Erdoğan-Obama Buluşması: "Suriye'de Mutabakat İçindeyiz"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Barack Obama gerçekleştirdikleri ikili toplantının ardından bir basın toplantısı düzenledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Barack Obama, Oval Ofis'te yaptıkları ikili görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi.
Erdoğan ve Obama'nın açıklamalarının satır başları şöyle:
"Türkiye'nin yanındayız""Pek çok konuyu ele aldık. Özellikle İran konusunda. İran’da kitle imha silahlarına engel olunması konusunda mutabık kaldık" diyen Obama, Türkiye'nin İsrail’le ilişkilerin normalleşmesinden mutlu olduklarını kaydetti.
Türkiye ile İsrail arasındaki normalleşme sürecine değinen Obama, bunun hem Türk, hem İsrail halkının çıkarına olduğunu ve bağımsız bir Filistin devleti dahil olmak üzere iki devletli çözüm konusunda ilerleme sağlanması noktasında kendilerine yardım edeceğini vurguladı.
ABD Başkanı Barack Obama, "teröre karşı" her zaman Türkiye'nin yanında olduklarını kaydederek, Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki bombalı saldırılar için baş sağlığı diledi.
"Başbakan Erdoğan ön saflarda yer alıyor"
ABD Başkanı Obama, görüşmede özellikle Suriye konusuna önemli zaman ayırdıklarını ifade etti. "Başbakan Erdoğan'ın liderliği altında Türk halkı ülkelerine sığınan Suriyelilere olağanüstü cömertlik gösterdi" diyen Obama, bunun ağır bir yük olduğunu bildiğini belirtti.
Suriye halkına insani yardım gönderen bir ülke olarak, bu yükü hafifletmek için Türkiye dahil bölgedeki ülkelere yardım etmeye devam edeceklerini vurgulayan Obama, "Hayatların kurtarılmasına yardım edecek gıda, çadır ve ilaç ulaştırılması noktasında Türk ortaklarımızla çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Esad rejimi üzerindeki baskıya devam edeceklerini ve muhaliflerle birlikte çalışacaklarını belirten Obama, "Beşşar Esad olmaksızın bir demokratik Suriye'ye dönüşümü desteklemeye yönelik uluslararası çabalarda Başbakan Erdoğan ön saflarda yer alıyor. Rejim ve muhalefet temsilcileri önümüzdeki haftalarda (Cenevre'de) bir araya gelirken Türkiye önemli bir rol oynayacak" dedi.
"Suriye için sihirli bir formül yok"
Başbakan Erdoğan ve kendisinin Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'in iktidardan gitmesi gerektiği konusunda aynı fikirde olduğunu belirten Obama, "Bu (Esad'in iktidardan gitmesi), krizi çözmenin tek yolu" ifadesini kullandı.
"Esad'in gitmesi ne kadar kısa sürede olursa o kadar iyi" diyen Obama, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Asıl soru bunun ne şekilde olacağı. Zaten bunları konuştuk. Suriye'deki şiddet ve sıra dışı durum için sihirli bir formül yok. Olsaydı, Sayın Başbakan (Erdoğan) ve ben bununla ilgili harekete geçerdik ve çoktan bitirmiş olurduk. Bunun yerine yaptığımız şey, uluslararası baskıyı artırmak, muhalefeti güçlendirmek. Cenevre'deki görüşmelerin, Rusya'nın ve Suriye'de her kesimi içerecek siyasi geçişin temsilcilerinin de katılımıyla, sonuç verebileceğini düşünüyorum. Ancak bu sırada, muhalefete yardım ve insani durumla ilgilenmeye devam edeceğiz. Türkiye ile de yakın istişare içinde olmayı sürdüreceğiz çünkü Türkiye'nin de bu durumdan derinden etkilendiğini biliyoruz."
Suriye'de kimyasal silah kullanılmasına yönelik kanıtlar olduğunu gördüklerini daha önce söylediklerini dile getiren Obama, "ancak orada tam olarak ne olduğuna yönelik daha spesifik bilgilere sahip olduklarından emin olabilmenin kendileri için önemli olduğunu" belirtti.
Obama, Suriye konusunda "kırmızı çizgi"siyle ilgili olarak da "Daha fazla kanıt toplarken ve bu konuda birlikte çalışırken, Esed rejimine ellerinden gelen tüm baskının ortaya konması ve siyasi değişimi hayata geçirmek için muhalefetle birlikte çalışılması noktasında uluslararası topluma ek bir neden, ek bir mekanizma olarak bildiğimiz her şeyi sunabildiğimizden emin olmak istiyoruz" diye konuştu.
"Suriye'de mutabakat içindeyiz"Başbakan Erdoğan: "Suriye 1 numaralı konumuzdu. Düşüncelerimizin örtüştüğünü hep birlikte dinledik. Suriye'de kanlı sürecin sonlandırılması için halkın meşru taleplerini karşılayan yeni bir yönetimin inşası konusunda ABD ile tam bir mutabatak içindeyiz. Esad’ın gitmesi, kimyasal silahların engellenmesi önceliklidir. Bu konuda yapılması gerekenleri ele aldık ve akşamki görüşmemizde de tekrar ele alacağız" dedi.
Erdoğan, "Muhalefetin desteklemesi ve Esad'ın gitmesi, Suriye'nin terör örgütlerinin faaliyet sahası olmasının engellenmesi, kimyasal silahların kullanılmasının engellenmesi, bütün azınlıkların güvenliklerinin temin edilmesi öncelikli olarak önem arz etmektedir" dedi.
Bilgi ve belgeleri paylaşıyoruz
Bir gazetecinin, Suriye'nin sahip olduğu kimyasal silahlarla ilgili Türkiye'nin elinde kanıtlar olduğunun bilindiğini belirterek, söz konusu kanıtlara ilişkin Obama'ya sunum yapılıp yapılmadığını ve Türkiye'nin bundan sonraki süreçte ABD'den ne beklediğini sorması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
"Öncelikle gerek kimyasal silahlar konusu gerek atılan, kullanılan füzeler konusu bütün bunlarla ilgili belge, bilgi bunları ilgili birimlerimiz birbirleriyle paylaşıyorlar. Burada sadece Amerika ve Türkiye değil, aynı şekilde İngiltere, onlar da yine bu tür bilgilere, belgelere sahipler. Bu konuları aramızda tabii aramızda paylaşıyoruz ve zaten ilgili birimlere de başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere bunları vakti saati geldiğinde aktarmak suretiyle de bu kamuoyunun bilgilendirilmesini de sağlamış olacağız. Süreci bu şekilde ilgili birimlerimizle sürdüreceğiz."
"Şu anda uluslararası camianın hassasiyetini göstermesi için Türkiye olarak biz çaba göstereceğiz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"İnanıyorum ki ABD aynı şekilde bu çabayı gösteriyor ve diğer ülkeler gerek BM Güvenlik Konseyi gerek Arap Ligi gerekse tüm bunların dışında olduğu halde buna hassasiyet gösteren ülkeler var ve bizler bu süreci daha da hızlandırabilmenin şu anda gayreti içerisindeyiz. Nitekim bu seyahatten sonra çok daha farklı ülkeleri ben de Dışişleri Bakanım da dolaşmak, ziyaret etmek suretiyle bu süreci daha nasıl hızlandıracağız, nasıl daha az insan ölsün ve bir demokratik rejim Suriye'ye süratle nasıl gelsin? Bizim derdimiz, otokratik bir rejimden, bir diktatörlükten Suriye'yi kurtarmaktır. Bu da öyle zannediyorum ki demokrasiye inanmış tüm ülkelerin ortak sorunudur. Bunu başarmak için bu yoldaki gayretimizi sürdüreceğiz."
Erdoğan, Suriye'yle ilgili bir başka soru üzerine, "Tabii burada Rusya Federasyonu'nun bu işin içinde olması, Çin'in bu işin içinde olması çok çok önemli. BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri açısından önemsiyoruz ve onların da bu sürece katılımı bu işi çok daha hızlandıracaktır ama uluslararası camianın baskısı burada önem ifade ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
"Gazze ziyaretim İsrail-Filistin barışına katkı sağlayacak"Erdoğan, "Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine yönelik saldırıda hayatını kaybeden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve bir ABD vatandaşı için tazminat ödenmesi noktasında, İsrail Hükümetiyle çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanı sıra Gazze'ye yapacağım ziyaretin gerek İsrail-Filistin barışına gerekse Filistin'in ittifakına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" diye konuştu.
Erdoğan, haziran ayı içinde Gazze'ye ziyaretinin söz konusu olduğunu, Batı Şeria'ya da gideceğini bildirdi.

YORUM YAZIN