Header Ads

Cumartesi Anneleri'nin 488. Buluşması: 'Seni Bir Akşam Benden Çalıp Götürdüler'


Kaybedilen yakınlarının akıbetlerinin araştırılması ve faillerin bulunması talebiyle her hafta gerçekleştirdikleri adalet arayışlarının 488. haftasında da Galatasaray Lisesi önünde biraya gelen Cumartesi Anneleri "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açarak kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Cumartesi Anneleri bu haftaki eylemlerinde 28 Temmuz 1998 tarihinde Bitlis’te gözaltında alınarak kaybedilen Özgür Gündem Gazetesi Bitlis muhabiri Ferhat Tepe’nin akıbetini sordu.

Eylemde ilk olarak 1993 yılında gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın oğlu Şerif Taşkaya söz aldı. Babasının JİTEM tarafından kaçırılarak kaybedildiğini belirten Taşkaya, babasının gözaltına alınmasının onlarca şahidi olmasına rağmen bunun devlet tarafından inkar edildiğini söyledi. Taşkaya, babasının gözaltına alınmasının ardından savılara başvurduklarını başvurularına ise “Sedat Bucak’a gidin o izin verirse veririz” yanıtı ile karşılaştıklarının altını çizdi. 21 yıldır tüm mücadelelerine rağmen babasın akıbeti ile ilgili bir sonuç alamadıklarını belirten Taşkaya savcılara seslenerek, “Eğer zerre kadar kendinize saygınız varsa sesimizi duyun” dedi.

‘FERHATLARIMIZI KAYBEDENLERİN PEŞİNDE OLACAĞIZ’
Taşkaya’nın ardından Özgür Gündem Gazetesi editörü Sedat Yılmaz söz alarak Ferhat Tepe’nin gözaltına kaybedildiği sürece ve sonrasında dava da yaşanan zaman aşımı durumuna değindi. Basın özgürlüğü hakkında da konuşan Yılmaz, “Bu gün basın özgür değil, işimizden atılıyoruz diyenler dün Ferhat kaybedildiğinde susuyorlardı” dedi. “Bizim işten atılmak gibi bir seçeneğimiz yoktu bizim tek seçeneğimiz ölümdü” diye sözlerinde devam eden Yılmaz, Kürtlerin yaşadıkları acıları ısrarla yazdıklarını söyledi ve “Israrla yazdık o yüzden vurulduk o yüzden Ferhat'ımız kaybedildi” dedi.

Katilleri ilk günden bu yana bildiklerini belirten Yılmaz , “ Ne zamana kadar sürerse sürsün Ferhatlarımızı kaybedenlerin hep peşinde olacağız” dedi. Tepe davasının 20 yılın ardından zamanaşımına uğramasını da eleştiren Yılmaz, insanlığa işlenen suçlarda zaman aşımı olamayacağını söyledi. Zaman aşımı kararlarıyla katliamların unutturlmaya çalışıldığına dikkat çeken Yılmaz, “Eğer unutturulsaydı Ermeni Katliamı, Dersim Katliamı unutulurdu. Ama unutmadık” dedi.

Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe ise sözlerine kaybedilen çocuklarının anısı önünde saygıyla eğildiğini belirterek başladı. “Onlar rahat uyusun” diyen anne Tepe, ölünceye kadar oğlu için mücadele etmeye devam edeceğini söyledi. Anne Tepe, “Oğlum Ferhat ben senin mücadelene devam edeceğim. Seni bir akşam benden çalıp götürdüler. Senin o güler yüzünü bir daha bana göstermediler. Senin şehadetinden sonra fotoğraf makinanı bana verdiler. Ama gülüşünü benden çaldılar” diye konuştu.

Baba İshak Tepe ise 21 yıldır çocukları için mücadele ettiklerini belirterek Tepe için hazırlanan “Bizim Ferhat” isimli kitaba yazdığı önsözden bir bölüm okuyarak, “Senin idealin uğruna senden sonra binlerce Kürt ve Türk genci kalemlerini ellerine aldılar” dedi.

Davanın zaman aşımına uğramasını ve oğlunun kaybedilmesinden sorumlu olan Tatvan 6. Zırhlı Komando Tugayı Komutanı Korkmaz Tağma’nın tüm girişimlerine rağmen ifadesinin alınmamış olmasını eleştiren Tepe, “Faili ben söyledim. Korkmaz Tağma dedim. Dilekçeler verdim. Devlet bu güne kadar bu kişinin ifadesini almadı. Hangi yüzle 20 yıl sonra failler bulunamadı dava zaman aşımına uğradı deniliyor” diye tepki gösterdi.

'FERHAT'IN KATİLLERİ HAKKANİYETLE YARGILANINCAYA KADAR'
Haftanın basın açıklamasını ise gazeteci Arzu Demir yaptı. 488 haftadır aynı meydandan “Bu ülkede adalet, hukuk, yargı yok” diye seslendiklerini belirten Demir, 18 yaşında iken gözaltına alınarak katledilen Özgür Gündem Gazetesi Bitlis Muhabiri Ferhat Tepe dosyası hakkında bilgi verdi.

Tepe’nin 28 Temmuz 1993 tarihinde Bitlis şehir merkezinde bulunan evinden çıktığı sırada polis olduğu bilinen kişiler tarafından gözaltına alındığını belirten Demir, Tepe’nin babası dönemin DEP Bitlis İl Başkanı İshak Tepe’nin olayın ardından Tatvan 6. Zırhlı Komdanda Tugayı Komutanı Korkmaz Tağma tarafından aranarak oğlunun hayatına karşılık DEP il örgütünü kapatmasını istediğini söyledi. Tepe’nin gözaltında olduğuna dair 14 kişinin tanıklık yapmasına rağmen gözaltında olduğunun kabul edilmediğini ve Tepe’nin cenazesinin 16 Ağustos’ta bulunduğunu söyledi. Tepe dosyasında AHİM’in Türkiye’yi etkin soruşturma yapmadığı için mahkum ettiğini hatırlatan Demir, ama buna rağmen 21 yıldır Tepe’nin gözaltına alındığının inkar edildiğini ve Tepe davası hakkında zaman aşımı kararı verildiğini söyledi.

Demir, “Ferhat’ın kaybedilmesinin avukatı Şevket Epözdemir’in katledilmesinden sorumlu tutuğumuz dönemin Bitlis Valisi, Bitlis Emniyet Müdürü, OHAL Valisi Ünal Erkan ve Başbakan Tansu Çiller’in yargılanmasını istiyoruz. Ferhat Tepe’yi kaybedenler hakkaniyetle yargılanıncaya kadar devleti yönetenler tarafından bu insanlık suçunun hakikati kamuoyunu açıklanıncaya kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

(ETHA)
foto: XQWNews

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.