Sarısülük Davası'nın Gerekçeli Kararı Açıklandı: Silaha Gerek Yoktu, Taş Atmak Haksız Hareket
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi Ethem Sarısülük'ü öldüren polis Ahmet Şahbaz'a verilen hapis cezasının gerekçesini açıkladı. Gerekçede, katil polis Şahbaz'ın silah kullanmasına gerek olmadığı belirtiliyor, ancak buna rağmen mahkeme "tahrik indirimi" uyguluyor.
Ethem Sarısülük'ün, Gezi direnişinin ilk günlerinde, 2 Haziran'da Ankara'da silahla vurularak katledilmesine ilişkin dava, 3 Eylül 2014 tarihinde sonuçlandı. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık polis Ahmet Şahbaz'ı, "Olası kastla insan öldürmek"ten suçlu buldu. Suç, müebbet hapis cezasını gerektirirken, mahkeme yaptığı indirimlerle Şahbaz'a 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verdi. Büyük tepki toplayan kararın gerekçesi açıklandı.
'POLİS GÖREVİNİ YERİNE GETİRDİ'146 sayfalık gerekçeli kararda, mahkeme heyeti, Gezi direnişine dair AKP Hükümeti'nin de dile getirdiği şu görüşleri ifade etti:
"Görüntülerin incelenmesinde Gezi parkı olaylarıyla bağlantılı Ankara'da eylemler düzenlenmiş olması, eylemlerinin hukuk düzenin gerektirdiği kurallar dışına çıkılarak gerçekleşmesi üzerine yasal çerçevede görevli bulunan polisler, kural dışı yapılan hareketlere ilişkin kendilerine düşen görevi yerine getirmeye çalışmışlardır. Her ne kadar katılan vekilleri vermiş oldukları detaylı beyanlarda eyleme katılan kişilerin hak ve hukuk arayışı içerisinde olduklarını, buna karşı gelenlerin ise hukuka aykırı bir eylem içerisinde bulunduklarını belirtmiş iseler de demokratik ülkelerde hak ve hukukun çerçevesi belirlenmiştir. Gezi Park olaylarının başlama sebebi, basit bir ağaç kesilmesine karşı çıkma eylemi olarak değerlendirilerek, tüm Türkiye çapında eylemler düzenlenmiş olup, bu eylemelere katılanların hukuk çerçevesinde hareket ettikleri, önlemeye çalışan güvenlik güçlerinin ise hukuk aykırı hareket ettikleri değerlendirmesinin yapılması, Anayasal bir düzen içerisinde demokratik yapıya sahip devletlerin, kuralların uygulanmasında, devletin devamı için bir takım tedbirler alması da demokrasinin gereğidir. Burada eylemlerin hukuk çerçevesinde gerçekleşmiş olması halinde herhangi bir şekilde müdahale olmayacağı açıktır. Eylemlere katılanların eylemlerin hukuka uygun olduğu, güvenlik güçlerinin eylemlerinin ise hukuka aykırı olduğunu iddia etmek, hukuk kurallarını ihlal etmek anlamındadır. Bu şekilde bir anlayış, demokrasiyle yöneltilen ülkelerin işleyiş ve kurallarına ters düşmektedir."
MAHKEMEDE PROPAGANDA YAPILAMAZMahkeme heyeti, Sarısülük davasında avukatların Gezi direnişini ve Ethem Sarısülük'ün eyleminin haklılığını savunmasını da eleştirdi.
Gerekçeli kararda, "Anayasa ile bağımsız kılınmış olan mahkemeler aracı kullanılarak, demokratik yapıya ve yasalara aykırı anlayışların propaganda yapmak amacıyla mahkemelerde dile getirilmesi hukuk kurallarıyla bağdaşmamaktadır. Mahkemeler siyasi düşüncelerle kişilerin kendi anlayış ve düşüncelerine uygun bir platform olarak düşünülmemelidir. Mahkemeler siyasi düşüncelerin dava içerisinde aktarıldığı platformlar değildir" dedi.
'SİLAH KULLANMASINA GEREK YOKTU'Gerekçeli kararda, aslında polis Ahmet Şahbaz'ın silah kullanmasına gerek olmadığı itirafı, şu ifadelerle yer aldı:
"Görüntülerde izlendiği şekliyle atılan taşların nitelikleri ve direnişin küçümsenmeyecek boyutta olduğu, her bir taşın isabet etmesi halinde öldürücü bir darbe etkisi meydana getirebileceği, ancak sanığın da geri çekilme imkanı varken geri çekilmeyerek silahını çektiği açıktır. Sanık Ahmet Şahbaz'ın olay anında bulunduğu alanda tabanca ile ateş etmesini gerektirecek düzeyde bir tehlikenin söz konusu olmadığı, olay anında aynı şartlar altında bulunan diğer görevli polis memurlarının böyle bir eyleme kalkışmadıkları, sanığın kendisinin de daha sonra duruşmadaki ifadesinde de kabul ettiği gibi olaydan hemen sonra polis arkadaşlarına 'çektim sıktım üç tane' demesi, sanığın suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemiş olması sebebiyle eylemin olası kastla adam öldürme olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Sanığın eylemi bilinçli taksir olarak kabul edilmemiştir. Bilinçli taksirin söz konusu olabilmesi için sanığın neticeye yönelik iradesinin 'istememe' şeklinde gerçekleşmesi gerekmektedir."
Mahkeme heyeti, bu itiraflara rağmen, Şahbaz'a neden "tahrik indirimi" uygulandığını ise şöyle açıkladı:
"Karşılıklı tahrik oluşturan eylemlerin varlığı halinde, fail ve mağdurun yek diğeri yönünden tahrik oluşturan bu haksız davranışla birbirlerine oranla değerlendirildiğinde, öncelik sonralık durumları ile birbirlerine etki tepki biçiminde gelişip gelişmedikleri gözönünde tutulmalı, ulaştıkları boyutlar, vahamet düzeyleri, etkileri ve dereceleri gibi hususlar dikkate alınmalı şeklindeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca haksız hareketin işleniş şekli, niteliği, tahrik edenle edilenin durumları nazara alınmış ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde uygun bir biçimde tahrikin derecesi tespit edilmiştir."
Mahkeme, buna göre 2/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiğini bildirdi.
(ETHA)

YORUM YAZIN