Header Ads

Cumartesi Anneleri'nin 398. Buluşması: Artık Yeter, Gözlerinizi Yummayın


Cumartesi Anneleri 398. kez Galatasaray Meydanı'nda buluştu. Mardin Dargeçit'de gözaltında kaybedilen 7 kişinin akıbetini soran Cumartesi Anneleri, 17 yıl sonra bir kez daha adalet talebinde bulundu.

Süleyman Seyhan, Abdurrahman Coşkun, Mehmet Emin Aslan, Abdullah Olcay, Nedim Akyol, Seyhan Doğan ve Davut Altunkaynak, 29 Ekim 1995'te, evlerinden gözaltına alınarak Dargeçit Tabur Komutanlığı'na götürüldü. 7 kişi ile birlikte gözaltına alınan ve bir süre sonra serbest bırakılan Davut Altunkaynak'ın annesi Hayat ve Seyhan Doğan'ın 11 yaşındaki kardeşi Hazni, yapılan ağır işkencelere tanıklık etti. Toplu mezar alanı olarak kullanılan Boğaözü Köyü'ndeki kuyulara gömülen 7 kişinin akıbetini sormak için Tabura giden ailelere ise, "sorgu sonrası hepsi serbest bıraktık" yanıtı verildi.

Ailelerin yaptığı suç duyuruları üzerine açılan dosyalar, "söz konusu kişiler PKK'ye katıldıklarından" denilerek kapatıldı.

17 yıldır kayıpların bulunmasını ve sorumluların yargılanması için mücadele eden aileler bir kez daha Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi.

'BEKLEMEK ACIMIZI ÇOĞALTIYOR'

Abdurrahman Coşkun'un annesi Hediye Coşkun, İHD Mardin Şubesi'nin girişimleri sonucu Diyarbakır Cumhuriyet Savcığlığı talimatı ile Dargeçit'te gerçekleştirilen kazılarda 11 kişiye ait kafatası, kemik ve elbise parçalarının bulunduğunu hatırlattı. Soruşturmaya ilişkin halen bir açıklama yapılmadığını kaydeden Hediye Coşkun, "bu bizim acımızı daha da çoğaltıyor" dedi.

Kürt siyasi tutukluların sürdürdüğü açlık grevinin 60. gününe girdiğini de hatırlatan Coşkun, şunları söyledi: "İnsanlar ölmek üzere ama kimse duymuyor. Derhal, tutukluların talepleri kabul edilsin. Biz hem kayıplarımızın bulunması hem de açlık grevinin taleplerinin kabul edilmesi için mücadele edeceğiz."

'ADALETİ BEDENLERİNİ ÖLÜME YATIRAN TUTSAKLAR GETİRECEK'

Kayıp yakınları olarak kar yağmur demeden Cumartesi Meydanı'nda mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Davut Altunkaynak'ın dayısı Macit, "Yeğenim gözaltına alındığında 12 yaşındaydı. 12 yaşındaki bir çocuğun ne suçu olabilir? O sadece Kürt olduğu için katledildi" diye konuştu.

'ARTIK YETER, GÖZLERİNİZİ YUMMAYIN'

Amcası Seyhan Doğan kaybedildiğinde gözaltına henüz doğmamış olan Evin, amcası ve tüm kayıpların bulunması talebi ile yazdığı mektubu okudu. Evin'in yazdığı mektubun bir kısmı şöyle: "17 yıldır haber bekliyoruz. Artık yeter, kayıplarımızın bulunmasını, en azından kemiklerinin bize verilmesini ve sorumluların yargılanmasını istiyoruz. Artık yeter, gözlerinizi yummayın.

Dargeçit'te bulunan kemikler amcama ait olabilir. Bu bizim için çok acı ama biz yine netleştirilmesini istiyoruz."

'YARIN ÇOK GEÇ, BUGÜN HEMEN ŞİMDİ'

Bu haftaki açıklamayı Cumartesi insanları adına Avukat Gülizar Tuncer okudu. Dargeçit'te bulunan kemiklere ilişkin henüz bir sonuç çıkmamasının ailelerin acısını katmerleştirdiğini vurguladı.

"Fezlekede suçlanan isimlerden Mehmet Tire, bugün Bodrum Gümlük'ün DP'li belediye başkanı. Hurşit İlmen ise Sivas Çepni beldesinin CHP'li belediye başkanıdır" diyen Tuncer, bu durumun ne CHP ne de DP'nin rahatsılık yaratmadığını, susmayı tercih ettiklerini söyledi. Tuncer, dönemin başbakanı Tansu Çiller'in ise kayıplar için ifade vermek yerine mağdur sıfatıyla ifade verdiğini hatırlattı.

Tuncer, Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde Bali Demokrasi Forumu'nda, 77 insanın ölümünden sorumlu olan kişiye verilen 21 yıl hapis cezasını adaletsiz olduğu için eleştirdiğini hatırlattı.

Gülizar Tuncer, Başbakan'a şu soruları yöneltti: "Peki kendi yönettiğiniz ülkede 90 yaşındaki yaşlı insanlar, 3 yaşındaki bebekler, 12-13 yaşındaki çocuklar dahil yüzlerce insanı gözaltına alarak kaybeden devlet görevlilerini terfi ederek hala iş başında olmalarını sağlamak nasıl adalete uygun buluyorsunuz?

Açlık grevlerinin 60. günü. Uyguladığınız politikalar nedeniyle kendilerini canlarından vazgeçecek kadar kuşatılmış hisseden insanların temel haklarını talep etmek için ölüm yolunda gönüllü ilerlemek zorunda kalmalarını hangi vicdana uygun buluyorsunuz? Açlık grevlerinin çözümü için ayak sürümek yerine, evrensel hukuka göre göreviniz olan talepler konusunda derhal adım atın; yarın çok geç bugün hemen şimdi." (etha)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.