Header Ads

Barış İçin Kadın Girişimi: "Devlet 'Makbul Annelik' Yaratarak Kadınları Bölmeye Çalışıyor"


Barış İçin Kadın Girişimi, Lice'de kalekollara karşı direnen kadınlar ve PKK'ye katılan çocuklarının geri gelmesi için Diyarbakır'da eylem yapan kadınlarla yaptığı görüşmenin sonuçlarını İstanbul'da açıkladı.

8 kadının izlenimlerinden oluşan açıklamayı Sevda Bayramoğlu okudu. Lice'de öldürülen Ramazan Bayram'ın cenazesine katıldıktan sonra kalekollara karşı eylemlerin yapıldığı Lice'ye gittiklerini anlatan Bayramoğlu, "Birkas (Yukarı Çalıbükü) Köyü'nde çok öfkeli ama öfkesini de yasını da kontrol etmeye çalışan kadınlar, gençler karşıladı bizi" dedi.

'DEVLETE HİÇ GÜVENMİYORLAR'
Kadınların direniş boyunca gerçek mermilerin de kullanıldığı saldırılara maruz kaldığına dikkat çeken Bayramoğlu, "Kendi topraklarında böyle bir zulüm ve yaşamlarının kısıtlanmasına artık asla izin vermeyeceklerini söylediler. Devlete hiç güvenmiyorlar. Ancak barış istekleri de bir bu kadar güçlü. Bunu her defasında bıkmadan usanmadan dile getirdiler" diye konuştu.

Halkın kalekolları istememek için yeterince nedenleri olduğunu belirten Bayramoğlu, şöyle konuştu: "Bölgedeki asker sayısı artıyor. Kalekollar her yeri her an gözetim altında tutan bir dolu erkek demek. Özellikle kadınlar bu yüzden de istemiyor ve bu inşaatlara izin vermemek konusunda oldukça kararlılar. Lice halkı devletin bir savaş hazırlığında olduğu kanısında."

'KALEKOL; ASKER BASKISI, ÖLÜM, İŞKENCE DEMEK'
Şato gibi bir kısmı metrelerce yerin altında olan kalekolların halkın yaşam alanlarını çevreleyen tepelerin neredeyse hepsine konuşlandırıldığına dikkat çeken Bayramoğlu, "Orada kalekol; asker baskısı, ölüm, işkence demek. 1990'lı yıllar boyunca bölgede özel timlerin, askerlerin, JİTEM ve korucuların Kürt halkına uyguladığı göç ettirme, öldürme, kaybetme, tecavüz demek. Liceli bir kadın da şöyle ifade etti; Üzerimizde denenmemiş hiçbir zulüm kalmadı. Toprağımda özgür yaşamak istiyorum. Abluka altında değil" diye konuştu.

Barış İçin Kadın Girişimi, Lice'deki görüşmelerinin ardından Diyarbakır'da eylem yapan aileler de görüştü.

Bayramoğlu, izlenimlerini şöyle anlattı: "Ana akım medyada gördüğümüz, okuduğumuzdan farklı bir tabloya karşılaştık. Eylemlerinin barışa katkı sunacağını düşünüyorlar. Çocuklarımız kaçırılmadı, ama propaganda yapıldı, diyorlar. Çoğunluğun çocuğu zaten 18 yaş üzerinde. Bir kısmı ise 16 yaş altında. Dönmelerini, herkesin dönmesini, ceza almamasını istiyorlar ve siyasilerin elini taşın altına koymasını istiyorlar. 'Ceza alacaklarsa dağda kalsın' diyenler de var. Hükümetin kendilerine söz verdiğini ve cezaevine giremeyeceklerini söylediler. 'Bu nasıl çözüm süreci? Bir yanda kalekol inşaatı, bir yanda çocuklar dağa gidiyor' dediler. 'Savaşa mı hazırlanıyorlar' diye sordular."

Barış Anneleri'nin eylem yapan annelerle buluşma isteminin polis tarafından engellendiğini söyleyen Bayramoğlu, "Devlet ve erkek sistem bir çeşit anneliği öne çıkartarak adeta 'makbul annelik' yaratarak kadınları bölmeye çalışıyorlar. Farklı kadınlık ve annelik hallerinin böyle karşı karşıya getirilmesinin tehlikeli ve de maksatlı olduğunu düşünüyoruz" dedi.

'HER İKİ TARAFIN SOMUT BEKLENTİSİ VAR'
Sevda Bayramoğlu, Diyarbakır ve Lice'de konuşulan tüm kadınların, barışa giden yolda somut beklentisi ve talepleri olduğunu belirtti.

"Barış talebi ve bölgede çok net hissettik ve duyduk" diyen Bayramoğlu, "Batı'da da benzer bir ısrar ve anlayış olduğunda, çözüm için gerekli adımların daha çabuk atılacağına inanıyoruz" dedi. Bayramoğlu, 28 Haziran'da "Kadınlar çözüm sürecini konuşuyor, barışta ısrar ediyor" başlıklı bir konferans düzenleyeceklerini duyurdu.

Ziyaretleri sırasında kadınların direnişin hem öncüsü hem de inatçısı olduklarını bir kez daha gördüklerini vurgulayan Bayramoğlu, "Barış isteği Kürdistan'da çok güçlü ama Batı'da aynı güç, ivedilik ve hayatilikle karşılığını bulmuyor. Batı'da ölümlerin olmaması yeterken, Kürtler çok kaygılı. Ne olacağını bilmek mümkün değil ama bildiğimiz ve inandığımız bir şey var ki, o da barıştan yana çare yok" dedi.

Bayramoğlu son olarak şunları söyledi: "Gördük tanıklık ettik. Acıyla zulümle sınanan çok güçlü bir barış isteği var Kürdistan'da. Ama çok derin kaygılar da bir yandan. Zapt edilmiş bir öfke, ama ille de 'barış' diyen kararlı kadınlar var."

Açıklamanın ardından soruları yanıtlayan Sevda Bayramoğlu, Filiz Karakuş ve Nimet Tanrıkulu, Lice'deki eylemin sivil halkın eylemi olduğunun altını çizdi, "Halkın üzerine ateş açıldı" dedi.

(etha)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.