Header Ads

Uludere Katliamının 1. Yıldönümü.. Aileler: Katliam Planlı, Sorumlu AKP


Uludere'nin Ortasu (Roboski) köyünde 34 kişinin TSK'ya ait savaş uçaklarının bombardımanı ile öldürülmesinin üzerinden bir yıl geçti.

AKP Hükümeti, bugüne kadar katliamın aydınlatılması, sorumluların yargılanması için adım atmadı. Meclis tarafından oluşturulan Uludere Alt Komisyonu'nun aylar sonra basına sızdırılan raporunda ise katliamın üzeri örtülmek istendi, "ihmaller zinciri" yorumu yapıldı.

Bir yıldır adalet talebini yükselten Roboskîli aileler, başından beri söylediklerinde haklı olduklarını belirterek, "Sorumlu AKP" dedi.

'KATLİAM PLANLI, SORUMLU AKP'
Celal Encü'nün ablası Şükran Encü, "Herkes biliyor, kardeşlerimiz bilinçli, planlı bir katliamla öldürüldü" dedi.

Karda, kışta 50 TL için kimsenin ölümü göze almayacağını belirten Encü, "Bu ülkede AKP'nin, devletin çözmek istemediği bir sorun var, Kürt sorunu. Kürt sorunu olmasaydı, açlık, yoksulluk olmazdı. Kardeşlerimiz kaçağa gitmek zorunda kalmazdı. Bu insanları devlet öldürdü, Kürt sorunu çözülmediği, 'Katliam Kürtlerin hakkıdır' diye düşündükleri için öldürüldü" şeklinde konuştu.

Şükran Encü, "34 kişi, bilinçli bir şekilde öldürüldü, kimse kalkıp 'operasyon hatası, istihbarat eksikliği' demesin. Bu olsa olsa zincirleme hata değil, zincirleme planlı ölüm olur. Onlar Kürt'tü ve planlı bir katliam sonucu öldürüldü" şeklinde konuştu.

Komisyonunun da Roboskî Katliamı'nın planlı olduğundan haberdar olduğunu vurgulayan Encü, şöyle devam etti: "Komisyon da biliyor ki onlar öldürüldü. Eğer emri verenleri, sorumluları, yanlış istihbaratı verenleri açığa çıkarmayacaksa, açıklamayacaksa, hazırladıkları rapor ne işimize yarayacak. Niye bizi oyaladılar? Ya o komisyonu kurmayacaklardı ya da gerçekleri ortaya çıkaracaklardı. Ama zaten bu başından beri belli olan bir şey."

Devletin, poşi taktığı ya da polise taş attığı için çocukları on yıllarca hapis cezasına çarptırdığını hatırlatan Encü, "Bu nasıl bir devlet ki, 34 kişiyi katledenleri bir yıldır açıklamıyor. Açıklamıyor, çünkü sorumlu kendisi. Türkiye'nin, Başbakan'ın adaleti nerede, insanlığı, müslümanlığı nerede?" diye sordu.

Bir yıldır, yaşadıkları acıdan dolayı yaşamlarının daha da zorlaştığını söyleyen Şükran Encü, "Biz bir yıldır, Kürt halkından, sosyalistlerden aldığımız destekle ayakta duruyoruz. Kardeşlerimiz yaşamlarını yitirdiler ama unutulmadılar. İnsan unutulduğu zaman ölür. Benim ağabeyim, 34 kişi ölmedi" dedi.

'TAZMİNATI KATLİAMLARIN HESABINI VEREREK ÖDESİNLER'
Aslan Encü'nün annesi Zahide Encü, babası Şefik Encü de, katliamdan, devletin sorumlu olduğunu söyledi.

"Bizim çocuklarımız AKP tarafından katledildi" diyen baba Şefik Encü, "34 cana karşı tazminat verip bizi susturmak istediler. Başaramadıkları için şimdi raporlarla, açıklamalarla olayı gölgeliyorlar. Mezarlığın hepsini dolar ile doldursalar yine de o parayı almayacağız. Devlet, Maraş'ın, Dersim'in hesabını verdi mi? Bize Roboskî Katliamı'nın tazminatını, bu katliamların hesabını vererek ödesinler" şeklinde konuştu.

Artık, Kürt halkının katledilmesine son verilmesini isteyen baba Encü, "Bilsinler ki, istedikleri kadar Kürtleri öldürsünler, hapse atsınlar bitmez. Devlet artık bu zalimliğinden vazgeçsin" dedi.

'KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR...'
Katliamın sorumluların açığa çıkarılmasını istediklerini tekrar tekrar vurgulayan anne Zahide Encü, "Katliamı kabul etmeyerek bizi daha fazla ağlatacaklarını, daha fazla acı çektireceklerini düşünüyorlarsa zaten bir yıldır ağlıyoruz. Ama bilsinler ki, sağ olduğumuz sürece çocuklarımızın katillerinin cezalandırılması için mücadele edeceğiz" diye konuştu.

Anne Encü, şöyle devam etti: "Rapor katili açıklamayacaksa ne işe yarayacak. Bizim çocuklarımızı Başbakan öldürdü, onun emrindeki hükümet bunu yaptı. Raporda bunu yazsınlar. Kanımızın son damlasına kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğer sonuç çıkmazsa, zaten burada yaşamamızın bir nedeni yok, sınır dışına göç ederiz. O da Erdoğan için bir utanç olacak.

(İsminaz Ergün/Etha)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.