Header Ads

İktidarın Aklı Karışık: Bülent Arınç Hem Özür Diledi Hem de Sokak Olaylarıyla Başedeceklerini Söyledi



Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yaptığı görüşmenin ardından TBMM'de basın toplantısı düzenledi.

Gül ile yaptığı toplantıya olağanüstülük yüklememek gerektiğini söyleyen Arınç, "Görevim başbakan vekilliğidir, görevimi biliyorum. Hepimizin, toplumun ortak arzusu sokaklara huzur ve güvenin, en önemlisi de sağduyunun hakim olmasıdır" dedi.

Gezi Parkı'na başlayan ve ülke genelinde süren eylemlerin azalmaya başladığını savunan Arınç, polisin, özellikle ilk zamanlarda uyguladığı "aşırı tedbir" in, haklı tepkilere neden olduğunu söyledi.

Arınç, şöyle devam etti: "Bununla ilgili incelemeler de idari yoldan başlatılmıştır. Ancak son 5 gündür polis, büyük bir fedakarlık içinde, vakar ve sağduyu içinde bu milletin bir evladı olarak, milletin kendi evlatlarına karşı son derece hassas bir konumdadır."

Eylemleri, "İllegal örgütlerin kışkırtmaları" olarak nitelendiren Arınç, polisin buna karşı üzerine düşeni yaptığını savundu. Arınç, "Bu Cumhuriyeti hep birlikte kurduk. Türkiye’nin zenginliği farklılıkları hoşgörü ile tutmasıdır. Farklılıkların hepsine saygı duyduk, toplumun bütün kesimlerine eşit mesafede durduk. Bize oy vermeyen vatandaşlarımızı her zaman anlamaya çalıştık. Toplumla inatlaşacak bir anlayışın içinde olmadık, olmayacağız. Bize oy vermek zorunda değil ama bize oy vermeyenlerin de talebini dinleriz. Her vatandaşımızın özgürlüğü bizim teminatımız altındadır."

Bütün taleplere açık olduklarını söyleyen Arınç, "yeter ki şiddet bir ifade diline dönmesin" dedi. Çevre duyarlılığı ile başlayan tepkilerin artık farklı bir hal aldığını iddia eden Arınç, "Masum tepkiler illegal gruplar tarafından kullanılmaktadır. Türkiye’nin itibarına zarar vermektedir" diye konuştu.

Antakya'da Abdullah Cömert'in öldüğünü hatırlatan Arınç, Cömert'in ateşli silahla ölmediğini, kaydetti, "belki başına sert bir cisim ölümüne sebebiyet vermiş olabilir" diye konuştu. Arınç, "Ölümüne yol açan olayın fail veya faillerin bulunmasını arzu ediyoruz. Ailesine tekrar başsağlığı diliyorum" dedi.

Eylemlerle "çevreci duyarlılığının istismar" edildiğini savunan Başbakan Yardımcısı, özellikle Ankara'ya ağır hasarın verildiğini söyledi. Arınç, dış basının abartılı yayın yaptığını, bununla Türkiye'nin itibarına zarar verildiğini kaydetti.

Arınç, şöyle devam etti: "Biz kendimizi hesaba çekeriz, çekiyoruz. Biz herkesin hükümetiyiz, bu gösterileri doğru okumak için hassasiyet içindeyiz. MHP ve BDP’ye tutumları nedeniyle teşekkür ediyoruz. CHP Genel Başkanı’nın cümlelerine teşekkür ederiz. Yaşanan pek çok olayda CHP’li vekillerin, teşkilatlarının etkisi var. Olayları hiçbir şekilde tasvip etmediği, olayların yatışması olumlu bir dil kullanmasını bekliyoruz.

Gösterileri sabırla izleyen vatandaşlarımızdan daha fazla sabır, sağduyu bekliyoruz.

Her şey devletin kontrolü altındadır. Haklı tepkilerini gösteren vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum."

Çok fazla kişinin gözaltında olmadığını iddia eden Arınç, "alınanlar eylem yerinden uzaklaştırılmak için" alındığını söyledi, bir saat sonra serbest bırakıldıklarını iddia etti.

'EYLEMLER MEŞRUDUR, HAKLIDIR, DOĞRUDUR'
Arınç'ta Başbakan Erdoğan gibi, Taksim'de süren yayalaştırma politikasına karşı bugüne kadar kimsenin tepki göstermediğini savundu, şunları söyledi: "Burada AVM yapılacağı bilgisini edinen, ağaçların yerlerinin değiştirilmesiyle vatanseverliğin gereği olarak eylem yapıldı. Eylemler, meşrudur, haklıdır, doğrudur. Emniyet güçlerimizin gaz kullanmaya başlaması olayları çığırından çıkarmıştır."

Dava açan dernek yöneticileri ile görüşeceğini açıklayan Arınç, "Olaylara başladığında net bakabilsek çevre duyarlılığını olduğunu görebilirdik. Olaylara doğru perspektifle bakmamız gerekirdi. Elbette soruşturma başlatabiliriz. Bu olaylarda değil, başka olaylarda da yanlış yapmış olabiliriz" diye belirtti.

ARINÇ, POLİSLERİ SAVUNDU, HALKI SUÇLADI
Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Üslup şüpheli önemlidir. Bir insanın ne olduğunu üslubuna bakarak anlayabiliriz. Doğru olan demokrasi içerisinde yöneten insanların çok daha yapıcı olması gerekir. 76 milyona karşı herkese karşı kucaklayıcı üslup içinde olmalıyız. Bu, çevre duyarlılığı olmaktan çıktı.

Polisler bu ülkenin yabancısı değil, güvenlik güçlerimiz. Bunlar ağır bir görev yapıyor. Aşırı şiddet de kullanabiliyor. Fiili saldırı anında kalkanlarını kullanıyor, su sıkıyorlar. Kendi canları mevzu olunca gaz kullanıyorlar. Polislerimize ağır hakaretler yapılmakta, ölmeleri istenmektedir. Polislerimiz, 5 gündür uyumamaktadır, lütfen onlara karşı da anlayışlı olalım. Meşru müdafaa olmadıkça gaz kullanmayın talimatı verilmiştir.

Gezi Parkı’nda çevre duyarlılığı olanlara şiddeti asla tasvip etmiyorum. Oradaki gösteriler kanunsuz da olabilir. Ağaçlar kesilmesin istiyorlar. Gaz sıkmayıp, konuyu anlatacak bir adam lazım. Yasadışı yollarla demokratik taleplerde bulunulamaz. Şiddetin dilini kullanırsanız, kimse sizin talebinize bakmaz. Şiddetle bir yere varamazsınız. Şiddet, şiddete yol açar. Devletin gücü karşısında ezilirsiniz. Terk edilmiş, itilmiş, kakılmış duygusunu yaşadım."

Çevre duyarlılığı için eylem yapanlara yönelik şiddetin haksız ve yanlış olduğunu söyleyen Arınç, "O yurttaşlarımdan özür diliyorum" dedi.

Arınç, "Dış basında fevkalade dezenformasyon var. İsimlerini zikretmeye gerek yok, siz de onları biliyorsunuz. Türk basının gösterdiği duyarlılığı, maalesef dışarıda bir takım uluslararası televizyon ve kanallar aynı şekilde göstermediler. Bu Türkiye'ye karşı bence hasmane bir tutumdur. Ancak basın özgür. Bu konuda yazacaklarını, çizeceklerini bizim tayin etmemiz veya bizim belli çerçevede bunu oturtmamız mümkün değil" dedi.

(ajanslar)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.