhangi bir eğlenceden dönüşte yapılmış bir şey değil, bir zorunlu hâlde yapılmış bir şey. Bir; bunun böyle bilinmesi lazım. Dört yedi ay geçti, iki mevsim geçti, yirmi yedi cuma geçti, bunlar yok. Siz, bu ülkenin gençlerini, can havliyle camiye sığınmış gençleri -ben de ayakkabıyla girilmesini tasvip etmem tabii ki, kimse tasvip etmez- zorunlu hâllerde buraya sığınmış gençleri eleştiriyorsunuz ama İncirlik'teki, Irak'taki Amerikan askerlerinin, Hristiyan askerlerinin camilere postalla girmesini, silahlarla girmesini, orada lay lay lom yapmasını eleştiremiyorsunuz. İkincisi; burada sıcak siyasetin konusu yapmayalım bunu, yapmayalım. Bakın "Camide bira içtiler, cuma günü görüntüleri yayınlayacağız." dendi, yirmi yedi cuma geçti, hâlâ görüntü yok ortada.
"Kara propaganda"Söz alan HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de Bozdağ'ı şu sözlerle eleştirdi:
"Sayın Bakan "Camide içki içtiler." dedi. Böyle bir işin olmadığını ilk önce AK PARTİ'li bir gazeteci cami imamıyla, müezziniyle yaptığı röportajda ortaya çıkardı; bu bir. Kendilerinin de çok yakinen tanıdığı ve arkadaşları olan bir şahıs bunu ortaya çıkardı. Şimdi, yine, İslami referanslarından şüphe duyulmayacak insanlar bunun bir düzmece olduğunu söylüyorlar. Bu artık inandırıcılığını fazlaca yitirmiş bir kara propagandaya dönüştü. Sayın Bakanın bundan kaçınmasını dilerim."
YORUM YAZIN