İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Atılan Taşeron İşçiler Eylemdeydi
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde çalışan taşeron işçiler 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle eylemdeydi. Hastane dekanı ve rektörüne seslenen işçiler, atılan taşeron işçilerin geri alınmasını, taşeron çalışmaya son verilmesini, işçilerin kadrolu yapılmasını istedi.
Monoblok önündeki bilgilendirme çadırı önünde bir araya gelen taşeron işçilere, Dev Sağlık-İş üyeleri, DİSK Örgütlenme Sekreteri İsmail Yurtseven, Tekstil-Sen Genel Başkanı Engin Gül, Balcalı Hastanesi taşeron işçileri, TTB Merkez Konsey üyesi Hüseyin Demirdizen, Eğitim-Sen 1-6 ve 8 No'lu Şube yöneticileri, SES Aksaray Şubesi de destek verdi.
'SAĞLIKTA TAŞERON ÖLÜM DEMEKTİR'
Bilgilendirme çadırı önünde sloganlar atarak ve konuşmalar yaparak taşeron işçilerin mücadelesine destek çağrısında bulunuldu. Daha sonra yürüyüşe geçen kitle, “Taşeron sisteme son verilsin, herkese güvenceli iş güvenceli gelecek” ve “Çapa Kampüsü Meclisi” yazılı pankartın arkasında hastane içinde yürüyüş yaptı. Hastane bahçesindeki uzun süren yürüyüşte sık sık, “Rektör uyuma, işçine sahip çık”, “Mahkeme kararı uygulansın”, “Sağlıkta taşeron ölüm demektir”, “Güvenceli iş güvenceli gelecek istiyoruz”, “Susma haykır taşerona başkaldır”, “Taşeron işçiyiz örgütlüyüz güçlüyüz” sloganları atıldı.
DEKANLIK ÖZEL GÜVENLİK KORUMASINDA
Direnişin 23. gününde yapılan yürüyüşün ardından kitle Dekanlık önüne geldi. Kitle Dekanlık önüne yaklaştırılmazken, özel güvenlik birimleri ve polis Dekanlık önüne etten duvar ördü. Yapılan görüşmenin ardından işten atılan işçiler, “İşimi geri istiyorum” yazılı siyah çelengi alkışlarla Dekanlık önüne bıraktı.
Dekanlık önünde İstanbul Sağlık Hakkı Meclisi adına Taşeron İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'nden Kadir Ağsu açıklama yaptı. “Taşeron sistemi ne demektir” sorusunu yönelten Ağsu, “Bunu öğrenmek isteyen herkes, henüz toprağa verilmeyen, Esenyurt'ta 11 işçinin canına mal olan iş cinayetinin sebebini bilmesi gerekir. Bu iş cinayetinin sorumlusu taşeron sistemidir. İşçi kardeşlerimizin katili taşeron sistemi ve buna yol veren Çalışma Bakanlığı'dır” dedi.
'ÇAPA ÇADIRI DİRENİŞ VE MÜCADELE ÇADIRI'
Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin İstanbul Üniversitesi'nde 2008 yılında yaptıkları incelemede, “taşeron çalışan sağlık elemanları asıl işverenin işçileri olduğu tespit edilmiştir” diyen Ağsu, 4. İş Mahkemesi'nin 2009 yılında bu raporu onayladığını hatırlattı. Hastane yönetiminin karara uymadığına dikkat çeken Ağsu, bilgilendirme ve uyarı amacıyla 22 gün önce kurdukları çadırı “direniş ve mücadele” çadırına dönüştürdüklerini söyledi.
196 işçinin hileli çalıştırılmasının sorumlusunun çalışanlar olmadığını ve işçi çıkışlarını kabul etmediklerini söyleyen Ağsu, “Mücadele edeceğiz. Çünkü mahkeme kararı ve müfettiş raporu hizmet alımı ihalesiyle çalışan tüm hastane çalışanlarının üniversite işçisi olduğunu tespit edip onaylamıştır” diye konuştu.
ÇAPA İŞÇİLERİNDEN ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
Ağsu, ortak mücadele çağrısında da bulundu ve şunları söyledi: “Bizimle birlikte ortak kaderi paylaşan tüm işçileri, Kartal'da, Okmeydanı'nda, Başakşehir'de, Haseki'de, Bakırköy'de, İstanbul'da nerede çalışırlarsa çalışsınlar birlikte mücadeleye çağırıyoruz. 17 Mart Cumartesi günü saat 13.00'da ilk toplantımızı Eğitim-Sen 8 No'lu Şube'de gerçekleştiriyoruz.”
Hileli işten çıkartma girişimini boşa çıkartacaklarını kaydeden Ağsu, “Türkiye Büyük Sağlık Hakkı Meclisi'nin 11 Mart Ankara toplantısında 38 ilden gelen Meclis temsilcilerinin oylarıyla kabul edildiği gibi 'taşeron çalıştırmaya son verilsin, iş güvenceli, kadrolu istihdam' talebiyle mücadelemizi Türkiye sathına yayma kararlılığındayız” dedi.
haber: etha
Monoblok önündeki bilgilendirme çadırı önünde bir araya gelen taşeron işçilere, Dev Sağlık-İş üyeleri, DİSK Örgütlenme Sekreteri İsmail Yurtseven, Tekstil-Sen Genel Başkanı Engin Gül, Balcalı Hastanesi taşeron işçileri, TTB Merkez Konsey üyesi Hüseyin Demirdizen, Eğitim-Sen 1-6 ve 8 No'lu Şube yöneticileri, SES Aksaray Şubesi de destek verdi.
'SAĞLIKTA TAŞERON ÖLÜM DEMEKTİR'
Bilgilendirme çadırı önünde sloganlar atarak ve konuşmalar yaparak taşeron işçilerin mücadelesine destek çağrısında bulunuldu. Daha sonra yürüyüşe geçen kitle, “Taşeron sisteme son verilsin, herkese güvenceli iş güvenceli gelecek” ve “Çapa Kampüsü Meclisi” yazılı pankartın arkasında hastane içinde yürüyüş yaptı. Hastane bahçesindeki uzun süren yürüyüşte sık sık, “Rektör uyuma, işçine sahip çık”, “Mahkeme kararı uygulansın”, “Sağlıkta taşeron ölüm demektir”, “Güvenceli iş güvenceli gelecek istiyoruz”, “Susma haykır taşerona başkaldır”, “Taşeron işçiyiz örgütlüyüz güçlüyüz” sloganları atıldı.
DEKANLIK ÖZEL GÜVENLİK KORUMASINDA
Direnişin 23. gününde yapılan yürüyüşün ardından kitle Dekanlık önüne geldi. Kitle Dekanlık önüne yaklaştırılmazken, özel güvenlik birimleri ve polis Dekanlık önüne etten duvar ördü. Yapılan görüşmenin ardından işten atılan işçiler, “İşimi geri istiyorum” yazılı siyah çelengi alkışlarla Dekanlık önüne bıraktı.
Dekanlık önünde İstanbul Sağlık Hakkı Meclisi adına Taşeron İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'nden Kadir Ağsu açıklama yaptı. “Taşeron sistemi ne demektir” sorusunu yönelten Ağsu, “Bunu öğrenmek isteyen herkes, henüz toprağa verilmeyen, Esenyurt'ta 11 işçinin canına mal olan iş cinayetinin sebebini bilmesi gerekir. Bu iş cinayetinin sorumlusu taşeron sistemidir. İşçi kardeşlerimizin katili taşeron sistemi ve buna yol veren Çalışma Bakanlığı'dır” dedi.
'ÇAPA ÇADIRI DİRENİŞ VE MÜCADELE ÇADIRI'
Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin İstanbul Üniversitesi'nde 2008 yılında yaptıkları incelemede, “taşeron çalışan sağlık elemanları asıl işverenin işçileri olduğu tespit edilmiştir” diyen Ağsu, 4. İş Mahkemesi'nin 2009 yılında bu raporu onayladığını hatırlattı. Hastane yönetiminin karara uymadığına dikkat çeken Ağsu, bilgilendirme ve uyarı amacıyla 22 gün önce kurdukları çadırı “direniş ve mücadele” çadırına dönüştürdüklerini söyledi.
196 işçinin hileli çalıştırılmasının sorumlusunun çalışanlar olmadığını ve işçi çıkışlarını kabul etmediklerini söyleyen Ağsu, “Mücadele edeceğiz. Çünkü mahkeme kararı ve müfettiş raporu hizmet alımı ihalesiyle çalışan tüm hastane çalışanlarının üniversite işçisi olduğunu tespit edip onaylamıştır” diye konuştu.
ÇAPA İŞÇİLERİNDEN ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
Ağsu, ortak mücadele çağrısında da bulundu ve şunları söyledi: “Bizimle birlikte ortak kaderi paylaşan tüm işçileri, Kartal'da, Okmeydanı'nda, Başakşehir'de, Haseki'de, Bakırköy'de, İstanbul'da nerede çalışırlarsa çalışsınlar birlikte mücadeleye çağırıyoruz. 17 Mart Cumartesi günü saat 13.00'da ilk toplantımızı Eğitim-Sen 8 No'lu Şube'de gerçekleştiriyoruz.”
Hileli işten çıkartma girişimini boşa çıkartacaklarını kaydeden Ağsu, “Türkiye Büyük Sağlık Hakkı Meclisi'nin 11 Mart Ankara toplantısında 38 ilden gelen Meclis temsilcilerinin oylarıyla kabul edildiği gibi 'taşeron çalıştırmaya son verilsin, iş güvenceli, kadrolu istihdam' talebiyle mücadelemizi Türkiye sathına yayma kararlılığındayız” dedi.
haber: etha

YORUM YAZIN