Header Ads

TBMM'de Yemin Töreni: Geçici Başkan Baykal 'Uzlaşı' Mesajı Verdi



Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, bugün 25. Dönem Genel Seçimleri'nin ardından seçilen 550 milletvekilinden salonda hazır bulunan 544 milletvekili yemin etti. En yaşlı üye ünvanı ile CHP Antalya milletvekili Deniz Baykal’ın geçici başkanlığında toplanan milletvekillerini yemin etme töreni 9 saat 9 dakika sürdü. Üçü AKP’den biri CHP’den ikisi de HDP’den olmak üzere 6 milletvekili yeminlerini tekrar etti.

TBMM Genel Kurulu'nda 25. Dönem 1. Yasama Yılı Açılışı ile 25. Dönem Milletvekilleri Ant İçme Töreni saat 15.00'te başladı. Birleşimi, en yaşlı üye sıfatıyla Geçici Meclis Başkanı olan Deniz Baykal, yönetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da törende hazır bulundu. Erdoğan, Meclis Genel Kurulu'na girdiğinde sadece Bakanlar Kurulu üyeleri ile AKP'li milletvekilleri ayağa kalktı ve alkışladı. Baykal, Erdoğan'ın genel kurulda olduğunu söylemesi üzerine yine AKP'li milletvekilleri alkışladı. CHP, MHP ve HDP milletvekilleri alkışlamadı.

Törenin başında İstiklal Marşı okundu.

Geçici Meclis Başkanı Deniz Baykal, milletvekillerinin yemintöreni öncesi yaptığı konuşmada, "Uzlaşma temelinde hukuk olacaktır, ahlak olacaktır, yurtseverlik olacaktır. Elbette siyasi partilerimizin temel ilkeleri barış içinde yaşamamızı imkansız kılmayacaktır." dedi.

Konuşmasına "Geçici Başkanınız olarak eminim çok zorlu bir mücadelenin ardından milletvekili seçilerek milletin temsilcisi olma hakkını kazanan siz değerli üyeleri saygıyla selamlıyorum." diyerek başlayan Baykal, "Burada görev yapacak olan milletvekilleri, sadece seçildikleri illerin üyesi oldukları siyasi partilerin değil, kendilerine oy vermiş olan ya da olmayan, bütün milletin temsilcileri olacaklardır. Burada görev yapacak bütün milletvekilleri, artık milli siyasi kimliğimizin ayrılmaz birer parçasıdır. Bu bilinç ve sorumluluk duygusu içerisinde yapacağınız çalışmalarda, hepinize başarılar diliyorum." dedi.

Deniz Baykal, TBMM'nin dünyanın en eski en köklü parlamentolarından birisi olduğuna dikkat çekti. Milli mücadeleyi gerçekleştirmiş, savaşlar, isyanlar yaşamış bir Gazi Meclis olduğunu anlattı.

Baykal’ın konuşma metninin tamamı şöyle:

“Geçici Başkanınız olarak eminim çok zorlu bir mücadelenin ardından milletvekili seçilerek milletin temsilcisi olma hakkını kazanan siz değerli üyeleri saygıyla selamlıyorum. Burada görev yapacak olan milletvekilleri, sadece seçildikleri illerin üyesi oldukları siyasi partilerin değil, kendilerine oy vermiş olan ya da olmayan, bütün milletin temsilcileri olacaklardır. Burada görev yapacak bütün milletvekilleri, artık milli siyasi kimliğimizin ayrılmaz birer parçasıdır. Bu bilinç ve sorumluluk duygusu içerisinde yapacağınız çalışmalarda, hepinize başarılar diliyorum.

Bu gün üyesi olmaktan onur duyduğumuz TBMM iki ay önce 95. Kuruluş yıldönümünü kutlamıştır. Dünyanın en eski en köklü parlamentolarından birisidir. Milli mücadeleyi gerçekleştirmiş, savaşlar isyanlar yaşamış bir Gazi Meclistir. Dünyanın pek çok yerinde millet meclislerini devletler kurmuştur. Bizde ise devleti de orduyu da Millet Meclisi kurmuştur. TBMM anayasayı yaptığı için değil, devleti kurduğu için Kurucu Meclistir. TBMM bu bir asra yaklaşan tarihi içinde misakı milli kapsamında egemen bağımsız bir devlet kurmuş, cumhuriyet devrimlerini gerçekleştirmiş, tek partili rejimden çok partili rejime geçişi sağlamış, eğitim, hukuk, kadın erkek eşitliği, sanayileşme, ekonomik kalkınma alanlarında büyük ilerlemeler sağlamıştır. 1999 yılından beri dünyanın en büyük yirmi ekonomisinden biriyiz. Bu tablo, milletimizin ve onu temsil eden TBMM’nin iftihar tablosudur. Türkiye’yi bu noktaya taşımakta kuşaklar boyunca hakkı ve emeği geçen, bütün insanlarımızı şükranla anmak manevi borcumuzdur.

Şimdi yeni bir meclis ile karşı karşıyayız. Birbirini anlamak birbirine saygı göstermek zorunda olan insanlardan oluşan bir Meclis. Ancak el ele verirlerse ayağa kalkabilecek olan ancak kol kola girerlerse ilerleyebilecek olan insanlardan oluşan bir Meclis. Milletimizin takdiri böyle oldu. Şimdi bunu işletmek zorundayız. Uzun bir tek parti yönetimine dayanan iktidar döneminin acı tatlı deneyimleri sonucunda milletimizin kararı, uzlaşmak elbirliği işbirliği yaparak yönetmek doğrultusunda olmuştur. Elbette uzlaşma temelinde hukuk olacaktır, ahlak olacaktır, yurtseverlik olacaktır. Elbette siyasi partilerimizin temel ilkeleri barış içinde yaşamamızı imkansız kılmayacaktır.

Demokrasi çeşitli güç merkezlerini kapsayan çoğulcu bir güç yapısının ortaya çıkışıyla ve herkesin birbirine ihtiyacı olduğunu kavramasıyla gerçekleşir. Demokrasi, kudret sahiplerinin lütfu değil mecburiyetidir. TBMM yeni bir demokrasi inşa etmenin çoğulcu alt yapı şartlarına sahiptir. Geçmişte yaşanan gerginliklerin çatışmaların dayatmaların sonucunda ortaya çıkan kutuplaşmayı sürdürmenin şartları artık kalmamıştır. TBMM’nin bunu en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyorum. Meclisin bu yapısını iktidar kullanmanın önünde bir engel gibi düşünmemeliyiz. Belki de tam tersine bu Meclis yapısı birbirimizi anlamanın birbirimize saygı göstermenin işbirliği yaparak katılımcı bir demokrasiyi hayata geçirmenin bir fırsatı olarak değerlendirilmelidir.

Birbirinden farklı din inanç ve mezhep kimliklerine farklı etnik kimliklere sahip olmamız, bizi tek ve ortak bir milli siyasi kimlikte birleşip bütünleşmekten alıkoymamıştır, bundan sonra da alıkoymayacaktır.

Din ve inanç özgürlüğü demokratik bir toplumda doğal olarak din ve inanç örgütlenmelerinin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Ama bu durum din ve inanç örgütlerinin sıcak siyaset ve bürokrasi alanlarında mevzilenmeleri sonucunu doğurmamalıdır. Türkiye de yaşanan acı olaylar ve çevremizdeki savaşlar çatışmalar bizi bir kere daha laikliğin önemini keşfetmek durumunda bırakmıştır.

Aynı şekilde hukuku ve adaleti de siyaset dünyasının dışında tutma zorunluluğu bir başka temel noktamızdır.

Birinci TBMM’nden başlayarak bugüne kadar bu kutsal çatı altında görev yapmış Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün vatan evlatlarını saygıyla selamlıyor aramızdan ayrılmış olanlara Allah’tan rahmet diliyorum.

Böyle bir parlamentoda bulunmanın sorumluluğu içinde görevimizi en iyi şekilde yapacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

Anadolu’nun derin tarih, kültür ve inanç birikiminden Mevlana’dan Hacıbektaş’ı Veli’den Yunus Emre’den yola çıkarak sürdürmekte olduğumuz medeniyet yolculuğunda bu gün yeni bir aşamadayız. Eğer Cumhuriyetimizi demokrasi ile çatıştırmayı değil birleştirip bütünleştirmeyi başarırsak, eğer tarihimizden husumet değil, ders çıkarıp barış ve kardeşlik üretebilirsek, eğer siyasetimizin temeline, hukuku bağımsız ve tarafsız yargıyı yerleştirebilirsek Türkiye’miz 21. Yüzyılın en güçlü en saygın en parlak ülkelerinden birisi olacaktır. Bize insanımıza ve tarihimize yakışan da budur.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi 25. dönem milletvekilleri kayıt işlemlerimin ardından Genel Kurul’da yemin etmeye başladı. Seçildikleri illerin alfabetik sırasına göre kürsüye çağrılan 550 milletvekilinin yemin etmesi verilecek iftar arası ile gece yarısını bulması bekleniyor.

MHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MURAT BAŞESGİOĞLU 28 YILDIR KESİNTİSİZ MİLLETVEKİLLİĞİ YAPACAK

Meclis’teki ilk yemini Deniz Baykal yaparken milletvekillerinden ilk yemini engelli olmasından dolayı alfabetik sıralamaya tabi tutulmayan AKP Bursa Milletvekili Belnur Karaburun yaptı. Daha sonraki yeminler Adana ilinden başladı.

Yemin töreninde 550 vekilden 353’ü ilk defa kürsüye gelerek yemin etti. Yaklaşık üçte ikisi yenilenen Meclis'te MHP İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu bugün sekizinci kez yemin ederek 28 yıldır kesintisiz milletvekilliği yapması dikkat çekti. AKP'den 145, CHP'den 89, MHP'den 52 ve HDP'den ise 67 vekil ilk kez yemin ederek Meclis çatısı altında çalışmalarına başladı.

Baykal’ın geçici başkanlığında toplanan milletvekillerini yemin etme töreni 9 saat 9 dakika sürdü. Üçü AKP’den biri CHP’den ikisi de HDP’den olmak üzere 6 milletvekili yeminlerini tekrar etti. Deniz Baykal, iftar saati yaklaştığı sırada saat 20.20’de oturuma bir saat ara verdi. Baykal ara vermeden önceki bölümde 3’ü AKP’den biri CHP’den 4 milletvekili yeminlerini tekrar etmişlerdi.

AKP'den Efkan Ala, Osman Can, Mihrimah Belma Satır, CHP'den ise Selin Sayek Böke yemini tekrar etti.

Aradan sonra saat 21.20’de başlayan oturumda ise iki milletvekili, yanlış okudukları için yeminlerini tekrarladı. Yeminlerini tekrarlayan iki milletvekili de HDP milletvekilleri oldu. HDP Mardin milletvekili Mehmet Ali Aslan, yemin metninde geçen “büyük Türk milleti önünde” ifadesini “büyük Türkiye milleti önünde” şeklinde okuduğu için yeminini tekrarladı. HDP Mersin Enise Güneyli de metinde geçen “insan haklarından” ifadesini “insan kaynaklarından” şeklinde okuduğu için yeminini tekrar etti.

Parti liderlerinden ilk yemin eden ise HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş oldu. Demirtaş’ın ardından sırasıyla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yemin etti. Parti liderleri yeminlerini ettikten sonra Genel Kurul’dan ayrıldı. Genel Kurul’da en uzun süre bekleyen lider Devlet Bahçeli oldu.

Bahçeli yemin ettikten sonra Genel Kurul’dan ayrıldığı sırada Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanların büyük kısmı da Genel Kurul’dan ayrıldı. Davutoğlu ve bakanlar, Bahçeli yemin ettikten sonra kendisini alkışladı.

Dünkü yemin töreninde 6 milletvekili yemin etmedi. Yemin etmeyen 6 vekil Genel Kurul'a ilk katıldıkları gün yeminlerini edecekler. Yemin etmeyen vekiller şunlar:

"Adana milletvekili Talip Küçükcan, Adana milletvekili Rıdvan Turan, Ankara milletvekili Ayşe Gülsüm Bilgehan, Ankara milletvekili Ahmet Haluk Koç, Bitlis milletvekili Mizgin Irgat ve Muş milletvekili Ahmet Yıldırım."

Oturumun sonunda Deniz Baykal, Meclis Başkanlığı seçimlerinin 30 Haziran Salı günü yapılmasına ilişkin önergeyi okudu. Önerge milletvekilleri tarafından oy çokluğuyla kabul edildi.

MİLLETVEKİLLERİNİN ETTİĞİ YEMİN

Milletvekillerin Meclis kürsüsünden yaptığı yemin metni şu şekilde: “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim."

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.