Header Ads

Çarşı Davası'nda İlk Duruşma Yapıldı


Çarşı grubuna yönelik darbe suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması tamamlandı. Mahkeme, savunmasını yapan sanıkların adli kontrol uygulamalarını kaldırdı.

Gezi olayları sırasında, ‘Hükümeti devirmeye teşebbüs’le suçlanan Çarşı grubundan 31 kişinin yargılandığı davada avukatlar ve sanıklar salona sığmadı.

 Daha büyük bir salon talepleri üzerine Mahkeme Başkanı Metin Tamirci, “Ne kadar deplasmana gittiyse mahkeme (başka duruşma salonu) hep sıkıntı yaşandı.” dedi.

Sanıklarla avukatların itirazlarına devam etmelerine rağmen Mahkeme Başkanı Tamirci, itirazlara “Avukatlar ve sanıklar haricinde işi olmayanlar dışarı çıkarılsın. Sanık, avukat ve izleyici sayısı olarak biz değerlendirdik. Bu salonda duruşma yapılabileceğini kararlaştırdık. Duruşmayı bu salonda yapacağız. Söyledik, havalandırmalar da sık sık çalıştırılacak.” şeklinde cevap verdi.

Avukatlar, mahkeme başkanının bu ısrarına tepki gösterdi. Sanık Avukatı Ali Rıra Dizdar, “Silivri’ye deplasmana gitmiyoruz. Burada, alt katta bulunan büyük duruşma salonuna gidelim diyoruz.” sözleriyle itirazını dile getirdi.

Bunun üzerine duruşmaya izleyici olarak katılan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekilleri Mahmut Tanal, Umut Oran, Sezgin Tanrıkulu ve Demokratik Gelişim Partisi DGP) Başkanı İdris Bal dışarı çıktı.

"BURADA DEPLASMAN YOK"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, "Burada bir taraftar grubu yargılanıyor. Burada deplasman yok. Sanık avukatları ayakta ve yetersiz salon koşullarında savunma yapamayacaklarını belirtiyorlar" diyerek mahkeme başkanına tepki gösterdi.

Bunun üzerine mahkeme heyeti, "Kimlik tespiti ve iddianame okunduktan sonra duruşmayı büyük salona alacağız" dedi. Avukatlar da, "Bu şekilde kimlik tespiti de mümkün değil" yanıtını verdi.

Duruşma tutuksuz sanıkların kimlik tespitiyle devam ediyor. Öte yandan bazı sanıklar ile avukatların Beşiktaş forması giyip atkıları taktıkları görüldü.

Çarşı grubuna destek için adliyeye gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, iddianamenin yok hükmünde olduğunu belirterek, “Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sopası olarak yargı kullanılmaktadır. Bunu bugün burada yırtıp atıyoruz.” dedi.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal da adliyedeydi. Yargılamanın hukuksuz olduğunu ifade eden Tanal, “Dünyada en büyük adliye sarayı diyorlar ya, bir futbol takımının taraftarlarına da ilk olarak bir hükümet hakkında iddianame düzenlenmiş. Bu iddianamenin fezlekesine baktığınız zaman hiçbir tarafında hükümete yönelik bir darbenin yazıldığına ilişkin tek bir cümle bulamıyorsunuz. Ancak cumhuriyet savcısı hükümete darbe olarak iddianame düzenlemiş durumda. Maalesef bu iddianame siyasi iktidarı rahatlatmak için hani deriz ya bağımsız ve tarafsız bir yargının olması lazım. Burada maalesef taraflı olarak düzenlenen bir iddianame söz konusudur.” diye konuştu.

Davanın ilk celsede bitirilmesi gerektiğini belirten Tanal, şöyle devam etti: “Bugün ilk duruşması yapılan hukuka aykırı bu iddianamenin iptal edilerek ilk celsede haklarında dava açılan, özgürlük isteyen, demokrasi isteyen, halkların kardeşliğini isteyen, adalet isteyen insanlarımız için derhal beraat kararının verilmesi gerekmektedir. Baskıya, zulme, hukuksuzluğa karşı ve karşı karşıya kalan basın özgürlüğünü susturmaya karşı direnen tüm ezilenlerin tüm mağdurların otoriter sisteme doğru giden bu iktidara karşı dur demek için çarşı grubuna desteğe davet ediyorum.”

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında 27 sanık savunmasını tamamladı. Sanık savunmalarının ardından avukatların taleplerini alan mahkeme, ara kararlarını açıkladı. Savunmasını yapan 27 sanığın yurtdışı çıkış yasağı da dahil adli kontrol uygulamasının kaldırılmasına karar verildi. Avukatların görevsizlik talebini reddeden mahkeme, müşteki olan polislerin dinlenmesini kararlaştırdı.

Sanık Erdem Işık’ın avukatı, müvekkilinin evinde ele geçirildiği kaydedilen pet şişenin esrar içiminde kullanılan düzenek olduğunun polis tutanağında belirtildiğini, iddianamede ise bomba düzeneği olarak geçtiğini kaydetti. Tutanağı tutan polislerin tanık olarak dinlenmesi talebi de kabul edildi.

Sanık Erol Özdil’e İnönü Stadı’nda oda tahsis edildiği iddiaları üzerine stat müdürü, BJK Başkanı Fikret Orman ve eski başkan Yıldırım Demirören’in tanık olarak dinlenmesi talebi ise reddedildi. Duruşma 2 Nisan’a ertelendi.
ŞÜPHELİLERİN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPSİ İSTENİYOR

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Adem Meral tarafından hazırlanan 38 sayfalık iddianamede, 35 şüpheli dışında, 9 polis de "şikayetçi" sıfatıyla yer alıyor. 35 şüpheli hakkında, "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Ayrıca, yine şüpheliler hakkında ayrı ayrı, "Örgüt kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" gibi çeşitli suçlardan 2 yıldan 50 yıla kadar değişen hapis cezaları talep ediliyor.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.