Header Ads

Cumartesi Anneleri'nin 516. Buluşması

Cumartesi Anneleri, 516. kez Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi.
Rıdvan Karakoç dosyasında 20 yıldır süren hukuksuzluğa dikkat çeken kayıp yakınları, zamanaşımına izin vermeyeceklerini belirtti.

NE OLMUŞTU?
Kürt siyasi partilerinde çalışmalar yürüten, Mezopotamya Kültür Merkezi'nin kuruluş çalışmalarında yer alan 34 yaşındaki Rıdvan Karakoç, bu nedenle polisin hedefindeydi. Polis, hakkında arama kararı olduğu için evine gidemeyen Karakoç'un ailesinin evini ablukaya aldı, defalarca baskın düzenledi. Her seferinde aileyi ağır küfür ve hakaretler eşliğinde "Rıdvan’ı bize getirin, eğer getirmezseniz gördüğümüz yerde öldürürüz" diye tehdit etti.

Ailesi ile düzenli bir biçimde haberleşen Rıdvan, İHD avukatlarından Eren Keskin'e de posta ile vekâlet gönderdi. Rıdvan'ın ailesi ve avukat Keskin ile haberleşmesi 15 Şubat 1995 tarihine kadar sürdü. 15 Şubat'tan sonra Rıdvan Karakoç'la bağlantı kesildi. O gün, ev baskınları son buldu, evin çevresindeki polis ablukası da kalktı.

Karakoç Ailesi, tüm mercilere başvuru yaptı ancak sonuç alamadı, tüm kurumlar "Bizde yok " yanıtını verdi. 3 ay sonra oğulları Hasan'ı arayan Ocak ailesi Beykoz Savcılığı’ndaki dosyalar arasında tesadüfen, Rıdvan Karakoç'un işkence görmüş cansız bedeninin fotoğrafını gördü. Böylece Rıdvan Karakoç'un işkence ile öldürülmüş bedeninin, savcılık dâhil, tüm resmi kurumlardan geçtiği, Adli Tıp Kurumu’nda bekletildikten sonra gizlice Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı'na defnedildiği gerçeği açığa çıktı.

Rıdvan Karakoç'u gözaltına alanlar, sorgulayanlar bilinmesine rağmen hukuk işletilmedi, tanıklar dinlenmedi, failler korundu. 20 yılda soruşturma davaya dönüşmedi. Beykoz Savcılığı’nın 1995/805 esas sayılı Soruşturma dosyasında, rutin yazışmalar dışında hiçbir işlem yapılmadı. 13 Şubat 2015 tarihinde de aile yeniden suç duyurusunda bulundu. Karakoç'un dosyası da Hasan Ocak ve çok sayıda kayıp gibi, zamanaşımı ile kapanma tehdidi altında.

'SİZİN ZAMANAŞIMINI TANIMIYORUZ'
Eylemde, 12 Eylül'ün ilk kayıplarından Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır ilk sözü aldı. "Neyin zamanaşımı? Senin zamanaşımını tanımıyoruz" diyerek devlete tepki gösteren Kırbayır, şöyle deva etti: "Sen insanlık suçu işledin. Yetkililer, ilgililer iyi bilin ki, biz halkız, hesap sormayı iyi biliriz."

'ARTIK SIR KÜPLERİNİZİ AÇIN'
"Asiye ananın yüreği kanıyor ama gözpınarları kurumuş" diyen Hasan Ocak'ın ağabeyi Hüseyin Ocak, bugün Galatasaray'da Asiye ananın sesi, gözü ve yüzü olduklarını söyledi. Rıdvan Karakoç'un bulunmasına ilişkin süreci anlatan Hüseyin Ocak, o dönemde Rıdvan Karakoç ve Hasan Ocak gibi işkence edilerek öldürülen 195 insanın kaydı ve resminin ortaya çıktığını söyledi. Buna ilişkin arşivlerin açılmadığını, araştırma dahi yapılmadığını belirten Hüseyin Ocak, "Aradığımız tüm insanların izi bu devletin arşivlerinde var. Artık sır küplerinizi açın" dedi.

'İNSANLIĞIN BİTTİĞİ NOKTADAYIZ'
Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç, "Ucube hukuk var Türkiye Cumhuriyeti'nde" diyerek, devlete tepki gösterdi. Karakoç, şunları belirtti: "Adalet ve hukuk istiyoruz, kaybedilenlerimizin akıbetini soruyoruz. Bunu sadece kendimiz için de istemiyoruz. Artık insanlığın bittiği noktadayız; kemiklerimizi istiyoruz."

Haftanın açıklamasını Sena Atılgan okudu. "Zorla kaybetme devlet gücünün en hesap vermez ve en vahşi uygulamasıdır" diyen Atılgan, gözaltında kaybetme dahil ağır insanlık suçlarında etkin soruşturma yürütülmeyerek, zaman aşımı devreye sokularak sürecin cezasızlık ile sonlandırıldığını kaydetti. Atılgan, ciddi bir araştırma, etkin bir soruşturma yapmayan savcıların, soruşturmaları "zamanaşımına uğramıştır" diyerek evrensel hukuka aykırı bir şekilde kapatmak istediğini, devletin ise kayıp yakınlarına "zamanınız doldu, kaybettiklerimi unutun" dediğine dikkat çekti. Atılgan, "Kayıpları unutmayacağız, adalet ve hakikat talebimizden vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Atılgan, şunları söyledi: "Devleti yönetenleri uyarıyoruz; insanlığa karşı suçların cezalandırılması devletler için uluslararası hukuktan kaynaklanan evrensel bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğünüzü yerine getirin.

Savcıları uyarıyoruz; İnsanlık suçları için zamanaşımı uygulaması, uluslararası hukukun ihlalidir. Uluslararası teamüllere uyarak, AİHM içtihatlarını referans alarak, zamanaşımının insanlığa karşı suçlara uygulanmayacağı kuralını uygulayın. Görevinizin gereğini yerine getirip etkin soruşturma yaparak cezasızlığa son verin, hakikati açığa çıkartın."

20 YIL SONRA İLK KEZ
Konuşmaların ardından Rıdvan Karakoç'un kaybedilmeden önce bir etkinlikte Kürtçe şiir okuduğu ses kaydı, dinletildi. Karakoç'u tanıyanlar, 20 yıl sonra ilk kez sesini duydu.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.