Header Ads

"Casusluk" Operasyonu: Mahkemeye Sevk Edilen 8 Polis Tutuklandı, 6 Polis Serbest Bırakıldı


Gözaltıada bulunan 75 polis emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasıyla adliyeye sevk edildi. Daha önce adliyeye mahkemeye sevk edilen 14 polisten 8'i tutuklanırken, 6 kişi serbest bırakıldı. Tutuklanan emniyet personelinin isimleri şöyle: Mesut Yılmaz, Mehmet Dilaver, Selahattin Engin, Ramazan Olgun Altınışık, Fatih Kırcı, İsmail Torlak, Şeref Bolat ve Ercan Palaz. Dünden itibaren Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda ifadeleri alınan emniyet personellerinden; Polat Kongur, Kadri Cemal Yiğit, İlhan Polat, Ali Kavlak, Hasan Emecan ve Turgay Yıldırım serbest bırakıldı.

Gözaltına alınan polislerden 8’i tutuklandı. Mahkeme, polislerin, ‘resmi belgede sahtecilik’ şüphesiyle tutukladı. Mahkeme, ‘suç örgütüne üye olmak’, ‘usulsüz dinleme’ suçlarından polisler hakkında delil bulamadı.

İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimi Bekir Altun tarafından sorgulanan Emniyet Müdürü Mesut Yılmaz, Komiser Mehmet Dilaver, Komiser Selahattin Ergin, Başkomiser Ramazan Orkun Altınışık, Komiser Erkan Palas, emniyet mensubu Fatih Kıncır, Komiser İsmail Torlar ve Komiser Şeref Bolat tutuklandı.

Tutuklama kararında, şüphelilerin, ‘resmi belgede sahtecilik’ ve ‘kişilerin arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması’ suçlarını işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesi altında bulundukları ifade edildi. Soruşturmanın henüz tamamlanmaması nedeniyle şüphelilerin delilleri yok etme, gizleme, tanık ve mağdurlar üzerinde baskı oluşturma şüphesinin bulunduğu anlatılan kararda, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik önlemini değerlendirerek polislerin tutuklanmasına karar verildiği belirtildi.

Ayrıca kararda; Hasan Emecan, Kadri Cemal Yiğit, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘görevi kötüye kullanma’, ‘haberleşmenin gizliliğini ihlal etme’, ‘kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetme ve hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek’ suçlarından ise yeterli delil bulunamadığı ve suç vasfının değişme ihtimali dikkate alınarak serbest bırakıldı.

Ali Kavlak, Turgay Yıldırım, Polat Kongur, İlhan Polat Yiğit de, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘görevi kötüye kullanma’, ‘haberleşmenin gizliliğini ihlal etme’, ‘kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kaydetme ve hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek’ suçlarından yeterli delil bulunamadığı ve suç vasfının değişme ihtimali dikkate alınarak serbest bırakılmalarına hükmedildi. Bu 4 kişiye yurtdışına çıkış yasağı kondu.

Emniyet sorgusunun ardından serbest bırakılan polisler adliye önünde yakınları tarafından karşılandı. Serbest kalan emniyet amiri Hüseyin Nohut adliye çıkışında“Teröristle müzakere, polisle mücadele yeni Türkiye’nin ileri demokrasisi bu” ifadelerini kullandı. Polisler yakınlarının alkışları eşiğinde adliyeden ayrıldı.

Bu sırada bir polis yakını “Terörist avcısısınız, terörist avcısı bunlar, casus avcısı bunlar. Helal olsun size, casus avcısı bunlar, gerçek casuslar görsün bunları. Bu yiğitlerden korkun titreyin hepiniz. Bu yiğitler sizi tüketecek” diye bağırdı.

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın mensuplarına açıklama yapan Kadri Cemil Yiğit, “Ağabeylerimle müdürlerimle ve gözaltına alınan polislerden biri bugün serbest kaldık. Yalan fırtınalarının, iftira boranlarının estiği bu dönemde gerçeği hiç değilse birazcık dillendirmenin hak ve hakikat aşığı bizi seven ince, dertli gönüllere bir nebze su serptiği için bu konuşmayı yapıyoruz. Bütün Türkiye şahit olsun. Bizi çok üzen yaralayan konu bu. Şöyle bir andımız var; Eğer Allah katında rüşvet, yolsuzluk, irtikap, usulsüzlük, hırsızlık bu bize yapılan zulüm değilse bunu bize yapanlara helal ediyoruz. Analarının ak sütü gibi helal olsun ancak Rabbimiz de ‘evet bu yapılanlar hırsızlıkları örtmek için size yapılan bir zulümdür’ derse andolsun sıratta Vallahi Billahi bize bunları yapanları tam geçip kurtulduk dedikleri yerde bu ellerimizle yakalarından tutacağız. “ diye konuştu.

Kendileri için söylenen ‘İsrail ajanı’ ifadelerinin çok ağırına gittiğini söyleyen Cemil Yiğit, “Keşke biz ‘dünyada bir zalimin kuyruğuna takılıp gidenlerden olmasaydık’ diyeceğiz. Bizim en ağırımıza giden, en çok damarımıza dokunan hadiselerden bir tanesi bize ‘İsrail ajanı’ denmesi. Arkadaşlar! Selam-Tevhid dosyası kamuoyuyla paylaşılsın, kimin İsrail kimin İran ajanı olduğu ortaya çıksın. Eğer biz İsrail ajanıysak Allah bizim belamızı versin. Ama eğer siz ajansanız Allah sizin belanızı versin! Allah’a ve ahiret gününe inanan herkes buna da amin desin.” ifadelerini kullandı.

Polis akademilerine ve polis kolejlerine bu ülkeye hizmet etmek için girdiklerini söyleyen Cemil yiğit, boğazından haram lokma geçmediğini ifade etti. Cemil Yiğit sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim babalarımızı bulun aranızdalar. Onlar ‘Biz çocuklarımızın boğazından haram lokma geçirmedik’ diyecekler. Biz yediğimiz helal lokmaların hakkını vermek için kimimiz çocuk yaşta polis kolejine, kimimiz gençliğinde polis akademisine bu memlekete kefenimizle değil, kefensiz kurban olmak için girdik. Biz bu ülkeyi tek parça olarak ve üzerinde sadece Ay Yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı emanet aldık. Kimsenin farklı emellerine alet etmeyeceğiz. Ve çocuklarımıza da tek parça olarak üzerinde Ay Yıldızlı bayrak olarak teslim edeceğiz.”

(Cihan)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.