Van Depremi Bürokratları Korundu: Bilirkişi Raporlarına Rağmen Bürokratlara Soruşturma Yok
17 Ağustos depreminden sonra, yaşamını kaybeden onlarca kişiyle ilgili dosyayı zamanaşımına sokarak sınıfta kalan yargı, Van’daki ikinci depremde yıkılan Bayram Otel dosyasında da yakınlarını kaybeden mağdurları bir kez daha sarsan gerekçelerle dosyayı kapattı.
Yargıtay Başsavcılığı, ilk depremde yıkılmayan binanın gerekli kontroller yapılmadan açık tutulduğu yönündeki bilirkişi raporlarına rağmen, vali, kaymakam, AFAD yetkilileri ile ilgili Van Başsavcılığı’ndan gelen dosyayı işleme koymama kararı aldı.
Danıştay da işleme koymama kararına karşı kanun yolu olmadığı gerekçesiyle bu karara yapılan itirazı reddetti. Mağdurların, bireysel başvuru yoluyla dosyayı taşıdıkları Anayasa Mahkemesi ve buradan da olumlu yanıt alamamaları halinde başvuracakları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dışında umudu kalmadı.
Van’da 9 Kasım 2011’de meydana gelen ikinci depremde çöken Bayram Otel, aralarında ilk depremle ilgili çalışmaları izleyen gazeteciler, kurtarma ekipleri ve ilk depremden kurtulan vatandaşların da bulunduğu 24 kişiye mezar oldu. Otelde can verenler arasında, gazeteciler Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir’in de bulunması, kurtarma çalışmaları için Van’da bulunan gazetecilerin de acısını katlandırdı.
Yetkililerin ilk depremden sonra tehlikenin geçtiği, tüm önlemlerin alındığı, onay verilen binalara girilebileceği yönündeki açıklamaları nedeniyle mağdurlar dönemin Van Valisi Münir Karaloğlu, Erciş Kaymakamı Ramazan Fani, Afet Acil Durum Başkanı Ejder Kaya, Van Afet Acil Durum Müdürü Cafer Giyik ve diğer afet-acil durum yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Van Başsavcılığı, bu isimleri soruşturma yetkisinin Yargıtay Başsavcılığı’nda bulunduğunu belirterek; dosyayı buraya gönderdi.
Soruşturma bile yokYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise suçlamalara, bilirkişi raporlarına rağmen, soruşturma bile yürütmeden suç duyurusunu “işleme koymama” kararı verdi. Kararda, genellikle soyut iddialar dışında iddia içermeyen ve yargı mensuplarının dikkate bile almayacağı nitelikteki dilekçeler için kullanılan matbu ifadeler sıralanarak, şöyle denildi:
“4483 sayılı kanunda, ‘Bu kanuna göre memurlar ve diğer kamu görevlileri heakkında yapılacak ihbar ve şikayetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ihbar ve şikayetlerde kişi ve olay belirtilmesi, iddiaların ciddi bulgu ve belgelere dayanması, ihbar ve şikayet dilekçesinde dilekçe sahibinin doğru ad ve soyad ile imzasının adresinin bulunması zorunludur. Bu şartları taşımayan ihbar ve şikayetler savcılar ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz’ denilmektedir. Yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda iddiaların somut bilgi ve belgelere dayanmadığı, ilgiler açısından suç oluşturan ön inceleme yapılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle şikayet işleme konulmamasına karar verilmiştir.”
Bilirkişi raporuÖlenlerin yakınları, bu karara itiraz ederek, kaldırılması için Danıştay’a başvurdu. Ancak Danıştay, “işleme koymama” kararlarına karşı itiraz yolu olmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetti. Böylece, dosya, ilgililer hakkında soruşturma izni bile istenmeden kapatıldı.
Buna karşılık, Van’daki dava dosyasında, Bayram Otel’de ilk depremden sonra hasar tespiti bile yapılmadığı, binanın ilk deprem ve artçılardan etkilendiği, bu nedenle gerekli işlemleri yapmayanların sorumluluğunun bulunduğu şeklinde, 4 profesör tarafından hazırlanmış bilirkişi raporunun bulunduğu ortaya çıktı. Bu raporlara rağmen, iddiaların somut bilgi ve belgelere dayanmadığının söylendiği anlaşıldı.
(Milliyet-Gökçer Tahincioğlu)

YORUM YAZIN