İskoçya'da 'Bağımsızlığa Evet' Oyları Önde: İskoçlar Neden Bağımsızlık İstiyor?
BBC Türkçe/DW Türkçe
Büyük Britanya, topraklarının üçte birini 10 gün sonra kaybedebilir. Son yapılan anket sonuçlarında bağımsızlık isteyen İskoçlar öne geçmeye başladı. 18 Eylül'de yapılacak referandumda İskoçyalı seçmenler Birleşik Krallık'tan ayrılma ya da birlik içerisinde kalmaya devam etme yönünde oy kullanacak. Peki neden bu oylamaya gidiliyor?
İskoçya'da 18 Eylül'de yapılacak referandum öncesi heyecan artıyor. Kamuoyu yoklamalarında bağımsızlık yanlıları ve karşıtlarının başa baş gittiği İskoçya'da ilk kez bir anket, bağımsızlık yanlılarının çoğunlukta olduğunu gösterdi. YouGov araştırma şirketinin anketine göre, İskoçların yüzde 51'i Büyük Britanya'dan ayrılmak, yüzde 49'u ise İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda ile birlikte kalmak istiyor. YouGov'un anket sonuçları Times dergisinde yayınlandı.
İskoçya'nın bağımsızlığı için kampanya yürüten İskoç Ulusal Partisi (SNP) sınırlı özerklik sahibi İskoç Parlamentosu'nun 2011 seçimlerinde büyük farkla çoğunluğu almıştı.
Referandum günü seçmenler "İskoçya bağımsız bir ülke olsun mu?" sorusuna 'evet/hayır' şeklinde cevap verecek.
İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallık'ı oluşturuyor. Londra'daki merkezi hükümet dışişleri, savunma, uluslararası ilişkiler ve ekonomi politikası gibi alanlarda yetkileri elinde tutarken eğitim, sağlık, belediye hizmetleri, ulaşım gibi bazı yetkileri bölge meclislerine devrederek kısmi özerklik tanıdı. 1997'de İskoçya ve Galler'de bir yıl sonra ise Kuzey İrlanda'da bölge meclislerine seçimler yapıldı.
İşte SNP hükümeti bu sınırlı yetkileri yeterli bulmadığından bağımsızlık talep ediyor.
Lehte ve aleyhte tartışmalarSNP'nin oluşturduğu İskoç hükümetinin Başbakanı Alex Salmond 300 yıllık birliğin artık ihtiyaçları karşılamadığını ve mevcut petrol kaynaklarıyla bağımsız İskoçya'nın dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline geleceğini söylüyor.
Salmond, İskoçya'nın artık kendi kanderini kendisinin belirlemesi, Londra merkezli Birleşik Krallık parlamentosunun "zincirlerinden" kurtulması gerektiğini ifade ediyor.
Tartışmanın diğer tarafında bulunan Birleşik Krallık hükümeti Başbakanı David Cameron ise Britanya'nın dünyanın en başarılı sosyal ve siyasal birliklerinden biri olduğunu belirtiyor.
Temel sorunlar: Petrol ve para birimiSon aylarda tartışmalar iki sorun üzerinde yoğunlaştı: Petrol ve para birimi.
Kuzey Denizi petrol ve doğal gaz rezervleri, daha doğrusu İskoçya'nın petrol vergilerinden aldığı payı (şu anda yüzde 10-15 civarında) arttırma isteği, İskoç hükümetinin bağımsızlık talebinin temel nedenlerinden biri.
Alex Salmond ayrıca petrol gelirlerinin bir kısmını Norveç'te olduğu gibi gelecek kuşakların kullanması için bir fonda toplamak istiyor.
Bu bölgedeki petrol rezervlerinden 40 bin varil çıkarılmış bulunuyor, geride hala 24 milyar varil petrol olduğu ve bunun 30-40 yıl daha dayanacağı tahmin ediliyor.
Cameron ise Kuzey Denizi petrollerinin Britanya'nın başarısı olduğunu ve bu sektörün Birleşik Krallık'ın güçlü omuzlarına bugün daha fazla ihtiyacı olduğunu ifade ediyor. İskoçya hükümeti 2018'de petrolden 57 milyar sterlin vergi geliri öngörüyor.
Diğer önemli anlaşmazlık konusu ise para birimi.
Bağımsızlık halinde İskoç hükümeti Birleşik Krallık içindeki diğer ülkelerle para birliğini sağlamak için sterlini muhafaza etmek istiyor.
SNP bunun herkesin çıkarına olduğunu söylüyor, fakat Birleşik Krallık içindeki üç ana parti olan Muhafazakarlar, İşçi Partisi ve Liberal Demokratlar buna katılmıyor ve gelecek seçimlerde hangi parti iktidara gelirse buna izin vermeyeceklerini ifade ediyor.
Kimler oy kullanabilecek?İskoçya'da yaşayan 16 yaş üstü ve seçmen olarak kayıtlı yetişkinler ülkenin kaderini belirlemede söz sahibi olacak.
Seçmenlerin Britanya, Avrupa Birliği veya İngiliz Milletler Topluluğu vatandaşı olması ve Birleşik Krallık için giriş veya oturma iznine sahip olması gerekiyor.
Yani Birleşik Krallık'ın İskoçya dışındaki bölgelerinde yaşayan 800 bin İskoç oy kullanamazken, Britanya'nın diğer bölgelerinden olup da İskoçya'da yaşayan 400 bin kişinin de söz hakkı olacak.
Referandum sonrasıÇoğunluk bağımsızlık yönünde oy kullanırsa İskoç hükümeti önce muhtemelen büyük bir eğlence düzenleyecek daha sonra da Birleşik Krallık ile ilişkileri düzenleme müzakeleri başlayacak.
Salmond Mart 2016'da "Bağımsızlık Günü"nü ilan etmek ve Mayıs ayında bağımsız İskoç parlamentosu için seçimlere gitmeyi planlıyor. Fakat bundan önce İskoçya'nın ulusal borçtan devralacağı pay gibi bazı sorunların çözülmesi gerekecek.
"Hayır" oyu çıkması halinde ise Birleşik Krallık hükümetinin parti düzenlemesi ve İskoç Parlamentosu'na maliye ve vergi gibi alanlarda daha fazla yetki verme sorununu ele alması gerekecek. Birlikten yana olan partiler bir süredir bu konuda hemfikir.
Londra'dan İskoçlara sözLondra da İskoçya'nın Birleşik Krallık içinde kalması için çaba sarfediyor. Cameron hükümeti, Büyük Britanya'ya bağlı kalmaları halinde İskoçlara daha fazla hak sağlanması sözü verdi.
İngiltere Maliye Bakanı George Osborn, vergi ve mali politikalarda Edinburgh'a daha fazla özgürlük tanınmasının planlandığı söyledi. Başbakan David Cameron'ın da referandum öncesi İskoçlara hitaben bir konuşma yapması bekleniyor.
Times gazetesi, Kraliçe II. Elizabeth'in de olası bir anayasa krizi nedeniyle endişeli olduğunu yazdı. Saray, resmi açıklamalarında ise bağımsızlık referandumu konusunda tarafsız bir tutum izliyor. İskoçya, Kraliyet Ailesi açısından önem taşıyor. Kraliçe, yaz aylarını genellikle İskoçya'daki rezidansı Balmoral Şatosu'nda geçiriyor.
Gazeteler..Bugünkü İngiliz gazetelerinin tümünün manşetlerinde, İskoçya'da 18 Eylül'de yapılacak bağımsızlık referandumu öncesi son gelişmeler yer alıyor. Seçmenler referandumda, Birleşik Krallık'tan ayrılma ya da birlik içerisinde kalmaya devam etme yönünde oy kullanacak.
Daily Telegraph'ın manşeti, "Kraliçe'den duruma müdahale etmesi isteniyor".
Gazete referandum öncesi, Başbakan David Cameron üzerindeki baskının arttığını yazıyor. Daily Telegraph'ın haberine göre, Cameron'dan Kraliçe 2. Elizabeth'e, Birleşik Krallık'a desteğini açıkça dile getirmesini istemesi talep ediliyor.
İktidarın büyük ortağı olan Muhafazakar Parti'nin önde gelen ancak adı açıklanmayan milletvekillerinden biri gazeteye yaptığı açıklamada, "Referandum çok yakın geçecek gibi görünüyor. Kraliçe'nin müdahalesi belirleyici bir fark yaratabilir" demiş.
İngiliz Sterlini'ne 'İskoçya' darbesiFinancial Times'ın manşeti ise "İskoçya'daki oylamaya yönelik korkular İngiliz Sterlini'ni vurdu".
Gazete referandum öncesi ilk kez bir kamuoyu araştırmasında "Evet" oylarının daha fazla çıkmasının ardından, İngiliz Sterlini'nin Amerikan Doları karşısında son 10 ayın en düşük düzeyine gerilediğini belirtiyor.
Sterlin'in yüzde 1,1 değer kaybetmesinin ardından Sterlin-Dolar paritesi yaklaşık 1,61'e, Sterlin-Euro paritesi ise 1,24'e gerilemişti.
Financial Times, İngiliz Sterlini'nin bir yıldan uzun süredir ilk kez bir günde bu oranda değer kaybettiğine dikkat çekiyor.
Gazetenin haberinde vurguladığı bir diğer nokta da, İskoçya'da bazı işletmelerin ve tüketciilerin de banka hesaplarını İngiltere'ye taşımaya başlamaları.
"İmdada Brown mu yetişiyor?"Guardian, Independent ve Times gazetelerinin manşetlerinde ise tek isim var: David Cameron'ın İskoçya kökenli selefi eski Başbakan Gordon Brown.
Guardian'ın manşeti, "İmdada Brown mu yetişiyor? Hayır cephesi eski başbakanı Birliği korumak için (İskoçya'ya) gönderdi".
Brown dün İskoçya'da, Birleşik Krallık'ta kalması halinde, bölgesel yönetimin yetkilerinin nasıl bir takvim çerçevesinde artırılacağını açıklamıştı. Ülkenin önde gelen üç büyük partisinin de (Muhafazakar Parti, İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti) bu takvime destek verdiği anlaşılıyor.
Guardian'ın ilk sayfasında TNS şirketinin İskoçya'da yaptığı son kamuoyu araştırması da yer alıyor. Bu araştırmaya göre "Hayır" oyları yüzde 39'la bir puan farkla önde ancak seçmenlerin yüzde 23'i kararsız.
Independent'ın manşeti, "Muhafazakarlar Birlik için savaşta başlarını öne eğerken, Brown başkasının görevini yerine getiriyor".
Gazete Başbakan David Cameron'ın ve onun lideri olduğu Muhafazakar Parti'nin üst düzey yetkililerinin bu hafta İskoçya'da kampanya yürütmeyi planlamadıklarını yazıyor. Independent'a göre "Hayır" cephesinde panik var ve Gordon Brown bu şartlarda heyecanla birliği savundu.
Times'ın manşeti ise "Yeni anket şokunun ardından Brown, Birlik için verilen mücadeleye önderlik ediyor".
Gazete, TNS şirketinin araştırmasında kararsızların oyu eşit şekilde dağıtıldığında, "Evet" ve "Hayır" oylarının neredeyse aynı düzeyde olduğunu hatırlatıyor.
Times'ın ifadesi ile bu şartlarda Gordon Brown Birlik'i muhafaza etmek için "paraşütle" indi ve bu amaçla verilen mücadelenin yeni kampanya yüzü oldu.
Gazete haberinde ayrıca, dünyanın Nobel ödüllü önde gelen iktisatçılarından Paul Krugman'ın da dün İskoç seçmenleri, bağımsızlık yönünde oy kullanmaları halinde mali bir felaketle yüzleşecekleri yolunda uyardığını aktarıyor.
YORUM YAZIN