Avrupa Basınında Bugün (24 Aralık 2012)
İngiltere BasınıFinancial Times, İngiltere parlamentosundaki partiler arası bir grubun, bankacılık yasasını katı kurallar doğrultusunda değiştirmesi için hükümete baskı yaptığını bildiriyor.
Haberde, söz konusu parlamento grubunun baskıyı neden şimdi artırdığı hakkında da ipuçları veriliyor.
Habere göre Maliye Bakanı George Osborne, bankacılık sisteminde gelecek sene değişiklikler yapacak.
Bankacılık sisteminin "çökmesine izin verilemeyecek kadar büyük" olduğu savı da bu değişiklik adımlarının uğrak noktalarından biri olacak.
Haberde, maliye bakanının gelecek sene için yapmayı planladığı değişikliğin özellikle perakende bankacılığı merkeze alacağı söyleniyor.
İngiltere'de su baskınları
İngiltere'de yoğun yağışın kimi bölgelerde su baskınlarına yol açmasıyla ilgili haberinde Financial Times, zararın sigorta şirketlerine 1 milyar sterline mal olacağını aktarıyor.
Guardian gazetesi, "Öldüren İlaçlar" diye başlayan birinci sayfa haberinde, hastalıkların Afrika'da sahte ilaçlar nedeniyle yayıldığını bildiriyor.
"Neredeyse herkes gol attı"
Futbolda çok sık olmayan bir "fark" gazetelerdeki yerini alıyor.
Guardian, Chelsea'nin dünkü maçta Aston Villa'yı 8-0 yenerken, neredeyse takımın bütün oyuncularının rakip kalenin filelerini havalandırdığını belirtiyor.
Suriye ve Ruslar
"Suriye'deki Rus askeri uzmanlar" diyor Guardian, "Amerika Birleşik Devletleri'nin gelecekte bir müdahalede bulunmasını zorlaştırıyor."
Guardian'ın haberine göre, Suriye'deki daha gelişmiş hava savunma sistemlerindeki personele artan sayıda Rus askeri danışman dahil oluyor.
Gazetelerin Suriye'den ortak olarak aktardıkları gelişme Hama'daki bir fırında olduğu anlaşılan meydana gelen ve onlarca kişinin öldüğü söylenen patlama... Hükümet ve gerillalar birbirlerini suçluyor.
"Suriyeli muhalifler silahlandırılırsa..."
Financial Times, gazetenin görüşlerini yansıtan baş makalesinde "Suriyeli muhalifler şimdi silahlandırılırsa" Beşar Esad'ın "zaten geldi" dediği sonunun daha da çabuk geleceği görüşünü ortaya atıyor.
Gazete, Batı'dan gelecek silahlar "Hem cihat uğruna savaşanların tırmanışını keser hem de muhalefeti birleştirir" diyor.
Financial Times'ın baş makalesinde İran, Filistin sorunu ve Arap Baharı olarak anılan süreçle ilgili görüşler de var.
Arap Baharı tanımlamasına gönderme yapan gazete baş makalesine "Arap uyanışı henüz başladı" başlığını atıyor.
Gazeteye göre, İran'ın nükleer programı yeni bir savaşa neden olabilir, onun için Washington Tahran'ın düşük ayarlı uranyum üretmesine izin vermeli...
"Prens Herry Taliban öldürdü"
Afganistan'daki güçlerde görev yapan Prens Harry ile ilgili bir haber Daily Telegraph'da.
Gazete, "Apachi savaş helikopteri mürettebat üyesi olan Harry, ilk kez Taliban savaşçısı öldürdü" başlığını atıyor.
Gazete, bunun bir iddia olduğunu belirttikten sonra, İngiliz tahtının ikinci sıradan veliahtı olan Prens Herry'nin silahçı ve seyir-yön sorumlusu olduğu helikopterin bir kurtarma operasyonu kapsamında Taliban savaşçılarına ateş açtığı yolundaki ifadeleri aktarıyor.
GDO somon
Independent, genetik kodları dönüştürülmüş ilk balığın yakında bazı sofralarda yerini alabileceğini haber veriyor.
Gazete, Amerika Birleşik Devletleri gıda güvenliği kurumunun bir karar aldığını ve genetik şifresii değiştirilen somon balığının insan sağlığı ya da çevre için tehdit oluşturmadığına hükmettiğini duyuruyor.
Almanya BasınıHindistan'da bir üniversite öğrencisinin otobüste erkek arkadaşının gözü önünde altı erkeğin tecavüzüne uğramasını protesto için yapılan gösteriler, gazetelerde geniş yer buluyor. Bielefeld'de yayımlanan Westfalen-Blatt gazetesinin konuyla ilgili yorumu şöyle:
"Yüzeysel olarak bakıldığında, Güney Asya'da kadınlar iyi bir yere sahip. Dünya üzerinde Hinduizm dışında başka hangi dinde kadın tanrılar var ki? Ve dünyanın başka hangi bölgesinde bu kadar çok kadın, siyasi makamlarda temsil ediliyor? Hindistan, Sri Lanka, Bangladeş ve Pakistan'da kadınlar başbakanlık yaptı. Ancak gündelik hayat birçok kadın için cehennemden farksız. Kadınlar için sorun daha doğmadan önce başlıyor. Kız embriyolar kürtajla alınıyor. Küçük kız çocukları ihmal ediliyor, çok erken yaşta evlenmek zorunda bırakılıyor. Erkeğin ailesi için kadının çeyizi önem taşıyor. Erkekler birkaç kez çeyize konmak için kadınları öldürüyor. Kadınlar aile ve miras hukukunda da dezavantajlara sahip. Ancak kadınlar için en kötüsü sarkıntılık ve taciz. Kadınlar buna direnirse, eşlerinin, 'kirlenen namusları'nın intikamını alacak olmasından korkuyorlar. Tecavüzde bile toplum sanki suç kurbandaymış gibi davranıyor. Bu nedenle birçok kadın şikayetçi olmuyor, suç duyurusunda bulunmuyor. Daha da kötüsü, ayıplanma korkusundan intihar ediyorlar. Hindistanlı kadınların sokaklara çıkıp durumu protesto etmesinin zamanı geldi. Bakalım kadınları kaç erkek destekleyecek?"
Mısır'daki tartışmalı anayasa referandumunun hafta sonunda tamamlanması gazetelerin yer verdiği bir başka konu. Berliner Zeitung konuyu şöyle yorumluyor:
"Mısır'da geçen son iki yıl boşa gitmedi. Bunu oy kullanma merkezlerinde seçmenlerle yapılan konuşmalar gösteriyor. Daha bir yıl önce, Müslüman oldukları için şu ya da bu adaya oy vermek üzere sandık başına gitmişlerdi. Şimdi referandum vesilesiyle anayasa taslağını savunan ya da karşı çıkan, çok farklı düşünceler dile getiriliyor. Sürekli söylenen ise, 'Biz daha demokrasinin ana okulundayız.' Bu, bir şeylerin daha iyi gitmemesinin mazereti olarak ifade ediliyor. Ama bu aynı zamanda insanların isteklerini de vurguluyor. İnsanlar bu kadar uzun süren bir diktatörlükten sonra birdenbire demokrasiye cesaret etmenin çok da kolay olmadığını biliyor."
Konuyla ilgili bir başka yorumsa, Schwäbische Zeitung'dan:
"Mısır'da Devlet Başkanı'nın yardımcısı sonunda istifa etti. Mahmut Meki, Müslüman Kardeşler'in ilerleyişi karşısında dehşete düşmüştü. Hiç demokratik olmadığı ortaya çıkan Müslüman Kardeşler üstüne üstlük bütün iktidarı ele geçirmeye çalışıyor. Ne var ki ülkede seçmenlerin sadece yüzde 30'u referanduma katıldı. Bundan sonraki adım önümüzdeki üç ay zarfında yeni bir meclisin seçilmesi olacak. Devlet Başkanı Mursi toplumsal direnişi hissedecektir. Kadın hakları savunucuları, Hrıstiyanlar ve laik Müslümanların direnişini... Çünkü bu kahramanlar Tahrir Meydanı'ndaki eylemiyle Hüsnü Mübarek'i devirip açık ve hoşgörülü bir toplum için eyleme gittiler. Önümüzdeki haftalarda başardıkları Arap Devrimi'nin geleceği sözkonusu.“
Almanya'da Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble'nin yeni bir tasarruf paketi planladığı haberleri, gazetelerde geniş yankı buldu. Frankfurter Rundschau gazetesinin yorumunda şu satırları okuyoruz:
"Hükümet raporu inkâr ediyor. Ama bu hiç de inandırıcı görünmüyor. Tam herşey kapatılırken, ortaya çıkan tasarruf öfkesi için tek bir açıklama olabilir. O da bunun tipik bir Schaeuble davranışı olduğu. Deneyimli bir siyasetçi olan Schaeuble, anlaşılması zor ataklarıyla şaşkınlık yaratmayı kendine görev edinmiş. Belki de bu sefer kendisine çocuk bakım parasını ve yüksek emeklilik giderlerini zorla kabul ettirenleri kızdırmak istiyordur. Ama belki onu da yapmak istemiyordur, kim bilir? Hem Hür Demokrat Parti, hem de Hrıstiyan Birlik partileri içindeki birçok kişi Maliye Bakanı'nın yaptıklarına bir anlam verme çabasından vazgeçti. Bu galiba, herkes için en iyisi.“
(bbc türkçe-dw türkçe)

YORUM YAZIN