Karaman'da İkinci Gün: Umutlar Tükeniyor
Ağabeyleri Kerim ve Ali Haznedar'ın ocakta mahsur kaldığını ve dün öğle saatlerinden itibaren bu sabaha kadar maden ocağının önünde bekleyen Ayşe Öztürk, şöyle konuştu:
"Hala bekliyoruz ama gelişme olmadı. Türkiye'de 'Her şey gelişti' diyorlar. Ama gelin görün ki burada bir boruya ihtiyaç var. 'Bize umudunuzu yitirmeyin' dediler, ama biz umudumuzu yitirdik. Biz ağlıyoruz, ama bizden sonrasında belki yarın başka ocakta aynı şey olacak. Biz aynı acıların yaşanmasını istemiyoruz. Neden öğle tatilinde tozun içinde tuvalete gitmeye dahi izin verilmeyip içeride yemek yeniliyor."
Ağabeylerinden birinin 2, diğerinin 3 çocuğu olduğu ve eşinin hamile olduğunu belirten Öztürk, "Meyve bahçelerimiz var. Ancak para etmiyor. Geçim sıkıntısı nedeniyle burada çalışıyorlar. Çocuklara devlet bakıyor ama gidiyorsun bir sürü para veriyorsun. Sigortan olmaz ise hiç kimse bakmıyor. Garibanın değeri yok. Torba Yasa'dan sonra herkes kendi servisini kendi tutacak, yemeğini evinden getirecek ve dışarı çıkılmayacak dediler. Öğle yemeğinde dışarı çıkılsaydı ağabeylerim burada olurdu. Dün sabah 06.30'da geldiler ama şu an hala yoklar" diye isyan etti.
Ayşe Öztürk, en küçük erkek kardeşinin ise maden ocağındaki bu tehlikelerden dolayı başka bir işte çalışmayı tercih ettiğini söyledi.
KARDEŞLERİNİN KURTARILMASINI BEKLİYOR
İki kardeşini bekleyen Şirvan Tuncel de eşinin daha önce bir maden ocağında çalıştığını ancak, göçük sonucu belden aşağısından felç olduğunu ve şu an çalışamadığını söyledi. Meyve bahçelerindeki ürünlerden kazanç elde edemedikleri için bölgede yaşayan erkeklerin maden ocağında çalışmayı tercih ettiğini ifade eden Tuncel, "Şu an iki kardeşimin kurtulmasını bekliyorum" dedi.
Dünürü Hüseyin Çolak'ın ocakta mahsur kaldığını belirten ve olayı duyduktan sonra Ankara'dan geldiğini ve dün akşam saatlerinden itibaren beklediklerini ifade eden Mehmet Alıçlı, "Dünürüm maden ocağında 2 yıldır çalışıyor. Daha önce madencilikte çalışmadı. İçeriden fazla bilgi alamıyoruz. Ben askere gitmeden önce kömür ocağında çalıştım. O zamanın şartları ile şimdi ki şartlar çok farklı. Biran önce içeriden iyi bir haber gelmesini bekliyorum" diye konuştu.
İçeride eşinin olduğunu belirten Emiş Baha, "Geldim buraya eşimin ayakkabısının tekini buldum. Teki burada kalmış. Sen eve nasıl geleceksin" diyerek ağladı.
Yaklaşık 4 yıldır ocakta çalışan ve içerde mahsur kalan işçi İsmail Gürses'in yakınları Abdullah Varlı ve Gülveren Varlı da sık sık çalışma yapılan bölgeye giderek kum tepesi üzerinden çalışmaları izleyip, içeriden gelecek umutlu haberi bekliyor.
(dha)

YORUM YAZIN