Selahattin Demirtaş: 'Bazı Aileler İstihbaratın Verdiği Ücret Karşılığında O Eylemi Yapıyor'
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,''Bizim görüştüğümüz hiçbir aile 'çocuğumuz kaçırıldı' demedi. Orada oturan bazı aileler istihbarat tarafından kendilerine verilen ücret karşılığında o eylemi yapıyorlar. Çocukların da dağa gittiği yok'' dedi. Demirtaş, Diyarbakır-Bingöl yolunun kapatılmasıyla ilgili olarak da hükümeti suçladı.
BDP ve HDP milletvekilleri, 20 yıl önce hayatını kaybeden Hacı Karay, Savaş Buldan ve Adnan Yıldırım’ın Avcılar’daki mezarlarını ziyaret etti.
Demirtaş'ın konuşmasından önemli kısımlar:
* Bizim görüştüğümüz hiçbir aile çocuğumuz kaçırıldı demedi. Asla bu kavramı kullanmadı. 'Evet çocuklarımız kendi isteğiyle gitmiş, ikna edilmişler' dediler. Özellikle yaşı küçük olan hasta olan çocuklarla ilgili olarak aileler 'ikna edilip götürüldüler, ikna edilip geri getirilsinler' dediler. Beklentileri budur. Hiçbir aile zorla kaçırmadan söz etmedi. Basın ısrarla hükümet ısrarla bu kavramı kullanıyor ama kimse kusura bakmasın 30 yıldır on binlerce kişiyi kaçırarak dağa götürmedi bu örgüt.
* Bugün çocukları dağa çıkaran politikanın, başbakanın söylemi olduğunu bir defa herkes kabul etmeli. Berkin Elvan gibi bir çocuğun acılı annesini meydanlarda yuhalatan bir başbakandır bu çocuklara dağın yolunu gösteren. Biz değiliz BDP olarak. Ben mikrofonların önünde söylüyorum: Hiçbir çocuğa biz dağı tavsiye etmiyoruz. Biz siyaset yapıyoruz. Çocukları da siyasete davet ediyoruz.
* Eğer mücadele etmek istiyorlarsa biz HDP'ye BDP'ye güç katmaya davet ediyoruz gençlerimizi. Dağın yolunu biz göstermiyoruz. Ama gece gündüz gençlere hakaret eden Gezi'de katlettiği gençlerin ailelerine hakaret eden siyasetçilere, bize hakaret eden başbakandır. Çocukları öfkelendiren çocuklara dağın yolunu açan.
* Biz yine de ailelerimizin üzüntülerini paylaştığımızı belirttik. Bizim hedefimiz bütün çocukların, gençlerin kalıcı bir şekilde dağdan inmesidir. Bunun için uğraşıyoruz, çaba sarf ediyoruz. Ama bu hükümetin bu işi çirkinleştirmemesi lazım. Bakın bazı ailelerin özellikle çocuğu dağa giden aileleri tenzih ediyorum. Orada oturan bazı aileler istihbarat tarafından kendilerine verilen ücret karşılığında o eylemi yapıyorlar.
* Çocukların da dağa gittiği yok. Bazı çocuklar uyuşturucu şebekeleri tarafından kaçırılmış. Bazılarının hiç dağla alakası yok. Gitmemişler. Bazı aileler aldıkları paralar karşılığında o eylemi yapıyorlar. Ayrıca bizim belediyemizin hiçbir müdahalesi yok, olmamıştır. Dün hükümet sözcüsü Diyarbakır belediyemizi ve belediye başkanımızı kınıyor da gece-gündüz sokakta insanlara zulüm yapan TOMA'yla, gazla, copla katleden bir hükümetin sözcüsünün Diyarbakır Belediyesi'ni kınaması için 40 tas suyla yıkanması lazım önce.
* Şu sorunun da sorulmasını isteriz. 1,5 yıldır ateşkes var. Başbakan dağları boşaltacak, gençleri dağdan indirecekti. 163 karakolu bu devlet neden yaptı? sizin bizim cebimizden paraları neden harcıyor. Büyük kalekollar büyük kaleleri niye yapıyor? Bunların ihtiyaç olduğunu düşünüyorsa madem doğu güneydoğuda da barış olacak ülkenin her tarafında yapsın. Artvinliler, Bodrumlular, Marmarisliler, bu güzel kalekolları hak etmiyor mu? Ülkenin doğusu ve batısı bir olacaksa bu kalekolları hiçbir yere yapmasınlar o zaman.
Asıl sorulması gereken soru, insanlar niye yolu kesiyor değil. Niye bu devlet halen karakol yapıyor. çocuklar dağdan inecek dağın başında karakola ne gerek var? Demek ki hükümetin dağdan indirme planı yok. Halk buna öfkeli bu nedenle yollar kesiliyor. Barış istiyor insanlar. Bu kadar askeri amaçlı baraj ve yol neden yapılıyor. Çocuklar dağdan inecekse niye paralar bunlara harcanıyor? Halk bu soruları soruyor ve haklı olarak tepkisini ortaya koyuyor.
Yolu kesen ve orada karakola karşı duran halkın bu meşru talebinin arkasındayız. Karakolların yapılmasına karşıyız. Güvenlik tedbirlerinin alınmasına karşıyız. Dağlar boşalsın, güvenlik tedbirine de gerek kalmaz. En büyük güvenlik tedbiri yasayla dağdakilerin indirilmesidir.
* Öneriler konusunda herkese teşekkür ediyorum. Bu bize hem güç vermiştir hem de omuzlarımıza daha fazla yük hissi uyandırmıştır. Şu ana kadar HDP kongre hazırlık komisyonu benimle bir görüşme yapmadı. Bu görüşme yapıldıktan sonra sonucunu paylaşacaklardır. Hiçbir zaman bizler görev talep etmedik. Görev geldiğinde kaçmadık. Her partili ve milletvekili bu sorumlulukla hareket etti. Sorumluluktan kaçmayacağımızı belirtmek isterim.
(ajanslar)

YORUM YAZIN